Kuşpalazı (Difteri) Nasıl Bir Hastalıktır? Difteri Çeşitleri Hakkında Bilgi

0

Kuşpalazı yani difteri hastalığı ile ilgili olarak genel bilgilerin yer aldığı yazımız. Kuşpalazı (difteri) nasıl bir hastalıktır ve çeşitleri nelerdir?

difteri

Kaynak: commons.wikimedia.org

Kuşpalazı (Difteri)

En çok çocuklarda görülen mikroplu, bulaşıcı bir hastalıktır. Sonbahar ve kış aylarında çok görülür. Kuşpalazına çoğunlukla 2-8 yaş arasındaki çocuklar yakalanır, yetişkin kimselerde bu hastalığa pek seyrek rastlanır.

Advertisement

Kuşpalazı çok eskiden beri bilinen bir hastalıktır. Ortaçağ’da büyük salgınlar yapmıştır. Bugün de, özellikle büyük şehir ve kasabalarda, dünyanın her yerinde görülür. Kuşpalazı mikropları vücuda girince kana karışmaz, girdiği yerde oturur, çıkardığı zehiri kana göndererek insanı zehirlemeye başlar. «”Kuşpalazı toksini» denilen bu zehir çok şiddetlidir, hastalık da bundan ileri gelir.

Kuşpalazının Çeşitleri

Kuşpalazı mikrobu vücudun türlü yerlerine oturabilir. Bundan dolayı çeşitli difteriler olur. Boğaz difterisi, burun difterisi, gırtlak difterisi, göz difterisi, deri difterisi, üreme organları difterisi gibi. Yalnız, en çok görüleni boğaz difterisidir.

  • Boğaz Difterisi. — Bu hastalık, çoğunlukla, bademcik iltihabı gibi başlar. Hastada kırıklık, halsizlik, başağrısı vardır, ateşi yükselir. Boğaza bakılınca bademciklerin üzerinde, kirli beyaz, birtakım ufak zarlar görülür. Bu zarlar gittikçe büyüyüp genişler. Boyunda, çene altındaki lenfa boğumları şişer, dil paslanır, ağızda kötü bir koku peyda olur. Hastanın rengi solar . Bunlar orta şiddetteki bir kuşpalazı belirtileridir; hastalığın daha silik belirtilerle geçen hafif şekilleri olduğu gibi, «habis difteri» denilen çok ağır, öldürücü olanları da vardır.
  • Burun Difterisi— Daha çok, küçük yaştaki çocuklarda görülür. Anlaşılması güçtür, çünkü nezle gibi başlar. Ateş çok yükselmez, hasta ayakta gezebilir. Ara sıra burun kanar. Burun difterisinde en büyük tehlike, hastalığın geç anlaşılmasıdır. Vaktinde farkına varılmazsa mikrop burundan boğaza, gırtlağa atlar.
  • Gırtlak Difterisi. — Kuşpalazının en tehlikeli şeklidir. Difteri zarları gırtlağı sarınca dışarıdan görülmez. Hasta öteki belirtileri gösterdiği gibi ayrıca sesi kısılır, zarlar gırtlağı kapattığı için, soluğu tıkanır, boğulacak gibi olur, soluk borularından ıslık gibi sesler çıkarır, burnunun, parmaklarının ucu, dudakları morarır.
  • Göz Difterisi. — Gözde şiddetli bir kanlanma ile, gözün iltihaplanmasiyle kendini gösterir.
  • Deri Difterisi. — Deride, üstleri zarlarla kaplı birtakım yaralar olur. Bunlar kolay kolay kapanmaz.
Kuşpalazı Felçleri

Kuşpalazı mikroplarının zehirlerinden ileri gelen felçler bu hastalığın en kötü Ihtilât (karışma) larıdır. Felçler, çoğunlukla, damak, yutak felci halinde ortaya çıkar. Bu durumda, hasta su içemez, sulu şeyleri yutamaz, bunlar burnundan dışarı fırlar. Gözlerde, kollarda, bacaklarda da felç olabilir.

Tedavi ve Korunma

Çocukların bademcik iltihapları, burun nezleleri daima dikkatle karşılanmalı, bunun kuşpalazı başlangıcı olabileceği hatırdan çıkarılmamalıdır. Hele bademcikler üzerinde, genişleme eğilimi gösteren beyazlıklar görülünce hekime başvurmalıdır. Hastanın boğazından alınacak zar parçaları lâ-boratuvarda incelenerek kuşpalazı mikrobu aranır, böylece hastalığa derhal kesin teşhis konulur.

Advertisement
Tedavi

Kuşpalazının en kesin ilâcı «difteri serumu» dur. Hastalığın ağır, hafif olmasına göre serum deri altından, kas içinden, acele durumlarda da damara şırınga edilir.. Bugün penisilin de başarıyla kullanılmaktadır. Boğazdaki zarlardan, kasılmalardan dolayı boğulma tehlikesi baş gösterirse gırtlağa dışarıdan delik açılır, buraya bir «konül» takılır, böylece hastanın soluk alması sağlanır.

Hastanın ağız, boğaz, burun temizlikleri için uygun gargaralar, burun damlaları verilir, kalbi, vücudu kuvvetlendirecek ilâçlar kullanılır, ateşli zamanlarda hasta sulu, sindirimi kolay yiyeceklerle beslenir.

