Helal – Haram İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

0

İçinde ve anlamında helal ve haram kelimeleri geçen atasözleri ve deyimler nelerdir? Helal ve haram ile ilgili atasözleri ve deyimlerin anlamları ve açıklamaları.

Helal - Haram İle İlgili Atasözleri Deyimler

Arka resim kaynak: pixabay.com

Helal – Haram İle İlgili Atasözleri

  • aslını saklayan (inkâr eden) haramzadedir
    kişi yoksul, görgüsüz bir aileden gelmekle değersiz olmaz, toplum içindeki yerini kendisi kazanır.
  • çocuğun yediği helal, giydiği haram
    çocuğun iyi beslenmesi için ne kadar para harcansa yerindedir ancak hor kullanacağı ve kısa zamanda da küçüleceği için pahalı giysiler giydirilmesi doğru değildir.
  • çok söz (laf) yalansız, çok para (mal) haramsız olmaz
    bol kazancın içinde yasa dışı elde edilmiş para bulunduğu gibi çok konuşanın sözleri arasında da mutlaka yalan bulunur.
  • haramın temeli olmaz
    haram kazanç, bir işe yaramadan telef olur gider.
  • haramzade pazar bozar, helalzade pazar yapar
    sütü bozuk kişi, iki kimsenin arasını açar, anlaşmalarına engel olur; soylu kişi ise arabuluculuk yapar, anlaşmalarına yardım eder.
  • helalzade barıştırır, haramzade karıştırır
    sütü bozuk kişi, iki kimsenin arasını açar, anlaşmalarına engel olur; soylu kişi ise arabuluculuk yapar, anlaşmalarına yardım eder.
  • mescite gerek olan meyhaneye haramdır
    insanın kendisine gerekli olan bir şeyi yabancıya vermesi doğru değildir.
  • ekmeğini ekmekçiye ver, yarısını yerse helal olsun
    verilecek ücret ne kadar çok olursa olsun, her iş uzmanına yaptırılmalıdır.
  • miras helal hele (ele) al demişler
    miras, alabildiği takdirde mirasçının hakkıdır.
  • ölüm hak miras helal
    ölümün olağan olması gibi mirasın da paylaşılması olağandır.
Aslını Saklayan Haramzadedir:

ANAFİKİR: Soyumuzun özelliği ne olursa olsun, ondan utanıp saklamamak, olduğumuz gibi görünmeliyiz.

Advertisement

Haramzade, soyu sopu belli olmayan kişiler için kullanılan bir sözdür. Kişinin soyu değersiz, görgüsüz veya yoksul olabilir. İnsanın böyle bir soydan geldiğini gizlemesi, utanması anlamsızdır. Çünkü kişiler, toplumdaki değerlerini kendileri yaratırlar. Değersiz bir kuşaktan gelmekle kişi asla değersiz olmaz. Değerli kuşaktan gelenlerin değerli olacağını kabul etmek de bir yanılgıdır. Ne soyumuzla övünmeli, ne de utanmalıyız. Bize verilecek değeri kendimiz yaratmalıyız.

Deyimler

  • (bir şey birine) haram olmak
    bir şeyden gereği gibi yararlanamamak: ‘Yanında oturup iki laf etmek haram oldu bize.’ -M. İzgü.
  • (bir şeyi birine) haram etmek
    o şeyden umulan yarar ve rahatı tattırmamak.
  • dünyayı haram etmek
    bir yeri yaşanılmaz duruma getirmek: ‘… kadıncağıza, o iki zavallı öksüz kızcağıza, dünyayı haram ediyor.’ -A. İlhan.
  • eli harama uzanmak
    dinî bakımdan yasaklanmış bir işe yönelmek: ‘Eli ne vakit harama uzandı?’ -H. Taner.
  • emdiği (helal) süt haram olmak
    herhangi bir isteğinin yapılmamasından sonra ilenmek: ‘Altı mikrobun canını daha cehenneme göndermeden gidersem emdiğim helal süt haram olmaz mı?’ -H. Taner.
  • haram yemek
    toplumun gelenek ve göreneklerine veya dinî kurallarına aykırı olarak bir şeyi kendi yararına kullanmak, sahiplenmek.
  • harama uçkur çözmek
    nikâhsız olarak cinsel ilişkide bulunmak.
  • ananın (anasının) ak sütü gibi (helal olsun)
    ‘anamın sütü bana nasıl helal ise bu da sana öyle helal olsun’ anlamında kullanılan bir söz: ‘Şimşek gibi çakan ağrılardan beni kurtarsınlar, servetimin yarısını anamın ak sütü gibi vereyim.’ -R. N. Güntekin.
  • (birini) helalliğe almak
    biriyle evlenmek.
  • emdiği (helal) süt haram olmak
    herhangi bir isteğinin yapılmamasından sonra ilenmek: ‘Altı mikrobun canını daha cehenneme göndermeden gidersem emdiğim helal süt haram olmaz mı?’ -H. Taner.
  • hakkını helal etmek
    hakkını, emeğini bağışlamak: ‘Bu bahtiyar hanımcağızı sordular, iyi biliriz, dedik, hakkımızı helal ettik.’ -M. Ş. Esendal.
  • helal olsun
    1) bir hizmet veya özverinin istenilerek yapıldığını ve takdir edildiğini göstermek için kullanılan bir söz: ‘Yol güzel, tarlalar cömert / Helal olsun yol parası’ -B. R. Eyuboğlu. 2) ‘hakkımı helal ediyorum’ anlamında kullanılan bir söz; 3) bir davranış karşısında sitemle söylenen bir söz: Helal olsun, bunu senden beklemezdim.
  • helal süt emmek
    doğruluktan ayrılmamak: ‘Helal süt emmiş, dürüst, temiz, çalışkan bir mühendis bulalım.’ -A. Kulin.
  • helallik dilemek
    birinden hakkını helal etmesini istemek: ‘Şimdi büyüklerinin ellerini öp de helallik dile.’ -R. N. Güntekin.
  • helallik vermek
    helal etmek.


Leave A Reply