Kahve Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Kahve ne anlama gelir? Kahve kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica)
2. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği
3. Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz
4. Bu tozla hazırlanan içecek
“Bir fincan kahve daha içer, bir tutam enfiye daha çekerdi.” – A. Ş. Hisar
5. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane
“Ben kahveye salim kafayla, serinkanlılıkla düşünmek için gittim.” – Z. Selimoğlu
Kahve ağası
“Bu sohbet ustası radyo aracılığıyla tüm Türkiye’yi ağzına baktıran bir millî kahve ağabeyi hâline gelivermişti.” – H. Taner
Kahvehane vb. yerlerde sözü geçen ve ağırlığı olan kimse, kahve ağabeyi
İçinde kahve pişirilen metal kap
“Kahve cezvelerini ısıtan, mavi ışıklı ispirto lambalarını yakarlar.” – S. F. Abasıyanık
Çekirdek durumundaki kahveyi öğütmeye yarayan, elle veya elektrikle işleyen araç
“Efendim, on iki senedir kullandığım bir kahve değirmenim vardır.” – S. F. Abasıyanık
Kahve çekirdeklerini dövmeye ve çöplerini ayıklamaya yarayan içi oyuk taş veya ağaç kap
Kahve kavrulan döner kap
Kahve içilen yer
Kahve içildikten sonra fincanda kalan telvenin aldığı biçimlere bakarak geleceğe ilişkin tahmin, varsayım veya görüşleri açıklama
Kahve karıştırmak için yapılan ve kullanılan küçük kaşık
1. Kahve çeken veya öğüten makine
2. Kahve pişirmek için üretilen elektrikli aygıt
1. Bahşiş
2. Kahvelerde yenilip içilen şeyler veya oyun oynanan masalar için ödenmesi gereken ücret
1. Kavrulmuş kahvenin rengi
2. Bu renkte olan
“Eski kahverengi ayakkabılarını sardırdı, parasını ödeyip çıktı.” – Y. Atılgan
Kahve fincanının altına konulmak üzere yapılmış tabak
Cezve, fincan, tabak vb.nden oluşan takım
“Çardaktan kocasının sesini yükselterek söylediğini duyan kadın, kahve takımlarını alıp çıktı.” – N. Cumalı
Üstünde genellikle iki kahve fincanı taşımaya yarayan, dikdörtgen biçimli, düz, küçük tepsi
Çekilmemiş veya dövülmemiş kahve
Kahve, iş yeri, han vb. yerlerde kahve, çay vb. pişirilen yer
“Kahveci, başını iki eli arasına almış, kahve ocağında oturuyordu.” – S. F. Abasıyanık
Granül hâline getirilen kahveye sıcak su veya süt eklenerek hazırlanan içecek
Dövülmüş veya çekilmiş kahve
Bol kahve ile yapılmış ve büyük fincana konulmuş kahve
İçine şeker konulmadan pişirilen Türk kahvesi
“Üzerine soğuk su dökülen sarhoş adam kendine geldiğinde sade kahve ona zorla içirildi.” – İ. O. Anar
1. Süt karıştırılarak yapılan kahve
“Şöyle güzel bir sütlü kahve yapayım da içimiz ısınsın.” – E. Şafak
2. Açık kahverengi
3. Bu renkte olan
İçine şeker katılıp pişirilen kahve
“Üst üste birer sade, birer şekerli kahve içildi.” – O. C. Kaygılı
Genellikle balıkçıların devam ettiği kahvehane
Antep fıstığı kabuğunun öğütülmüş ve hafifçe kavrulmuşu ile yapılan ve kahveye benzeyen içecek
Kırda bulunan, çoğunlukla küçük kahve
“Bir kır kahvesinde oturup geç saatlere kadar konuşmuşlar.” – M. Ş. Esendal
Mahallede oturanların devam ettiği, oyun oynadığı, çay vb. meşrubat içtiği kahve
Çok şekerli kahve
1. Sabaha kadar açık kalan kahve
Halk şairlerinin toplandıkları, sazlı sözlü eğlencelerin yapıldığı, semai, mâni ve türkülerin okunduğu kahve
Cezve ile kısık ateşte, şekerli orta veya sade olarak pişirilen kahve
Dinlenmek amacıyla çalışmaya ara verildiğinde içilen kahve
“Ayşe Nine de onlara bir yorgunluk kahvesi pişiriyordu hem de denizcilerle yârenlik ediyordu.” – Halikarnas Balıkçısı


Leave A Reply