Kanserin Nedenleri Nelerdir? Kanser ve Tümör Oluşumu Nasıldır?

0

Kanser neden ve nasıl oluşur? Tümörün başlangıç hücresinin oluşumu, kansere neden olan durumlar ve kanserojenler nelerdir, hakkında bilgi.

Kanserin Nedenleri

Kanser bir çok etmenin yönettiği aşamalarla gelişir. Bu etmenler genetik, çevresel ve yaşam koşullarıdır. Mutasyonlar tamamen engellenemez. İnsanlar yaşlandıkça, en az bir tane hücreden başlayan, kanser geliştiren mutasyonlar birikir.

kanserin nedenleri

Kanserin anlaşılabilmesi için, kalıtılan hatanın hücrenin DNA molekülü dizisinde dönüşümle mi ya da DNA molekülü dizisinde dönüşüm gerçekleşmeksizin gen ifadesindeki dönüşümle mi gerçekleştiği araştırılmaktadır.

Kanser oluşturan etkenlerin bir çoğu, genetiği de dönüştürür.

Kanser oluşumu, yani, karsinogenez DNA molekülü dizisindeki değişimle, yani, mutagenezle ilişkilidir. Karsinogenezi başlatan maddelere karsinojen denir.

Tümör gelişimi çok aşamalı bir sistem özelliği nedeniyle, bir çok faktörün etkisiyle kanser oluşabilir. Kanser oluşturan faktörler radyasyonlar, kimyasallar, viruslar, mor ötesi ışınlar, tütün dumanı ve aflotoksinlerdir.

Karsinogenez ile mutagenez arasındaki ilişki kimyasal karsinojenler, X ışınları gibi iyonlaştırıcı radyasyonlar ve virüsler için belirgindir.

Kimyasal Karsinojenler

Kimyasal karsinojenler DNA molekülünün nükleotid dizilimindeki basit bölgesel dönüşümlere neden olurlar.

İyonlaştırıcı Radyasyonlar

X ışınları gibi iyonlaştırıcı radyasyonlar, kromozom kırıklarına ve translokasyonlara neden olurlar.

Aflotoksinler

Aflotoksinler uygun koşullarda saklanmayan fıstık, tahıl ve baharatları kontamine eden (bulaşma) mantarların oluşturduğu karsinojenlerdir.

Sigara Dumanı

Sigara dumanındaki karsinojenler benzo(a)pyrene, dimetilnitrozamin ve nikel bileşikleri gibi toksik maddelerdir. Tüm kanser ölümlerinin üçte bir nedeni kanserdir.

Sigara dumanının içerdiği toksik maddeler, akciğer kanserinin %80-%90’ının nedenidir. Akciğer kanserinin dışında ağız boşluğu, farenks, larenks, özofagus ve bir çok organ kanserlerinin oluşumunda etkendir.

kanser gelişimi

Kanser Gelişimi

Tümörler, mutasyonla türeyen bir tek hücrenin anormal çoğalmaya başlamasıyla gelişir. Tümör geliştiren hücre, başlangıçta kanser hücresinin tüm özelliklerini taşımaz. Kanser gelişimi, mutasyonla türeyen bir tek hücreyi, birbirinin devamı malign hücreye dönüştüren aşamalı bir süreçtir. Mutasyonla türeyen bir tek hücrenin çoğalma hızı, sağ kalım, invazyon (çevre dokuların işgali) ve metastaz (uzak doku ve organlarrın işgali) yetenekleri artan hücrelerin seçilmesiyle kanser gelişir.

İnsanlardaki kanserlerin çoğu, artan mutasyon hızına bağlı gerçekleştiği için, kararsızdırlar. Kanserlerdeki bu kararsızlığın nedeni, bazı kanser hücrelerinin, DNA molekülündeki nükleotidlerin replikasyon hatalarını düzeltme ya da DNA molekülünün bölgesel hatalarını onarmadaki kusurlarıdır. Bu hataları onarım kusuru kromozomların bütünlüğünü korumakla; yani, karyotip bozulmasıyla ilgili olabilir.

Evrim, genetik kararsızlık nedeniyle oluşan mutasyonlarla gerçekleştiği için; genetik kararsızlık, hücreleri malign tümör oluşturan mutasyonlara sürükleme riskini de artırır; kanserin ilerleme riskini destekler.

Çoğunlukla kararlılığı bozulan mutasyonlar, kalıtımla aktarılmaz. Ancak, yine de, genleri kalıtsal mutasyon içeren bireylerde, kanser gelişme riski artar. Tümör geliştiğinde “de novo” olarak ortaya çıkarlar ve kanser hücresinde mutasyonların hızlı birikimini desteklerler.

Yaş ilerledikçe biriken anomaliler nedeniyle bir çok kanser türü ileri yaşlarda oluşur.

