Dişçiliğin Tarihi – Dünden Bugüne Dişçiliğin Doğuşu Gelişimi Tarihçesi

0
Advertisement

Dişçilik tarihin ilk zamanlarından bugüne nasıl gelişmiştir? Dişçiliğin tarihçesi, dişçilik alanındaki gelişmeler, dişçilik hakkında bilgi.

Dişçiliğin Tarihi

Dişçilik; Ağız ve bilhassa diş sağlığıyla uğraşan bilimdir. Diş ve dişeti hastalıkları, dişlerin durumundaki bozukluklar dişçiliğin başlıca konusudur.

dişçi

Kaynak : pixabay.com

Dişçiliğin ilk uğraştığı konu diş çürümesi olmuştur. Diş çürümesinden korunma işine XX. yüzyıla kadar pek önem verilmemişti. Eski dişçilik sadece ağrıyan dişe bazı ilâçlar koyarak acıyı dindirmek, çürüyen dişi çekmekten ibaretti. Bu işin Milât’tan Önceki çağlardan beri yapıldığı bilinmektedir. O zamanların dişleri çok ilkel aletlerle çekiliyor, çok zaman diş çekilirken yandaki dişe, çene Kemiğine de zarar veriliyordu. Bu durum XV. yüzyıla kadar böyle sürdü. Ondan sonra XVIII. yüzyıla doğru özel kerpetenler yapıldı. XIX. yüzyılda ise çekilecek dişin cinsine göre kerpetenler kullanılmaya başlandı. 1844’ten sonra genel anestezinin bulunması diş çekimini ağrısız hale getirdi, 1905’ten sonra kullanılmaya başlanan yerel anestezi bu işi daha da kolaylaştırmıştır. Bütün Ortaçağ boyunca olduğu gibi yakın zamanlara kadar da birçok yerlerde diş çekme işini berberler yapardı.

XIX. yüzyılın başlarına doğru X ışınlarının keşfi dişçiliğe yeni kolaylıklar sağladı. Bu sayede, çürüyen dişin durumunu kesin olarak anlamak mümkün olmaktadır.

Dolgu

Gene diş çürümesiyle ilgili olarak dişçiliğin en önemli konusu dolgu işidir. Ortaçağ’dan beri dolgu yapılmasına çalışılmıştır, o çağlarda dolgu maddesi olarak reçine ve türlü çeşit mumlar kullanılıyordu. Ortaçağ’ın sonlarına doğru dolgu işinde yaprak halinde metaller (altın ve kurşun) kullanılıyordu. Bu dolgu usulünde, ince yaprak halindeki metal, temizlenmesini sağlamak üzere, ısıtılır, sonra soğuk olarak, el aletlerinin yardımıyla, bastırılır, oyuk yere doldurulurdu.

Advertisement

XIX. yüzyıldan beri dolgu işi gelişmeye başladı. 1828’de amalgam kullanılmaya başlandı. Amalgam gümüş ve civa bileşimidir. Bu bileşim, hazırlandığında, hamur gibidir, sonra sertleşir.

XX. yüzyılın başlarında William H. Taggart dökme altın dolgu usulünü buldu. Bu usulde önce dişteki oyuğun kalıbı muma alınır. Bu kalıba göre dökülen altın, oyuk yere yapıştırılır. Gene aynı sıralarda porselen dökme dolgu, “sentetik porselen” denilen silisli çimento dolgu kullanılmaya başlandı. Daha sonra dolgu tekniği gittikçe gelişti. Şimdi kullanılan dolgu malzemeleri hem daha dayanıklı hem de anında sertleşmektedir. Eskiden dolgu yapıldıktan sonra saatlerce yemek yiyemeyen hastalar şimdi hiç bir sorunla karşılaşmamaktadırlar.

Protez

Dişçiliğin en önemli konularından biri de protezdir. “Protez” kaybolan bir organın yerine sunisini koymak demektir. Protezin başlıca üç şekli vardır: 1) Köprü yaparak, kaybolan dişi yerine koymak; 2) Birkaç dişin yerini tutacak “şekilde takım diş yapmak, 3) Bir çenedeki bütün dişlerin yerine takım diş geçirmek. 4) İmplant yöntemi

dişçilik

Kaynak : pixabay.com

Son zamanlarda bulunan birçok plâstik maddeler dişçiliği daha kolay, daha faydalı bir hale getirmiştir. Dişçiliğin bir başka bölümü de dişetlerinin ve çene kemiklerinin tedavisiyle ilgilidir. İnsanların hemen yarısı dişeti hastalıklarından rahatsız olduğu için bu bölüm de dişçiliğin önemli konularından biridir.

Advertisement

DİŞE VE DİŞÇİLİĞE DAİR

İnsanlar hayata gözlerini açtıkları andan itibaren bir diş derdiyle karşılaşırlar. Yeni doğan bebeğin diş çıkarması, sonra o dişlerin değişmesi, daha sonra dişlerde arızaların başlaması… Doğduğumuz günden öldüğümüz güne kadar diş derdimiz bitmez. Dişle ilgili fıkralar tarihe de geçmiştir.

Bundan birkaç yüzyıl önce, diş çektirmek çok önemli bir olay sayılırdı 1725’te Rusya’da kaleme alınmış bir saray bülteninde saray hekimi. Prenses Katerina’nın dişini iki doktorun yardımıyla nasıl çektiğini anlatmıştır. Bültende verilen bilgiye göre, Katerina’nın ağrıyan dişi ancak yirmi dakikada zorla çekilerek alınmıştır.

1860’da Paris’te takma diş kiralayan bir müessese vardı. Günlük gazetelerde bu müessesenin şöyle bir ilânı çıkmıştı: “Müessesemiz yılın bütün önemli günlerinde, bayramlarda, düğünlerde, ödünç olarak tek, çift veya altlı-üstlü takma diş vermektedir. Düğünler, suvareler, balolar için dostlarınıza bizi tavsiye ediniz.”

Ünlü İngiliz fizik ve matematik bilgini Isaac Newton’un bir dişi 1850’de 16.600 liraya satılmıştır.

Advertisement

Eski Mısır’da da diş doktorları vardı. Tıp şehri yakınlarında yapılan kazılarda çıkan mumyaların altın kaplama dişleri olduğu görülmüştür.


Leave A Reply