Çocuklara Oyunla Sayıları Nasıl Öğretiriz? En Uygun Zaman Ne Zamandır?

0

Çocuklara sayıları oyun oynatarak nasıl öğretebiliriz? Sayıları öğretmek için en uygun zaman ne zamandır? İpuçları, hakkında yazı.

Sayıları Öğrenme

Advertisement

Çocuklara Oyunla Sayıları Öğretme

BİR – İKİ – ÜÇ SAYILARLA OYUN

Bazı anne-babalar, “Benim çocuğum on’a kadar sayabiliyor” diye övünürler. Acaba gerçekten sayıyor mu, yoksa yalnızca sayıları ne anlama geldiklerini bilmeden ezbere mi söylüyor? “Üç”ün anlamını biliyor mu? Ve en önemlisi, okula gitmeden önce, acaba saymayı öğrenmesi gerçekten gerekiyor mu?

Çoğumuz, çocuklarımızın “hesabı” ve sayıları okula gidince öğreneceklerini düşünürüz. Okul öncesi çocuklarının sayı kavramıyla başedebileceklerine, yani, sayılara akıl erdirebileceklerine pek az anne-baba inanır. Oysa çocuğunuza temel bir sayı kavrayışı verebilirsiniz; bu, onun yalnızca matematik becerisini değil, aynı zamanda mantıklı düşünme ve tasarlama alanındaki becerilerini de geliştirmesine yardımcı olur.

Yeni doğmuş bebeğinizin ne kadar iyi bir gözlemci, dünyaya bakışının ne kadar taze olduğunu, çok kısa sürede farkedeceksiniz. Size can sıkıcı, sıradan görünen şeyler, büyümekte olan bebeğiniz için yeni ve coşku uyandırıcıdır. Bebeğiniz yeni düşüncelere böylesine açık ve alıcı olduğu için, ona biraz büyüyünce oyun yoluyla sayıları öğretmeniz son derece kolay ve her ikiniz için de eğlenceli olacaktır.

Parmak ve SayıPARMAK “RAKAMLAR”

Bebeğiniz ellerinden, parmaklarından çok hoşlanır ve daha şimdiden, zihninde, benzer şekillerin oluşturduğu kümeler aracılığıyla doğan bir sayı duygusu gelişmektedir. Bebeğinizle konuşarak ve gözleriyle görebildiği şeyleri anlatarak ona yardımcı olabilirsiniz: “Bak bu, bir elin, bu da öbür elin; şimdi bak bunları yan yana getirdim; iki el oldu; senin iki elin”; “Bak bir ayak, bu da bir patik”; “Bak şu beyaz kedi; bir de şuna bak, kara kedi. Bizim evimizde iki kedi var”. 12 aylık bebeğin görebildiği şeylerin adını ve sayısını bu basit tekrarlama, onda hem dil, hem de sayı kavramına ilişkin bir duyguya dönüşecektir. Ancak iki yaşına bastığı sıralarda gerçekten konuşmaya başlayacak olması önemli değildir; o zamana kadar, zihni bu düşüncelerden bazılarını özümlemiş olacaktır.

Advertisement

“Bir, iki, üç, dört, beş” kardeş varmış. Biri tutmuş…” Bebekler ve küçük çocuklar, el ve ayak parmaklarına son derece ilgi duyar ve bunlarla oynanan oyunlardan hiç bıkmazlar. Bebeklerde “sayı” duygusu daha konuşmayı öğrenmelerinden önce gelişir.

KÜMELERE AYIRMA

Çocuğunuz üç yaşına basarken, konuşmayı iyice becerebilir duruma gelir. Artık ondan bir şeyler yapmasını istediğinizde, size sorular ve davranışlarla yanıt verir. Söz gelimi, sofrayı hazırlamanıza yardım edebilir ve siz de bu basit işten yararlanarak, onu sayılarla tanıştırabilir, nesneleri gruplama ya da kümelere ayırma yollarını öğretebilirsiniz. “Bir tabak, bir bıçak, bir çatal babacığa; aynısı anneciğe; bir tabak, bir bıçak, bir çatal da sana.” Böylece küçük kafasında, masada her biri kendi sofra takımıyla üç ayrı yer kavramı oluşur.

