Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır
    • PHP2Shell Son Durum: Kritik PHP Açıkları Aktif Saldırılarda Kullanılıyor
    • Atatürk’ün Kültür, Eğitim ve Sanata İlişkin Görüşleri
    • Mustafa Kemal Atatürk’ün Sosyal Bilimlere Katkısı
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Felsefe » Natüralizm (Doğalcılık) Nedir? Özellikleri, Temsilcileri ve Edebiyat ile Sanatta Doğalcılık
    Felsefe

    Natüralizm (Doğalcılık) Nedir? Özellikleri, Temsilcileri ve Edebiyat ile Sanatta Doğalcılık

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM30 Ocak 2026Yorum yapılmamış5 Mins Read

    Natüralizm nedir? Doğalcılığın temel ilkeleri, özellikleri, temsilcileri ve edebiyat ile güzel sanatlarda etkileri hakkında detaylı ve anlaşılır rehber.

    Doğalcılık; Gerçeğin yalnız doğayla açıklanması, her şeyi doğa yasalarına indirgemeye çalışan dünya görüşüdür. Doğalcıların çoğu, doğalcılığı gerçekliğin doğasına ilişkin bir kuram olarak değil de özgül bir anlıksal tutum olarak tanıtırlar. Bu anlayışa göre doğalcılık, güvenilir yöntem olarak deneysel ya da güvenilir yöntemi kabul eden görüştür. Bu görüşe göre, tüm anlamlı şeyler deneyden kaynaklanırlar. Tüm kanı ve inançların deneyle, bilimsel yöntemin genel yasalarıyla uygunluk içinde denetlenmeleri gerekir. Öyleyse bu anlamda doğalcılık, deneyciliğe eşdeğerdir. Başka durumlarda doğalcılık, gene de dinin, doğaüstücülüğün ve idealizmin belirgin öğretilerine karşıt olan belli türden felsefi sonuçlar biçiminde tanımlanır.

    Natüralizm (Doğalcılık)

    Doğalcılığın ana ilkeleri şöyle sıralanabilir:

    a) Dünyadaki her durum ve olgulara düzeneksel bir biçimde başvurarak ya da bir rastlantı biçiminde açıklanabilir. Ereksel ya da amaç güden açıklamalar zorunlu olmadıkları gibi olası da değildirler. Dünyadaki süreçler için evrensel bir erek söz konusu değildir,

    b) Dünyayı açıklamak için bir Tanrı’ya ya da başka doğaüstü varlıklara gerek yoktur. Uzay ve zaman içindeki nesne ve olguların doğal dünyası, gerçek olan biricik şeydir.

    c) İnsan, tümüyle bu doğal dünyanın bir parçasıdır. Varlığının hiçbir öğesi ölümsüz olmayıp ister birey isterse tür olarak ele alındığında o, dünyasal sürecin yalnızca rastlantısal bir ürünüdür,

    d) Bize deney dışı yollarla verilmiş olan hiçbir saltık değer ve kurallar bir anlamda, insansal tutumların, gereksinmelerin, çıkarların birer işlevidir. Onların birtür evrensel geçerlikleri olsa bile, hiçbir doğa dışı ya da doğaüstü dayanakları yoktur.

    Doğalcılık terimi daha dar anlamında 20. yüzyıl törebilim (ahlak) tartışmalarında bir kuramı adlandırmak için kullanılır. Bunun öncüsüyse, ünlü İngiliz filozofu George Edward Moore’dur. Moore’a göre, töre kavram ya da nitelikleri, olgulara ilişkin deneysel ya da bilimsel yargılarda görülen türden ahlak dışı kavram ya da nitelikler aracılığıyla açıklanabilir.

    Edebiyatta Doğalcılık: 

    Gerçeğin doğaya uygun biçimde yansıtılmasını amaçlayan, kökeninin gerçekçilikten (realizm) almakla birlikte ona biraz kesinlik ve doğa bilimlerinin nesnelliğini katan akımdır. İlk kez Fransa’da Zola ve Goncourt’ların romanlarıyla 1865’te biçim aldıysa da ilk taslaklarına G. Flaubert’in Madame Bovary romanında rastlanır. Bununla birlikte, Duranty’ nin yavan gerçekçiliğine karşı olarak Goncourt’lar, tıpkı Flaubert gibi sanatı yeniden bilimin içerisine almak isteğiyle bir “sanatçı üslup” yarattılar. Sonra hemen hemen üslupçuluktan kurtulmuş olan Zola, Histoire Naturelle et Sociale d’Une Famille Sous le Seconde Empire (İkinci İmparatorluk Döneminde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Öyküsü) Rougon-Macquari adlı ırmak romanıyla tüm akıma egemen oldu. Zola, Maupassant, Huysmans, Ceard, Hennique, Alexis’in öykülerinden derlenen les S oiré s de Médan (Medan Geceleri) 1880, bir bakıma, tıpkı Zola’nın akımla ilgili kuramı geliştirdiği le Roman Experimental (Deneysel Roman) 1883, adlı kitabında olduğu gibi doğalcı okulun bildirisi niteliğindedir. Zola’nın başlıca kusuru kesinlikle sonradan edinilmiş biyolojiye inanarak, evrimleşmeden kuşkulanmamış olmasıdır.

