Kayıp Zamanın İzinde Kitap Serisi Konusu Hakkında Bilgi – Marcel Proust

0

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde Kitap serisinin konusu, kitapların incelemesi. Kayıp Zamanın İzinde hakkında bilgi.

Kayıp Zamanın İzinde – Marcel Proust

Konusu

Kitap yedi ciltten oluşuyor, ama olay akışını birkaç cümlede özetlemenin zorluğunun tek nedeni bu değil. Esas sorun, sayfalarca herhangi bir şeyin olup bitmemesi, düşüncelerin oradan oraya savrulması ve bu savrulmaların çok uzun olması. Ayrıca kitapta sonsuz sayıda kişi var (yaklaşık 500 kadar).

Advertisement

Kayıp Zamanın İzinde

Kitap, (Marcel Proust gibi sağlığı hiçbir zaman mükemmel olmamış, oldukça ağırkanlı ve epey nevrotik) ben-anlatıcının mutlu geçen çocukluğunu anımsamasıyla başlıyor; özellikle de akrabalarının yanında, kırsalda geçirdiği yazı hatırlıyor. Orada SWANN ile tanışıyor (burada metnin içine, SWANN ile ODETTE’in aşk öyküsünü anlatan kısa bir roman daha yerleştiriliyor). Âşık oluyor (önce GILBERTE’e, sonra ALBERTINE’e) ve soyluların dünyasıyla tanışıyor. Nadiren politikadan, bazen de eşcinsellikten söz ediliyor.

Anlatıcı sonunda ALBERTINE ile birlikte yaşıyor, ona kötü davranıyor, kadın onu terk ediyor ve bir kazada ölüyor. Sonra Birinci Dünya Savaşı başlıyor, anlatıcının katılması gerekmiyor, çünkü çürük raporu var. Son cildin sonunda anlatıcının dikkâtini zamanın her şeyi ne kadar çok değiştirdiği çekiyor. Geriye yalnızca anılar kalıyor. Ve o anda aklına harika bir fikir geliyor. Oturup bu konuda bir roman yazıyor; kayıp zamanı yeniden bulmak için.

Ama bu kısır olay akışı, yedi cildin yalnızca iskeleti. Olay akışına fazla önem veriliyor, diye düşünüyor Proust. Onun için zaman, mekân ve anılar, aşkın özü, yeni yüzyıla girerken sanat ve toplum gibi şeyler daha önemli.

Advertisement

Kitap Hakkında

Britanyalı komedi topluluğu Monty Python, Proust’un kitaplarının karmaşıklığını görülmeye değer bir skeçle anlattı. All-England Summarize Proust Compétition’da yarışmacılar, konuyu 15 saniyede özetlemek zorunda. Ciddiye alınabilecek tek yarışmacı, birinci cildin birinci sayfasına kadar ancak gelebiliyor.

Birinci cildi ünlü “madlen sahnesi”ne kadar okuyun (yaklaşık sayfa 60). Ben-anlatıcı, çayın yanında bir kurabiye yerken, tat ve koku duyularıyla geçmişe savruluyor ve sonra bütün bu hatırlama işi çığırından çıkıyor.

Kitaptan buraya kadar hoşlanmış olanlar, kalan altı cildi de hemen satın alabilir ve önümüzdeki aylar (ya da yıllar) için en iyi okuma malzemesine sahip olabilir. Bu madlen sahnesine (örneğin cümleler bazen 20 satır sürdüğü için) zar zor ulaşmış olanlar burada bırakabilir, çünkü kalan 3000 sayfa aynı şekilde devam edecek.

Bunun yerine belki de Alain de Botton okunmalı. PROUST YAŞAMINIZI NASIL DEĞİŞTİREBİLİR? isimli kitabı, Proust’un tuhaflıklarla dolu yaşamına ve eserlerine eğlenceli bir bakış sağlıyor. Kitap, şu cümleyle bitiyor: “En iyi kitaplar bile bir kenara atılmayı hak ettiler.”

Ya da Stéphane Heuet’nin çok sayıda bölümden oluşan ve orijinal metnin niteliklerini de zaaflarını da yansıtan Proust çizgi romanı okunabilir.

Advertisement


Leave A Reply