Oruç Reis Kimdir? Hayatı, Denizcilikteki Yeri ve Başarıları Hakkında Bilgi

0

Oruç Reis Kimdir ve ne yapmıştır? Büyük bir Türk denizcisi olan Oruç Reis’in maceralı yaşamı, kahramanlıkları, denizcilik tarihinde yeri hakkında bilgi.

Oruç Reis

Advertisement

Oruç Reis Kimdir

Oruç Reis 1474 ile 1518 yılları arasında yaşamış tarihe ün salmış büyük bir Türk denizcisidir. Türk denizcilerinin en büyüklerinden biridir. Barbaros Kardeşler’in İshak Reis’ten sonra yaşça ikincisi, Barbaros Hayrettin Paşa (Hızır Reis) ile İlyas Reis’in ağabeysidir. Baba Oruç diye tanınır ki Barbaros adının da buradan geldiği rivayet edilir.

Oruç Reis sipahi subayı Yakup Ağa’nın oğludur. Yakup Ağa Vardar Yeniceliydi. Fatih Sultan Mehmet’in Midilli’yi fethinde tımar sahibi sıfatı ile Midilli adasına yerleşmişti. Oruç Midilli’de doğdu. Genç yaşında bu kozmopolit adada Rumca, İtalyanca, Latince gibi Batı dillerini öğrendi. Deniz ticaretine başladı.

Yavuz’un ağabeyi Sultan Korkut Türk denizcilerini korumayı adet edinmişti. Oruç da Antalya valisi olan bu şehzadeden büyük ölçüde yardım gördü. Yavuz padişah olunca Oruç Bey Sultan Korkut’un adamı olduğundan dolayı kendisine zarar geleceğini sandı ve Osmanlı topraklarından ayrıldı. Mısır-Suriye Türk-Memluk İmparatorluğu’nun hizmetine girdi. Sultan Kansu Guri’nin bütün ısrarlarına rağmen Memluk amiralliğini bırakıp kardeşi Hızır Reis (Barbaros) ile birlikte Güney Tunus’ta Cerbe Adası’na geldi. Tunus’taki Arap devletini İspanyollar’dan korumak karşılığında Hafsi hükümdarı ile anlaşıp buraya yerleşti.

Oruç Reis Kuzey Afrika’daki Araplaşmış Berberi devletlerinin kargaşalığını gördükten sonra bu topraklar üzerinde tarihte ilk defa olmak üzere şahsi teşebbüsü ile bir Türk devleti kurmayı düşündü. Yavuz da ona Anadolu’dan levent toplamak iznini vermişti ama gene de bir iki bin Türk’le böyle bir teşebbüste bulunmak büyük azim isteyen bir işti. Bir yandan kudretli İspanyol ordusunu ve donanmasını bu topraklardan ve sulardan kovmak öte yandan Arap devletlerini kuşkulandırmamak gerekiyordu.

Advertisement

Avrupalılar Dehşette

Birkaç yıl içinde Oruç’un Batı Akdeniz’de kuş uçurtmamacasına Kuzey Afrika ile İspanya, Fransa ve İtalya arasındaki suları ele geçirmesi en kudretli Papalık ve İspanyol gemilerini donanmalarını yenmesi Batı Avrupa devletleri arasında dehşet uyandırdı. Bu arada Oruç Reis, Cezayir’de Becaye Kalesi önünde İspanyol ordusu ile yaptığı büyük bir vuruşmada sol kolunu kaybetti. Yavuz’dan devamlı surette savaş gemisi, silah, top ve asker yardımı gören Oruç, kardeşi Hızır’ın da yardımı ile Kuzey Cezayir’i ele geçirmeye kesin şekilde karar verdi. Cezayir limanını aldıktan sonra Fas sınırları yakınlarında büyük Tiemsen şehrine geldi.

Batı Akdeniz’de deniz egemenliğinin Türkler’e geçmesindeki korkunç tehlikeyi kavrayan İspanya, Cezayir’e 40 savaş gemisiyle 140 nakliye gemisinin himayesinde 15.000 kişilik bir ordu çıkardı. Orduya Don Diego De Vera komuta ediyordu. 30 eylül 1516’da Oruç, Cezayir önlerinde İspanyol ordusunu perişan etti. Böylece Cezayir’de bir Türk devleti kurulmuş oldu. Oruç adına hutbe okunmaya başlandı.