    Bu roman anlayışına Fransa’da Brunetiere le Roman Naturaliste (Doğalcı Roman) 1883 ile, İtalya’da da De Sanctis karşı çıktı. Tepkileri özellikle doğalcı romancıların insanlığın en iğrenç yanlarını incelikle taramaları, oysa savundukları bilimsellik ilkesi açısından bunun hiç gereği olmadığından kaynaklanmaktaydı. Öte yandan Zola’nın tüm eserlerinden, onun devrimci değilse de reformcu ve estetik öncülerinden bağımsız olduğu sonucu çıkarılıyordu. En gözebatar tepki Zola’nın eski izleyicileri olan “Beşler”den geldi: Zola’ nın le Terr e (Toprak) 1887, romanına karşı J. H. Rosny, L. Descaves, P. Margueritte, G. Guicheskaleme aldıkları Manifeste des Cinq (Beşlerin Manifestosu). Doğalcı okula bağlı ancak onun ilkelerini uygulamayan birtakım yazarlar grubun birliğini bozdular: A. Daudet ve Maupassant. Sonunda doğalcı gerçekçiliğe karşı düzyazıda simgecilik hareketi gelişti; Huysmans’ın ayrılışı bu bakımdan anlamlıdır. l’Echo de Paris (Paris’in Yankısı) adlı derginin edebiyatın evrimi konusunda yaptığı soruşturma (1891) edebiyat adamlarının büyük çoğunluğunun (Alexis dışında) doğalcılığa yakınlık duymadıklarını ortaya koydu. Doğalcılık hareketi Fransa dışında da yandaş buldu: Verga ve Capuana (İtalya); Saltıkov ve Korlolenko (Rusya); A. Clarin (İspanya).

    Bu arada Fransız doğalcılığının etkisi özellikle ABD’de büyük oldu. 19. yüzyıl sonunun toplumsal ve ekonomi çalkantıları içerisinde, dışardan getirilmiş bir edebiyat kuramı olmanın ötesinde bir edebi düzenleme gerekliliği olarak kendini gösterdiği bu ülkeden akımın başlıca temsilcileri yetişti: W. D. Howells, Crane, Dreiser, Norris, N. Algren, J. Jones. Almanya’ da ise doğalcılık M. G. Conrad, D. Welten, J. Hart, Bleibtreu K. Hermann, W. Bölsche, H. Bahr ile temsil edildi. Doğalcılığın toplumsal kuruluşların ve yaşayış biçiminin doğaya dönük olmasını amaçlayan öğreti ve 19. yüzyıl sonu şiirinde görülen bir edebiyat hareketi olan doğalcılık (natürizm) ile karıştırılmaması gerekir. Tanzimata kadar Batı dünyasına kapalı olan Türk Edebiyatı’nda bilinen hiçbir edebiyat akımının etkisi gözlenemez. 1860’tan sonra çeviri yoluyla ilkin Romantiklerin eserleri tanınır, 1890’dan sonra da Doğalcılıktan söz eden yazarlar ortaya çıkar: Nabizade Nâzım, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Rasim. Aslında Türk edebiyatında gerçekçiliğin ilkelerini uygulayan yazarlar asıl 1950 sonrasında eser vermiş, yer yer toplumsal ve bireysel planda Doğalcılığın tutumuyla konumlarına yaklaşmışlardır. Özellikle köy öykü ve romanlarında: Orhan Kemal, Kemal Tahir, Fakir Baykurt, Faik Baysal, Talip Apaydın vb.

    Güzel Sanatlarda Doğalcılık: 

    Güzel sanatlarda doğalcılık görünenin doğaya uygun betimi olup sanat tarihi bu sözcükle çeşitli sanat akımlarını ya da üslupları tanımlar ve çoğu zaman da gerçekçilik (realizm) ile özdeşleştirir. Genellikle İÖ 4. ve 3. yüzyıl Yunan sanatı, cumhuriyet dönemi Roma sanatı, eski Hollanda ve 17. yüzyıl Hollanda resmi, Caravaggio’nun sanatı ve 18. yüzyılın resmi doğalcı olarak nitelendirilir. 1850 dolayında Barbizon Okulu’ nun ve Fransız doğa ressamlığının eserleri de doğalcılığın ürünüdür. Gerçek anlamda doğalcılık, 1870-1900 arasında Alman resim sanatında görülen pozitivist, çevre kuramından etkilenmiş eğilimlerdir. Bunlar edebiyattaki doğalcılıkla bir uyum içerisindedir. Toplum yaşamından kesitlerin küçük burjuva idealinin ve emekçi çevrenir yüceltilmeden, gerçekçi biçimde betimlendiği eserleriyle M. Liebermann, L.Corinth,K. Koli Witz bu akımın önemli temsilcileri oldu.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.