Korunma

Sağlamları hastalardan uzak tutmak korunmanın en önemli şartıdır. Kuşpalazının koruyucu bir aşısı (difteri aşısı) vardır. Çocuklar iki yaşından başlayarak aşılanır. Aşılı olmayan çocuklar hastalara yaklaşmışsa, bir ampul difteri serumu yapılarak geçici bir korunma sağlanır.

Kaynak 2 – Difteri Hakkında Bilgi

Difteri; Halkımızın kuş palazı diye isimlendirdiği difteri, çocuk hastalıkları içinde önemli bir yer tutar. Yeni doğan bebekler, doğuştan evvel annelerinden almış oldukları koruyucu maddelerin sayesinde bir müddet bu hastalığa tutulmazlar. Bu en az üç ay kadar devam eder. Difterinin en çok görüldüğü yaşlar, 2-5 yaş aralarıdır. Bundan sonraki yaşlarda, vücut yavaş yavaş hastalığın mikroplarına karşı muafiyet meydana getirdiği için, pek sık görülmez.

Dirterinin bulaşması, daha ziyade hasta kimse ile veya hasta ile yakından alakalı olan şahıslarla temasladır. Eşya, mendil ve çamaşırlar ikinci planda kalır. Portörler veya bu hastalığa yakalananlar, uzun bir süre bu hastalığın mikroplarını taşırlar.

Hastalanmada bazı hazırlayıcı tesirlerde bulunmaktadır. Mesela; yazdan kışa veya kıştan yaza geçilirken bu hastalıkların arttığı görülür. Difteri mikropları vücuda girdikten 3-4 gün sonra, hastalığın ilk belirtileri göze çarpar. Bu belirtiler her hangi bir soğuk algınlığından farksızdır. Difteri mikropları en çok bademciklere sonra ilerleyerek ses tellerine, buruna, göz ve deriye yerleşir.

Advertisement

Difteri anjini, diğer anjinlere nazaran daha yavaş bir tarzda başlar. Bariz bir ateş mevcut değildir. Bademciklerin üzerinde beyaz noktalar oluşur. Bunlar gitgide büyüyerek adeta birleşirler. Daha ileri vak’alarda küçük dile kadar uzanıp onu da sarar . Adi anjinlerde bu hale rastlanmaz. Çene altı bezleri şiştiği için bebek yutkunmada zorluk çeker. Bu devrede serum yapılmayıp hastalık ilerlemeye bırakılırsa, boyun iki taraftan iyice şişer. Bu şişlikler yanaklara doğru uzayabilir. Bu hal çok kere kabakulak tesiri bırakır. Böyle olan yavrulara hemen kabakulak teşhisi konmayıp, ihmal etmeden onu doktora göstermek, hayatını kurtarmak demektir. Hastalık ilerledikçe şişlik ses tellerine yayılır. Çocuğun genel durumu bozulur. Yüzü soluk dudakları mordur. Kalbi ve böbrekleri de difteri zehiri ile bazı arızalar ve kanamalar yapar. Huzursuzluk, kusmalar, karın ağrıları, zayıflayan nabız kötü netice belirtileridir.

Gırtlak mikropların yerleşmesi için en müsait yerlerdir. İlk önce kesik kesik öksürükler olur. Gırtlakta yanma, ağrı ve ses kısıklığı belirir. Nefes alma zamanla köpek havlamasına benzer. Bu arada göğüs içeri doğru çöker ve çocuk için çeker. Zamanla morarmaya başlar. Yemekten içmekten kesilir. Morluk gitgide artar ve artık yatakta yatamaz olur. Bu devrede gırtlak ameliyatla açılıp, ciğerlerine hava gitmesi temin edilmezse, çocuk ızdırap içinde boğularak ölür.

Burunda difteri adi nezle gibi başlar. 1 – 2 gün sonra koyu kanlı bir sümük, gelir. Genellikle tek taraflıdır. Burunun o tarafı şişer. Üst dudakta yaralar belirir. Tedavi edilmediği takdirde haftalarca devam edebilir. Böyle tek taraflı uzayan bir nezlede, difteri ihtimalini ve buruna kaçan her hangi yabancı bir cismi düşünmelidir.

Difterinin bir de gözlerde ve derilerde yerleşmiş olanları vardır ki bunlar, oldukça nadir görülen vak’alardır. Bir müddet sonra muhtelif yerlerde felçler zuhur eder. Başlıcası yumuşak damak felcidir. Difteri geçiren çocuk hımhım konuşmaya başlar. İçtiği sular burnundan çıkar, katı yiyecekleri yutamaz, boynunu dik tutamaz ve bacaklarda yürüme kabiliyetini kaybeder.

Eğer çocuk iki üç hafta içinde difteri mikroplarından zehirlenip ölürse, daha ilerde kalb felçleri kaydedilebilir. Hastalıktan 30-40 gün sonra ise tehlike tamamen geçer.

Difteride mühim olan, hastalığı erkenden teşhis edip bir an evvel serumu yapabilmektir. Bunun da evde yapılmasına imkan yoktur. Yukarıda saydığımız arazları gösteren yavruyu bir an evvel doktora göstermek gerekir. Difteriden korunmanın başlıca yolu, altı aylıktan sonra, çocukları aşılamaktır. Aşı ile korunma en uzun korunmadır. Difteriye tutulan bir çocuk ise kanında koruyucu cisimler azaldığı için sonradan tekrar difteriye yakalanabilir. Difteri serumları çocuğu 3 hafta kadar hastalık mikroplarından korur. Daha uzun mukavemet vermek için serumu aşı ile yapmalıdır.


Leave A Reply