İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası

0
Advertisement

İslamiyet Öncesi Arap Yarımadasında ki yaşam, siyasi ve sosyal durum ile din ve inanışlar hakkında bilgiler.

İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası

İslamiyet Öncesi Arap Yarımadası

1. SİYASİ DURUM

• Arap Yarımadası eski zamanlardan beri, Uzakdoğu ve Afrika ülkeleriyle Akdeniz ülkeleri arasındaki ticaret yolları üzerinde önemli bir konuma sahipti.

• iklimi elverişli, toprakları verimli olduğu için Güney Arabistan daha hızlı bir gelişme içindeydi. Burada Mina, Sebe ve Himyerî devletleri kurulmuştu.

• Orta ve Kuzey Arabistan’da ise küçük şehir devletleri vardı. Nabatîler, Tedmür, Gassaniler, Lahmiler ve Kinde bu şehir devletlerinin başlıcalarıydı.

Advertisement

• İslamiyetin doğuşu öncesinde bölgenin önemli güçlerinden biri Gassâniler idi.

• V. Yüzyılın başlarından itibaren Mekke’ye Kureyş Kabilesi egemen olmuştu.

a. Kabileler arasındaki çatışmalar

b. Farklı dinî inanışların bulunması

Advertisement

c. Bizans ve Sâsânilerin baskıları vb. nedenlerle

Arabistan’da siyasî birlik yoktu.

2. SOSYAL DURUM

islamiyet’ten önceki Arabistan;

Advertisement

• bazıları göçebe yaşam süren,

• bazıları tarımsal vahalarda ya da ticaret merkezi durumundaki kasabalarda yerleşmiş olan savaşçı kabileler arasında bölüşülmüş durumdaydı.

• Çoğu göçebe olan Araplar, kabileler halinde yaşıyorlardı. Şefler (bu şeflere şeyh, emir ya da seyyit deniliyordu) kendi kabileleri üzerinde mutlak ve kesin yetkilere sahipti.

• Kabileler arasında sık sık savaşlar oluyordu. Hırsızlık, yağmacılık alabildiğine yaygındı.

Advertisement

• Erkek egemenliğine dayalı Arap toplumunda kadının hemen hiçbir hakkı yoktu.

3. DİN VE İNANIŞ

• İslamiyetten önce Araplar, Babilliler gibi Güneş ve Ay tanrılarına, ayrıca iyilik ve kötülük sembolü olarak da putlara taparlardı.Yahudilik ve Hıristiyanlık Arabistan’ın bazı yerlerine yayılmıştı.

• Birçok kabilenin kendine ait putları vardı. En ünlüleri Hübel, Lat, Menat ve Uzza olan bu putlar Kâbe’de bulunuyordu.

Advertisement

• Araplar, putlarını ziyaret etmek amacıyla yılın belirli bir ayında Mekke’ye gelirler, burada kurbanlar keserlerdi.Kabileler arasında kan davaları ve intikamların unutulduğu bu döneme “Haram Aylan” denirdi.

• İslamiyet öncesi Arap toplumu bilim alanında önemli bir varlık gösterememişti. Bazı küçük sanatlar dışında, sanat da gelişmemişti.

• Bu dönemde Arap toplumunda şiir ve hitabet sanatı ileriydi. Hac zamanı şairler, şiirlerini Ukaz Panayırı’nda okurlar, derece alan şiirler, Kâbe duvarlarına asılırdı.

Advertisement

Leave A Reply