Size her yardım edişinde, açıklamalarda bulunmayı ve her şeyi saymayı unutmayın. Bir başka gündelik iş de, çamaşırları kümelere ayırmaktır. Ona, beyazları bir yere, koyu renklileri bir başka yere nasıl ayırdığınızı gösterin. Eşyaları basit çiftler halinde ayırmakta size yardım etmesine izin verin. Çorapları çift çift bir yere, eldivenleri çift çift bir başka yere toplayabilir; sonra da ayakkabılar ve terlikleri çifter çifter sıralayabilir. Ona tam olarak ne yaptığını anlatın ve yaptıklarını övün: “Aferin akıllı çocuk, babacığın terliklerinden birini buldun. Ya öbürü nerde? Güzel. Şimdi bir çift terliğimiz var.”

Bu arada “üç” sözcüğünün ne anlama geldiğini de kavraması gerekir. “Üç”ün baba, anne ve kendi olduğunu öğrenmiştir. Artık, ayıcığı ve pembe tavşanıyla yatınca, yatakta da “üç” olduklarını bilir. “Üç”ün, “bir” ve “iki” den farklı olduğunu anlamaya başlamaktadır.

cocuk lego

Kaynak: pixabay.com

SAYILABİLECEK KÜÇÜK ŞEYLER

Küçük çocuklar her gün gördükleri nesnelerlerle oynanan oyunları severler. Oyuncaklarını ve yediği şeyleri dikkatle (ortalığı batırmayacak cinsten) seçerseniz, çocuğunuz bir süre sonra bunlardan renk, biçim, doku ve sayı kavramlarını da edinebilir. Ama bunların yalnızca bir oyun olduğunu unutmayın ve onu sakın öğrenmesi için zorlamayın.

  • ***Parlak plastik logo parçaları, renk ve büyüklüğün yanı sıra, sayı kavramlarını da oluşturur.
  • ***Örgü bebek patikleri ikişer ikişer ayrılabilir.
  • ***Meşrubat içmede kullanılan bir ya da iki plastik çubuğu, “uzunlar kümesi” ve “kısalar kümesi” oluşturmak için makasla eşit olmayan parçalara kesin.
  • ***Üzüm tanelerini ikişerli ya da üçerli kümeler halinde ayırın. Çocuğunuzla birlikte sayıp, sonra afiyetle yiyebilirsiniz.
  • ***Adam biçimi bisküviler: “Biri senin, ikisi benim!”

İLK SAYI OYUNLARI

  • •Bedeninin çeşitli bölümlerini sayılarla gösterin: “Bir burun; iki göz; beş parmak…”
  • •Bir eldiveni bir ele, bir ayakkabıyı bir ayağa geçirin.
  • •Oyuncak hayvanları türlerine göre kümelere ayırın: Koyunlar; atlar; inekler…”
  • •Düğmeleri ya da logo oyuncak parçalarını renklerine göre ayırın.
  • •Ailenizdeki insanları sayın.

İSKAMBİL KÂĞITLARI

Çocuklar, üç-beş yaş arasında, basit oyunlardan zevk almaya başlarlar. Bu oyunların birçoğu aslında sayılar ve kümelerle ilgilidir. Bir deste iskambil kâğıdıyla, çok eğlenceli oyunlar da yaratabilirsiniz. Ona önce kırmızıları ve siyahları iki ayrı kümeye ayırmayı öğretin; ikinci aşamada, iskambil kâğıdı destesini önüne koyup, ona bir kupa, bir maça, bir karo ve bir sinek gösterdikten sonra, kalan kâğıtları buna göre “dört” kümeye ayırmasını söyleyin. Başlangıçta biraz karıştırsa da, bu işi şaşılacak kadar kısa sürede başardığını göreceksiniz.

