Margarethe von Trotta Kimdir?

0
Advertisement

Margarethe von Trotta kimdir? Margarethe von Trotta hayatı, biyografisi, sinema kariyeri, filmleri, çalışmaları hakkında bilgi.

Margarethe von Trotta
(21.2.1942)

Alman oyuncu ve yönetmen von Trotta, kadın filmi denilen türün en başta gelen temsilcileri arasında yer almaktadır. Von Trotta, yapıtlarında çoğu kez kadınların ilişkilerindeki sorunları ele almaktadır.

Von Trotta, Alfred Roloff adlı ressamın kızı olarak Berlin’de dünyaya gözlerini açtı. Moskova doğumlu olan annesi Elisabeth von Trotta’nın yanında büyüyen Margarethe, Düsseldorf ta ticaret lisesine devam etti. Birkaç ay bir büroda çalıştıktan sonra Paris’e giden von Trotta, burada sinemayla ilgili ilk deneyimlerini yaşarken, kısa filmlerde de boy gösterdi. Von Trotta 60’lı yılların başında Almanya’ya dönerek liseyi bitirdi ve kısa bir müddet devam ettiği sanat eğitimine başladı. Arkasından Münih ve Paris’te Alman filolojisiyle Latin dilleri ve edebiyatı okudu. Münih’te de tiyatro okuluna devam etti.

1967’den Sonra: Oyunculuk Yılları Von Trotta 1965’te Stuttgart’ta tiyatro oyunculuğuna başladı. İki yıl sonra da Traenen trocknet der Wind (Rüzgâr Gözyaşını Kurutur) adlı filmde ilk rolünü alabildi. H. G. Schier’in yönettiği bu filmde von Trotta, bir deniz subayına âşık olup bir cinayete adı karışan striptiz dansçısı rolündedir. 1969’da tanıştığı yönetmen Volker Schlöndorffla 1971’de evlendi. Schlöndorff un Bertolt Brecht’in Baal adlı piyesinden sinemaya uyarladığı yapıtta rol aldı. Bunu izleyen yıllarda çoğu kez bir kriz içinde bulunan kadınları canlandıran von Trotta, Genç Alman Sineması denilen akımın en ünlü oyuncularından biri oldu. Başkaları yanında, Herbert Achternbusch, Reinhard Hauff ve Rainer Werner Fassbinder’in filmlerinde rol aldı.

Advertisement

1975: Eşiyle Birliktik Yaptığı Yönetmenlik Çalışmaları Von Trotta sadece oyunculukla tatmin olmadı. 1970’te ilk kez SchlöndorfPun Der plötzliche Reichtum der armen Leute von Kronbach (Kronbach’lı Fakirlerin Aniden Zenginliğine Kavuşması) adlı yapıtının senaryo çalışmalarına katıldı. Bir yıl sonra da Die Moral der Ruth Halbfass (Ruht Halbfass’ın Ahlakı) adlı filmde reji asistanlığı yaptı. 1975’te ilk kez yönetmen olarak dikkatleri çekmekle birlikte burada da yine Schlöndorff un yanında ve hatta gölgesindeydi: Die verlorene Ehre der Katharina Blum (Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru) adlı filmde von Trotta yönetmenliği paylaştı.

1977’den Sonra: Kadınların Kaderleri Trotta ilk defa 1977’de kendi başına bir filmin yönetmenliğini üstlendi. Das zweite Erwachen der Christa Klages (Christa Klages’in İkinci Uyanışı) adlı filmde bir çocuk mağazası açabilmek için banka soymaya kalkan ve bu arada birini rehine alan genç bir kadının öyküsü anlatılmaktadır. Daha sonraki filmlerinde de olduğu gibi, von Trotta burada da kadın karakterlerinin geliştirilmesi için büyük bir duyarlılık gösterdi. İki yıl sonra çevirdiği Schwestern oder die Balance des Glücks (Kizkar-deşler veya Mutluluğun Dengesi) adlı dramda daha çok kadın baş kahramanlarının iç dünyalarına önem verdi. Bu filmde mesleğinde çok başarılı olan Maria, kız kardeşinin üniversite tahsilini finanse ederek kendisine bağımlı olmasına ve sonunda intihan seçmesine neden olur. Mutluluğunu başkalarının kendisine olan bağımlılıkları üzerine kuramayacağını ne yazık ki çok geç anlar.

1981: Terörist Bir Kadının Yaşantısından Kesitler Von Trotta, uluslararası üne 1981’de çektiği Die bleierne Zeit (Ağır Zamanlar) ile kavuştu. Bu filmde yine, ilk filminde olduğu gibi, terörizm konusuna eğildi. RAF teröristlerinden Gudrun Ensslin’in yaşamından beyazperdeye sahneler getirmekle bu filme özellikle siyasal bir boyut kazandırdı. Her ne kadar bu filmde, Adenauer döneminden başlayarak, öğrenci hareketlerine ve Baader-Meinhof grubuna kadar savaş sonrası Almanyası’nın bir bölümüne belgesel nitelikli bir ışık tuttuysa da, von Trotta burada ilk planda iki kızkardeşin portresini çizdi. Her ikisi de politikaya karışmakla beraber, biri (Jutta Lampe) bir kadın dergisinin redaktörü olarak “küçük adamların politikası”na yöneltir; diğeriyse (Barbara Sukowa), gerektiğinde şiddet kullanmak suretiyle de olsa, radikal değişiklikler istemektedir.

1985: Devrimci Bir Kadının Yaşantısından Kesitler 1985’te çevirdiği, kahramanının adını taşıyan Rosa Luxemburg adlı filminde sosyalist önder bir kadının yaşamı anlatılmaktadır. Luxemburg (Barbara Sukowa) radikal düşünceleri ve kararlı barışçı tutumuyla Almanya Sosyal Demokrat Partisi içinde istediklerini kabul ettiremeyince, 1918 yılında Karl Liebknecht ile birlikte Almanya Komünist Partisini kurdu ve bir yıl sonra Liebknecht ile birlikte Reichswehr askerleri tarafından vahşice öldürüldü. Trotta burada tarihsel bütünlükten çok, Luxemburg’u siyasete doğru iten duygu ve motifler üzerinde durdu.

Advertisement

1989’dan Sonra: Von Trotta 1987’de Christel Buschmann, Helke Sander ve Helma Sanders-Brahms ile birlikte epizodlardan oluşan Felix adlı filmi çevirdikten bir yıl sonra Anton Çehov’un “Üç Kızkardeş” adlı sahne yapıtından motifler alarak İtalya’da Paura e amore adlı filmi gerçekleştirdi. Von Trotta, Schlöndorfftan ayrıldıktan sonra, 90’lı yılların başında İtalya’ya yerleşti.

Lungo silezio’dan (1993) sonra çevirdiği Das Verspechen (Vaat, 1994) ile von Trotta en iyi filmini gerçekleştirdi. Berlin duvarının inşasından kısa süre sonra Batı’ya kaçarken yolları ayrılan, biri Batı’da diğeri Doğu’da paralel yaşamlar süren ve otuz yıl boyunca ancak birkaç kez görüşüp duvarın yıkıldığı gece son kez buluşan iki âşığı konu alan bu filmde yönetmen ulusal bir konuya zekice eğilmektedir. Daha sonra Winter kind (1997), Mit fünfringküssen Männer Anders (1998) ve Dunkle Tage (1999) adlı filmleri çekti.


Leave A Reply