Bunun üzerine Arap hükümdarcıkları İspanyollar’ı Kuzey Afrika’ya çağırdılar. Tiemsen’i Oruç’tan almak isteyen İspanyollar Gomares Markizi’nin komutasında az bir kuvvetle Tiemsen’de bulunan Oruç’u kuşattılar. Oruç kuşatmaya 6 ay karşı koydu. Ağabeyi İshak Bey bu kuşatmada şehit düştü. Oruç kaledeki Arap ve Berberi askerlerinin sızlanmaları üzerine daha fazla karşı koymaya imkan olmadığını anlayınca bir gece kaleden çıkmaya karar verdi. Ancak 40 kadar Türk askeri kalmış gerisi şehit düşmüştü.

1518 ekiminde bir gece İspanyol hatlarından sızıp dışarıya çıkan Oruç Bey büyük İspanyol ordusu tarafından ısrarlı bir biçimde takip edildi. Oruç Salado ırmağını maiyetinin yarısı ile geçmişti ki geride kalan 15-20 Türk levendini İspanyollar durdurdular. Bunun üzerine Oruç, Salado ırmağını gerisin geriye geçip arkadaşlarının yardımına koştu. Ümitsiz bir vuruşmadan sonra bütün Türk leventleriyle birlikte kendisi de şehit düştü. Cezayir’deki Türk devletini ayakta tutmak görevi Hızır Reis’e (Barbaros‘a) kalıyordu.


Oruç Reis bir resimde canlandırılmış.

Kaynak 2

Oruç Reis, Osmanlı denizcisi (? 1474 – Cezayir 1518). Küçük yaşta Yunanca, İtalyanca ve Arapça öğrendi. Kardeşi İlyas ile birlikte denizciliğe başladı. Rodos şövalyeleriyle yapılan bir deniz savaşında kardeşi İlyas öldü, kendisi de tutsak edildi. Uzun süre zindanlarda ve gemilerde kaldıktan soma, 1502’de II. Beyazit’in oğlu Şehzade Korkut tarafından kurtarıldı. İçinde bulunduğu gemiyi ele geçirerek İskenderiye’ye gitti.

Advertisement

İskenderun Körfezi’nde, kereste sağlamak için çalışırken Rodos şövalyelerinin saldırısına uğradı, donanması dağıldı. Bu zor durum karşısında Antalya’ya kadar çekildi. Bir süre Rodos Adası’nın çevresinde korsanlık yaparak ün kazandı. Bu sırada Şehzade Korkut’un komutanlarından Piyele Bey’in donattığı 22 oturaklı bir geminin kaptanlığına getirildi. Bu gemiyle Ege Denizi’nde korsanlık hareketlerine girişti, İtalya kıyılarında dolaştı. 1512’den sonra Kuzey Afrika kıyılarında dolaşmaya başladı, Cerbe Adası’nı merkez yaptı. Çok sayıda tutsak ve ganimet elde etti. İlerki yıllarda kardeşi Hızır Reis (sonraları Barbaros Hayrettin Paşa) kendisine katıldı. İki kardeş Kuzey Afrika kıyılarına saldıran Avrupalı korsanlara karşı harekete geçtiler. Bicaye Kalesi önünde İspanyollarla yapılan savaşta Oruç Reis yaralanıp bir kolunu yitirdiyse de Minorka Adası önünde İspanyollarla savaşı sürdürdü. Sonraki yıllarda Oruç Reis, Cezayir kıyılarında dolaştı, Cicelli Kalesi’ni ele geçirdikten sonra Berberi kabileleri arasındaki anlaşmazlıklarda arabuluculuk yaptı. Berberilerin gözünde saygınlık kazandı, 20’den fazla gemi ve 500 kadar askeriyle Cezayir Kalesi’ni İspanyollardan kurtardı ve kaleye yerleşti.

Oruç Reis, Cezayir’in iç kesimlerindeki kabileler arasındaki anlaşmazlıkları çözümlemek için çaba harcadı. Tlemsen ile çevresindeki kaleleri ele geçirmeye başladı. Kalatü’l-Kıla önünde İspanyol Komutanı Don Martin ile Oruç Reis arasında kanlı çarpışmalar oldu, Kalatü’l-Kıla İspanyolların eline geçti. Marki de Comeres de Tlemsen’i kuşattı. Oruç Reis yerli kabilelerin desteklediği İspanyollara karşı kaleyi altı ay süreyle savundu. Yanında kalan 40 kadar adamıyla İspanyol kuşatmasını yarmak isterken Garcia de Tineo komutasındaki bir İspanyol birliğiyle yaptığı savaşta öldü.


Leave A Reply