Advertisement

Bulmaca Çözen ÇocukBİÇİM VE BÜYÜKLÜK

Çocuğunuz konuşmayı ve sayı saymayı öğrenirken, aynı zamanda eşyaların biçimleri ve yapıları konusunda da bir şeyler öğrenmektedir. Oyuncaklarıyla ve çeşitli nesnelerle oynaması, aynı zamanda da onlarla, biçimlerini ve yapılarını kavramak için “deneyler” yapması anlamına gelir. Biçimlerini ve büyüklüklerini anlamasına yardımcı olmak için, ona eşyaların adlarını söylemeniz, biçim ve büyüklükler konusunda açıklamalar yapmanız son derece yararlıdır. Oynaması için eline oyuncak macunu ya da hamuru verdiğiniz zaman, bir top, bir plak ya da bir sosis yapmasını söyleyin. Siz de macun ya da hamurla farklı büyüklüklerde nesneler yapıp, ona ne yaptığınızı anlatın: “Büyük” top ile “küçük” topu, uzun ve ince sosis ile kısa ve şişman sosisi gösterin. Ve birçok kez tekrarlayın.

Onunla günlük konuşmalarda da dikkatini büyüklük kavramı üstünde yoğunlaştırın: “Koca baba, küçük bebek”; “kocaman anne kedi, minnacık yavru kedi”… Hayvan oyuncaklarıma da aynı oyunu oynayabilirsiniz. Çocuğunuzdan anne inek ile küçük yavru ineği eşleştirmesini isteyin. Boşluk ve büyüklük kavramlarını edinmesi için harika bir oyuncak da, farklı büyüklükteki bebeklerin içiçe girdiği, “matriyoşka” adı verilen Rus oyuncağıdır: Çocuk büyük bebeği açar, içinde daha küçük bir bebek bulur; onu da açınca, içinde daha küçük bir bebekle karşılaşır. Bu her çocuğu -hattâ her erişkini- hayran bırakan bir oyuncaktır.

abaküs

Kaynak: pixabay.com

En eski sayma ve hesap yöntemlerinden biri olan abak (ya da abaküs, çörkü), boncukların teller ya da çubuklar üstünde kaydırılmasına dayanır ve günümüzde hâlâ çok işe yarar; üstelik, çeşitli renklerde boncuklar (ya da halkalar) çocuklar için çok çekicidir.

ÜÇ-BEŞ YAŞ ARASI

  • ***İskambil kâğıtlarıyla basit oyunlar yaratın.
  • ***Sofrayı kurarken sofra takımlarını ve sofraya oturacak kişilerin yerlerini ona sayın.
  • ***Yıkanacak çamaşırları renklerine göre ayırmaya yardım ettirin.
  • ***Çorapları, ayakkabıları, eldivenleri, çift çift ayırmayı gösterin.
  • ***Avucunuza bir-iki tane madeni para koyup, kollarınızı arkanıza saklayarak, hangi avucunuzda olduğunu sorun. Bulunca avucunuzu açıp, içinde kaç tane para olduğunu sayarak gösterin.

BEŞ YAŞ

Sayıları bıkıp usanmadan tekrarlamanın ve her seferinde açıklamanın amacı, beş yaşına ulaşınca çocuğunuzu temel sayı kavramlarına artık iyice alıştırmaktır. 20’ye kadar sayarak, sizi ve yakınlarınızı hayran bırakabilir; ama sayıları ezbere birbiri ardına sıralamak yerine, “bir”in “üç”ten ayrı bir şey olduğunu gerçekten kavraması, çok farklı bir şeydir.

Bir okul öncesi çocuğunun “üç” kavramını gerçekten edinmesi yeterli olmakla birlikte, parmaklarımız gözlerimizin önünde bulunan sayılabilir nesneler olduğundan, “beş” kavramına da aklı erebilir. Böylece, sayılandırma kavramı konusunda sağlam bir temel edinmiş olur ve okula başladığında ilk derslerde, yadırgamayacağı, “tanıdık” şeylerle karşılaşır.


Leave A Reply