Tahta Nedir? – Sözlük Anlamı

0

Tahta ne anlama gelir? Tahta kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası
“Tahta köprü üzerinde yürüken lütfen dikkatli ol”
2. Bu ağaçtan yapılmış
“Bir aralık elinde tahta çantalı birisi, kahvenin önündeki halka karşı bir söylev çekmeye başladı.” – F. Otyam
3. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç
“Yeni silinmiş tahtalar birkaç saniye içinde berbat oldu.” – R. N. Güntekin
4. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer
5. Kara tahta
6. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh
“Köylüler bu tarhlara tahta tabir eder, ekilecek her dönüm için bir tahta yapmakla övünürlerdi.” – E. Işınsu
öğrenciyi sözlü sınav için sınıftaki tahtanın önüne çağırmak
öğrenci sınıfta kara tahta önüne çıkmak
Tahtakurusu
Tahtadan yapılma eşyayı kemirerek delik deşik eden kın kanatlı böcek (Anobium punctatum)
Aklı tam olmayan, şaşkın, alık, budala
1. Sunta
2. Odun lifi, yonga ve talaş levhalarının bir türü
1. Atletizm yarışmalarında tek adım veya üç adım atlamada kullanılan sıçrama tahtası
2. Daha iyi bir duruma geçmek için araç olarak kullanılan yer veya kimse
Üzerinde dama oynanan tahta
1. Göğüs kemiği
2. Mandolin, gitar, keman, ut vb. telli çalgılarda tellerin gerili bulunduğu gövde bölümü, çalgının göğsü
Biçilen tomruğun tahtalarından en dışta kalan parçası
Yerde yemek yeneceği zaman üzerine sofra takımı konan alçak masa
“Sofra tahtası, çardağın köşesinde kalan zeytinin gölgesinde kurulmuştu.” – N. Cumalı
Okullarda üzerine yazı yazılan, genellikle kara tahta
Teras
“Gençler ve çocuklar, birbirinin peşi sıra konağın dördüncü katındaki tahtaboşa çıktılar.” – R. N. Güntekin
Yarım kanatlılardan, uzunluğu 3-5 milimetre, vücudu oval ve yassı, kanatları körelmiş, oturulan, yatılan yerlerde üreyen, kan emerek beslenen, pis kokulu böcek, tahta biti (Cimex lectularius)
“Tahtakurusu yüzünden çok defa kompartımanlarda uyunmazdı.” – F. R. Atay
Okullarda üzerine tebeşirle yazı yazılan, tahtadan yapılmış, siyah veya yeşil renkli, geniş levha, yazboz tahtası, tahta
Advertisement
Kayağan taştan yapılmış hesap tahtası
Sandalların kıç taraflarında oturanın sırtını dayamasına yarayan tahta
Üzerinde bilgisizce tedavi, onarım vb. işler yapılan kimse veya şey
“Usta, motoru deneme tahtası yaptı. Asistanlar, çocuğu deneme tahtası yaptılar.”
Üzerinde hamur açılan, tekerlek biçiminde ve kısa ayaklı masa, yastağaç
Üzerinde satranç oynanan altmış dört kareli tahta vb. yüzey
“Ben politikanın satranç tahtası üstünde sadece bir piyonu idim.” – Y. K. Karaosmanoğlu
Ütü masası
1. Araçtan atlamalarda, üzerine hızla basarak yükselme hızı kazanılan yaylı veya esnek tahtadan eğik yüzeyli araç
2. Daha iyi bir duruma yükselmek için kendisinden yararlanılan kişi, olay veya durum
Duyurumluk. Duyuruların asıldığı tahta ve ya panoya verilen isim.
ilan tahtası. duyurumluk
Borsada alım satım fiyatlarının ilan edildiği pano
Bir defada, yekten
“Kadının ilk istediği parayı bir tahtada sayıyorum.” – R. N. Güntekin
Tomruğun özünden geçecek biçimde kesilerek alınan tahta
Döşemecilikte kullanılan bir dolgu ve örtü malzemesi
Tahta göğüslü
Genellikle şimşir ağacından yapılan, yemek pişirirken, yerken veya halk oyunlarında kullanılan kaşık
“Boş zamanlarında tahta kaşık, kepçe yontar, geçimini bunları satarak sağlardı.” – N. Araz
İki yeri birbirinden ayıran tahta duvar
“Tahta perde ile çevrilmiş küçük bir bahçeleri vardı.” – H. E. Adıvar
1. İş masası gibi kullanılan çekmece
2. Sarrafların üzerinde para saydıkları tahta
Telli çalgılarda üzerine tellerin gerilmiş olduğu kapak tahtası
Göğüs kemiği
Ekmeklik hamurun fırına sürülmek üzere hazırlandığı ve üzerine konulduğu uzun tahta
Göğüs kemiği
“Sanki onların göğüsleri içindeki kalptir de bizim iman tahtalarımızın altındaki külde pişmiş ferik elması!” – A. Gündüz
Ölçeğe tepeleme doldurulan tahılın üst yüzeyinin ölçekle aynı düzeye getirilmesi için kullanılan tahta
Okullarda dışarı çıkan çocuğun dönüp dönmediğinin anlaşılması için girip çıkarken işaretlenen tahta

Leave A Reply