George Sand Hayatı – Yazarlık Mücadelesinde Adını Değiştiren Kadın

0

Fransız kadın yazar George Sand kimdir ve ne yapmıştır? George Sand hayat hikayesi ve eserleri, edebi kariyeri hakkında bilgi.

George Sand Hayatı

Soylu bir ailenin oğlu Fransız subayı Maurice Dupin ve Parisli bir esnafın kızı Victorie Delaborde 5 Haziran 1804’te evlenirler. Evliliklerinden kısa bir süre sonra 1 Temmuz 1804de geleceğin George Sand’ı, Amandine Aurore Lucile Dupin doğar. Henüz dört yaşındayken babası geçirdiği bir kaza sonucu hayatını yitirir. Babaannesinin, gelini Antoinette ile arası gergindir, Marie Aurore de Saxe, yalnızca torununu birlikte yaşamak ve iyi bir eğitim vermek için yanına alır. Büyük annesinin evi, Nohant’ın bir köyündedir. Bu görkemli ev, George S and için, hayatı boyunca büyük önem taşıyacak, Frédéric Chopin’den Balzac’a; Turgenevden Flaubert e kadar pek çok ünlü ismi, sayısız sanatçıyı çok sevdiği evinde misafir edecektir, ilk eşi Casimir Dudevant ile bu ev yüzünden davalık olacak, eserlerinden bazılarını bu evde yazacaktır.

George Sand

On üç yaşındayken, ingiliz Augustine Manastırı’na yollanır. Burada üç yıl sıkı kurallarla dini bir eğitim alır. Büyükannesinin hastalığı nedeniyle Nohant’a geri döner, ancak kısa bir süre sonra 1821de babaannesi vefat edecektir. George Sand, çok sevdiği annesiyle yaşamaya başlar, fakat annesinin kaprisli ve geçimsiz mizacı onu 17 Eylül 1822de Casimir Dudevant’la evliliğe iter. Bir yıl sonra ilk çocuğu Maruice dünyaya gelir.

Kısa süren mutlu evlilikleri ortak bir paydada buluşmadığı için sarsılmaya başlamıştır. Sevgiyi başka kollarda aramaya çakşır. 1828de ikinci çocuğu Solange dünyaya gelir. Bu dönemde Stephane Ajanson’la gizli bir ilişkisi vardır. Birkaç yıl sonra kocasından aldığı bir miktar nafakayla Paris’e yerleşecek, burada ilk eserlerini verecektir.

Yazarlık Mücadelesi

Yazar olmak istediğinde, ilkin büyük bir tepkiyle karşılanır. Kocasının yanına dönmesi ve çocuk doğurması bile söylenir. Ancak onu hiçbir şey yıldırmaz. J. Sand, J.S., G. Sand gibi takma isimler kullanır. Rose At Blanche, Indiana romanları yayınlanır.

Kafasında silindir bir şapka, kimi zaman smokin, kimi zaman da alelade bir erkek kıyafetiyle yollara düştüğü zamanlardır. Paris’in sokaklarında özgürce dolaşır. Dünyayı, kendini tanır, bu kıyafetlerle ruhunu da özgür bırakır. Biraz para kazanmaya başlayınca önce kızını, ardından da oğlunu yanına alır. Onların üzerine titrer, mümkün olduğunca zamanının önemli bir kısmını onlara ayırır. Fransız oyun yazarı ve edebiyatçı Alfred de Musset’le bir ilişkiye başlar. Birlikte italya’ya giderler. Orada Musset’in doktoruna âşık olacaktır. Aşığını boynu bükük ve kırgın Fransa’ya yollar. 1836’da kocasından resmen boşanır. Aralarında davaya da neden olan Nohant’taki evine bu olaydan bir yıl sonra geri döner. Liszt ve Marie d’Agoult çiftini, ayrıca Balzac’ı evinde ağırlar.

Chopin’le İlişkisi

Dünyaca ünlü müzisyen Chopin’le çocuklarıyla birlikte Mayorka Adası’na giderler. Tutkulu bir aşk yaşayan çift, Chopin’in hastalığının ağırlaşmasıyla bir manastıra yerleşirler. Bir müddet sonra Paris’e geri dönecekler ve Nohant’ta birlikte yaşamaya başlayacaklardır. George Sand yazılarına da devam eder. Evliliğin tutsak ettiği kadınlar, aristokrat aileler, mutsuz karakterlerin romantizm yüklü erken dönem romanlarından sonra (Indiana, Valentine gibi), 1840’lı yıllarda daha toplumcu, realistik eserler vermeye başlar. (Le Compagnon du tour de France, Consuelo gibi).

1947’de Chopin’le süren dokuz yıllık ilişkileri de yıpranmaya başlamıştır, kısa süre sonra ayrılırlar. 1849’da Chopin’i pişmanlıkla ve biraz da vicdan azabıyla öbür dünyaya uğurlayacaktır. Ayrıca George Sand için, siyasal hayatın baskın olduğu bir dönemdir bu. Paris’te siyasal arenada kendini gösterir. Onun için hayal kırıklığıyla sonuçlanacak bir girişim olarak Cumhuriyetçiler tarafında yer alır. Les Maîtres Sonneurs, La Daniella, Elle Et Lui, Jean De La Roche gibi çalışmaları 1850 sonrası yayınlanır.