Kanser hastalığının teşhisi için, tümörlerin İlk tespitinde hücreler bir milyar ya da dafa fazla sayıya ulaşmıştır. Bu hücrelerin arasında karsinomla ilintili bağ dokusunu destekleyen fibroblastlar gibi pek çok normal hücre de bulunur.

Metastaz sonrası belirli bir organda, çevre organlara göre çoğalma üstünlüğü kazanmış, bazı kalıtılabilir dönüşümler gerçekleşmiş, tek bir hücreden türediği düşünülen tek bir birincil tümöre kadar izlenerek, kanserin kökeni tespit edilebilir.

Dişi bireyler ve erkek bireyler, cinsiyetlerini belirleyen farklı kromozomlar taşır. Dişiler, erkeklerden iki kat X kromozomu taşıdığı için (XX), dişi eşey hücreleri de (oocyte), iki kat X kromozomu genleri taşır. Erkek cinsiyeti belirleyen eşey hücresi de (spermatocyte), XY kromozomu taşır. Yani, erkek eşey hücresindeki X kromozomu dişi eşey hücresinin yarısıdır.

İnsanlarda ve diğer memelilerdeki, X cinsiyet kromozomuyla Y cinsiyet kromozomlarının gen içerikleri birbirlerinden farklıdır. X kromozomu 1000’den fazla gen içerdiği ve Y kromozomu da 100’den az gen içerdiği için, X kromozomu, Y kromozomundan belirgin oranda büyüktür.

İnsanlarda ve diğer memelilerde, X kromozomunun taşıdığı gen ürünlerinin miktarını erkek ve dişi arasındaki farkı dengelemek için bir dozaj telefisi mekanizması evrimleşmiştir. Ancak, dozaj telafisi mekanizmasını etkileyen bir mutasyon gelişirse öldürücüdür.

tümör

Tümör Oluşumu

Kanser geliştiren maddelerin tamamı mutagen değildir.

Bir kimyasal karsinojen maddeyle bir kez temas, tek başına tümör oluşumu ya da kalıcı bir anomali oluşturmayabilir. Kimyasal karsinojen bir maddenin yüksek dozda taşınması; tekrarlanması ya da karsinojen maddenin farklı bir karsinojenin etkisiyle birleşmesi, kanser riskini artıran mutasyonlara neden olabilir. Kanserin oluşması koşullarını başlatan bu karsinojenlere tümör başlatıcı denir.

Tümör Kamçılayıcılar

Bazı karsinojenler mutasyon oluşturmadan hücre çoğalmasını uyararak, kanser gelişiminin koşullarını hazırlarlar. Tümör gelişiminin erken aşamalarında, çoğalma hızı yüksek hücre topluluğunun aşırı büyümesine neden olacak şekilde, hücre bölünme hızını artırırlar. Hücre bölünme hızını artıran bu kakarsinojen maddelere tümör kamçılayıcılar denir. Örneğin, bazı karsinojenler Protein Kinaz-C’yi aktifleştirerek hücre çoğalmasını uyarırlar (forbol esterleri).

Virusların neden olduğu insan kanserlerinin başında karaciğer ve serviks kanserleri gelir. Karaciğer ve serviks kanserleri, dünyadaki kanserlerin %10-20’sidir.

Başta östrojen olmak üzere bazı hormonlar da, insan kanserleri gelişiminde önemli tümör kamçılayıcılardır. Östrojen rahimde endometrium hücrelerinin çoğalmasını uyardığı için de, tümör kamçılayıcı bir hormondur. Tümör kamçılayıcı özelliği nedeniyle, menapoz sürecindeki kadınlara yüksek doz östrojen aktarılması endometrium kanseri riskini artırır. Östrojenin endometrium hücrelerinin çoğalmasını uyarıcı etkisini dengelemek için progesteron verilerek bu risk minimuma indirilebilir.

Östrojen ve Progesteron

Östrojen ve progesteron pek çok omurgalı türünün ovaryumunda üretilen, temel steroid eşem hormonlarıdır.

Östrojen yumurta oluşumu, sekonder dişi eşey karakterlerinin sürdürülmesiyle fonksiyonedir. Kemiklerin kapanmasına neden olur ve büyüme durur. Progesteron ise, hedef dokusu (targetleri) uterus ve süt bezleridir. Progesteron uterus ve süt bezlerini uyararak uterusu gebeliğe hazırlar; süt bezlerinin gelişimini sürdürür.

Östrojen ve progesteron corpus luteumdan salgılanan plazma düzeyleri artarken Folikül Uyarıcı Hormon (FSH) ve Luteinleştirici Hormon (LH) salgılanmasını inhibe eder. FSH ve LH salgılanmasının inhibisyonunun devamındaki günlerdeki bir gebelik durumunda yeni bir folikülün büyümesini ve ovulasyonunu engelleyecektir. LH düzeyi azalırken Corpus luteum (CL) dejenere olur; FSH ve LH salgısı yeniden artar ve yeni bir siklus başlar.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?