Kaf Suresi Hakkında Bilgi

0

Kaf Suresi nedir? Kaf Suresi ne zaman ve nerede indirilmiştir, kaç ayetten oluşur? Kaf suresinin konusu ve anlamı hakkında bilgi

Kaf suresi

Kaf Suresi Hakkında Bilgi

Kaf Suresi;Kuran-ı Kerim’in 50. sûresidir. 45 ayetten oluşur. Mekke’de inmiştir. Sûre Arapça kaf harfiyle başladığından bu adı almıştır. Sûre şöyle başlar: “Kaf. Çok şerefli O Kuran adına and içerim ki…”. Sûre, Allah’ın varlığından ve birliğinden söz eder ve geçmiş uluslardan ibretler verir.

Kaf Suresinde paganların kendilerine gönderilen peygamberleri ve ölümden sonra dirilmeyi yalanladıklarından, Allah’ın kudretinden, Kâinatı yaratan Allah için ölümden sonra diriltmenin kolay olacağından, Peygamberi yalanlayan bazı kavimlerden, Ahiret hayatından, Allah’ın emirlerine uyanlara verilecek nimetlerden bahsedilir.

Kaf Suresi Anlamı

Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla

Kaf. ‘Şerefli üstün’ Kur’an’a andolsun.

Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: “Bu şaşılacak bir şey” dediler.

“Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı? Bu uzak bir dönüş”

Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımız’da saklayıp-koruyan bir kitap vardır.

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.

Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

Yeri de döşeyip-yaydık, Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda ‘göz alıcı ve iç açıcı’ her çiftten bitirdik.

‘İçten Allah’a yönelen’ her kul için ‘hikmetle bakan bir iç göz’ ve bir zikirdir.

Ve gökten mübarek su indirdik; böylece onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik.

Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da.

Kullara rızık olmak üzere. Ve onunla ölü bir şehri dirilttik. İşte diriliş de böyledir.

Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud’ de yalanladı.

Ad, Firavun ve Lut’un kardeşleri,

Eyke halkı ve Tubba’ kavmi de. Hepsi elçileri yalanladı; böylece Benim tehdidim hak oldu.

“Tübba”, Yemen hükümdarlarına verilen addır.

Ya, Biz ilk yaratılışta güçsüz mü düştük? Hayır, onlar ‘karmaşık bir kuşku’ içindedirler.

Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.

Onun sağında ve solunda oturan iki yazıcı kaydederlerken

O, söz olarak söylemeyiversin, mutlaka yanında hazır bir gözetleyici vardır.

O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, “İşte bu, senin yan çizip-kaçmakta olduğun şeydir”.

Sur’a da üfürülmüştür. İşte bu, tehdidin gündür.

Her bir nefis, yanında bir sürücü ve bir şahid ile gelmiştir.

“Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir.”

Onun yakını olan dedi ki: “İşte bu, yanımda hazır durumda olan şey.”

Siz ikiniz, her inatçı nankörü atın cehennemin içine,

Hayra engel olan, saldırgan şüpheciyi,

Ki o, Allah’la beraber başka bir İlah edinmişti. Artık ikiniz, onu en şiddetli olan azabın içine atın.

Onun yakın-dostu dedi ki: “Rabbimiz, ben onu kışkırtıp-azdırdım. Ancak kendisi uzak bir sapıklık içindeydi.”

“Benim Huzurumda çekişip-durmayın. Ben size daha önce ‘kesin bir uyarı’ göndermiştim.”

“Huzurumda söz değişikliğe uğratılmaz ve Ben kullara zulmedici değilim.”

O gün cehenneme diyeceğiz: “Doldun mu?” O da: “Daha fazlası var mı?” diyecek.

Cennet de, muttakiler için, uzakta değildir, yakınlaştırılmıştır.

Bu, size vadolunandır; yönelip-dönen, koruyan,

Görmediği halde Rahman’a karşı ‘içi titreyerek korku duyan’ ve ‘içten Allah’a yönelmiş’ bir kalp ile gelen içindir.

“Ona ‘esenlik ve barışla’ girin. Bu, ebedilik günüdür.”

Orda diledikleri herşey onlarındır; Katımız’da daha fazlası da var.

Biz bunlardan önce nice nesiller yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak bakımından kendilerinden daha üstündüler; şehirlerde delik-deşik etmişlerdi. Kaçacak bir yer var mı?

Hiç şüphesiz, bunda, kalbi olan ya da bir şahid olarak kulak veren kimse için elbette bir öğüt vardır.

Andolsun, Biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık; Bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.

Öyleyse sen, onların dediklerine karşılık sabret ve Rabbini güneşin doğuşundan önce ve batışından önce hamd ile tesbih et.

Gecenin bir bölümünde ve secdelerin arkasından da O’nu tesbih et.

Çağırıcının, yakın bir yerden çağrıda bulunacağı güne kulak ver;

O gün, o çığlığı bir gerçek olarak işitirler. İşte bu, çıkış günüdür.

Gerçek şu ki, dirilten ve öldüren Biziz, Biz. Ve dönüş de Bizedir.

O gün yer, onlardan çatlayıp-ayrılır da hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça-kolay olan bir haşirdir.

Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorba değilsin; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?