8 Aralık 1876’da öldüğü zaman, arkasında iki çocuk, torunlar, sayısız eser, pek çok arkadaş bırakır. Bu cesur kadının ardından, pek çok yazar ve düşünür güzel sözler söyler, ilk kitabından beri yazın otoritelerinin ilgisini çekmiş, erkeklerin dünyasına meydan okumuş, akıllı ve yürekli bu kadın, yarım asırdan fazla bir süre yılmadan yazmış, edebiyat dünyasının önemli isimlerinden biri olmuştur.


George Sand

KAYNAK 2 GEORGE SAND HAKKINDA

Fransız kadın yazarıdır. 1 Temmuz 1804 Paris doğumludur. 8 Haziran 1876 tarihinde 71 yaşında iken hayata gözlerini yummuştur. İlk izlenimlerini edindiği köy ve kır yaşamından sonra üç yıl bir manastırda eğitildi. Eline ne geçerse okudu, özellikle J. J. Rousseau’nun (1712-1778) etkisinde kaldı.

Hem doğal ve kırsal yaşamdan esinlenerek hem Rousseau’nun eşitlik ilkelerine dayanarak ömrü boyunca uğrunda savaşacağı ülküyü, kadın özgürlüğüyle bağımsızlığının değerlerine ulaşmayı amaç edindi. 18 yaşında bir baronun oğlu Casimir Dudevant ile evlendiyse de evliliği katlanılmaz bir bağ gibi görününce evinden ayrılıp Paris’e gitti. 1830’larda tanıştığı Julien (Jules) Sandeau (1811-1883) ile Paris’te yaşarken edebiyat ve sanat çevrelerinin özgür havasını sevdi. İlk yazı alıştırmalarını onunla yaptı, Henri de Latouche’un (1785-1851) yardımlarını gördü, bu desteklerle Figaro’da yazılar yayımlatabildi.

İkisinin ortak adlarının oluşturduğu imza ile (Jules Sand) ilk romanını yazdı: Rose et Blanche (1831, Pembe ve Beyaz). Ertesi yıldan başlayarak kendi emeği ve kendi adıyla (George Sand) romanlarını yayımlatmaya girişti: Indiana (1832), Valentine (1832). Değişik aşk ilişkileri içinde verimliliğini sürdürerek kendi sevgi dünyasının kaynağına dayalı romantik konulu ama gerçek duygularla dolu aşk ve serüven romanlarını sürdürdü: Lelia (1833).

Yakın ilişkiye girdiği (19 Temmuz 1833) Alfred de Musset (1810-1857) le birlikteliği ona kurtarıcı bir mutluluk gibi göründüyse de birlikte yaptıkları İtalya gezisi (Aralık 1833-Mart 1834) her şeyin bozulması için gerekli öğeleri getirdi. Jacques (1834), André (1835), Mauprat (1837) vb. Hukukçu Michel de Bourges ile ilişkisi iki yıl sürdüyse de (1835-1837) onu politikaya ve toplumcu bilince çekti. Yazar ve düşünür Pierre Leroux ile (1797-1871) dostluğu da bu tutumu besledi. Dergiler kurup güncel çalışmalar girdiği zaman dilimi bu dönemdir (Le Révue Indépendante: Bağımsız Dergi, 1841; Le Révue Sociale: Sosyalist Dergi, 1845).

Spiridion

Bu dönemin roman ürünlerinde de aynı politik eğitim edebiyat planında öne çıkar: Spiridion (1838), Le Compagnon du Tour de France (Fransa Gezisindeki Yoldaş) 1840, Horace (1841), Consuelo (1843), Comtesse de Rudolstadt (1843-1845), le Meunier d’Angibault (Değirmenci A.) 1845, le Péché de Monsieur Antoine (Bay A.’ın Günahı) 1847.

Bu yıllar Polonyalı besteci Frédéric Chopin ile (1810-1849) aşk yaşadığı dönemdir. Mallorca Adası’ndaki rastlaşmalarından (1838) bu yıla kadar bu aşk yer yer bunalımlarla sürdü (1847). Bir de 1848 devrim olaylarının yarattığı küskünlük eklenince George Sand kırsal yaşama dönme gereğini duydu, babaannesinden kalan Nohant’taki yurtluğa çekildi yazarlığını orada sürdürdü.

Romanları bir yana, özyaşamsal doğrular taşıyan eserleri şunlardır: Histoire de Ma Vie (Yaşamının Öyküsü) 1854-1855, Impressions et Souvenirs (İzlenimler ve Anılar) 1873-1876, Contes d’Une Grande Mère (Bir Büyükanneden Öyküler) 1873, Correspondance (Yazışmalar)


Leave A Reply