Özel Eğitim Nedir? Özel Eğitim Neden Verilir? Özellikleri Nelerdir?

0
Advertisement

Özel eğitim nedir? Özel eğitim uygulamaları nelerdir? Kimler özel eğitim almaktadırlar? Özellikleri nelerdir? Özel eğitim hakkında tüm bilgiler.

Özel Eğitim Nedir? Özel Eğitim Neden Verilir? Özellikleri Nelerdir?

Özel eğitim, genel eğitim uygulamasında önemli değişiklikler yapılmasını gerektirecek ölçüde toplumsal, ruhsal ya da fiziksel bakımdan ortalamanın dışında kalan çocuklara yönelik eğitim. Üstün yetenekli, zihinsel özürlü, ruhsal bakımdan dengesiz, görme, işitme ve konuşma özürleri ya da ortopedik ve nörolojik kusurları bulunan çocuklar özel eğitim gerektirir.

Batı’da özel eğitim 16. yüzyılda, İspanya’ da bir grup işitme özürlü çocuğu eğiten Pedro Ponce de Leön’un çabalarıyla başladı. 17. yüzyılda İngiltere’de John Bulvver bu çocuklar için dudak okuma yöntemini, 18. yüzyıl sonlarındaysa Fransa’da Abbe de l’Epee Charles-Michel işaret dilini geliştirdi. Gene, 18. yüzyılda Alman eğitimci Samuel Heinicke işaretle anlaşma yöntemine karşı çıkarak dudak okuma yöntemini savundu. Daha sonra Friedrich Moritz Hill, çocuğun yakın çevresiyle ilişkisini temel alan ve bugün yaygın biçimde kullanılan doğal yöntemi geliştirdi. 1784’te Paris’te Kör Çocuklar Ulusal Enstitüsü’nü kuran Valentin Haüy görme özürlü çocuklara okuma öğretti. Avrupa ve ABD’de zamanla bu tür başka okullar açıldı.

Fransız hekim Jean-Marc-Gaspard Itard’ın ormanda bulduğu 11 yaşındaki çıplak ve vahşi bir çocuğu eğitme çabalarını anlatan Rapports sur le savvage de l’Aveyron (1801; Aveyronlu Vahşi Çocuk Üzerine Gözlemler) adlı kitabının yayımlanmasıyla zihinsel özürlü çocukların eğitimi konusunda bilimsel çalışmalar hızlandı. Itard’ın çalışmasından çok etkilenen Fransız psikiyatrist Edou-ard Seguin, Amerika’da bulunduğu sırada zihinsel özürlü çocukların fiziksel ve duyusal alıştırmalarla eğitimi konusunda önemli teknikler geliştirdi. Seguin ve Itard’dan etkilenen italyan psikiyatrist Maria Montessori, özel olarak tasarımlanmış eğitim araçlarıyla çocuğun kendi kendini eğitmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdi.

Advertisement
Geleneksel eğitim gibi özel eğitim de çocuğun yetilerini geliştirmeye yöneliktir.

Zekâ bölümü (IQ) testleri ile tıbbi, psikolojik ve kişilik testi tanılarına dayanarak her çocuk için özel bir program hazırlanabilir. Konuşamayan ve okuyamayan işitme özürlü çocukların eğitimi en çok uzmanlık gerektiren daldır. Dudakla ya da elle eğitim yöntemlerinden hangisinin bu çocuklara daha yararlı olduğu bugün de tartışmalıdır. Bazı okullar yalnızca dudak okuma yöntemini kullanırken, bazıları ikisini birden uygular.

Üstün yetenekli ya da zihinsel özürlü bütün olağandışı çocuklar gereksinmelerine göre özel sınıflarda eğitilirler. Diğer çocuklarla aynı sınıflarda okudukları da olur. Hastanede ya da evde kalması gereken çocuklar özel öğretmenlerce eğitilir. Özel bir bedensel sakatlığı bulunan çocukları eğiten gündüzlü ve yatılı okullar vardır. Araştırmalar, genel kanının tersine, üstün yetenekli çocukların okulda ve okul sonrasında toplumsal yaşama öteki çocuklardan daha iyi uyum gösterdiklerini ortaya koymuştur. Bir çocuğun topluma uyumunda en önemli etken ana babanın yüreklendirmesi ve desteğidir. Özel eğitim yönteminin olağan dışı çocukları toplumdan yalıtladığı öne sürülse de. Bu çocukların toplum yaşamının genel akışına katılması yolunda büyük çabalar harcanmaktadır.

Türkiye’de 1982 Anayasası özel eğitime gereksinimi olanları topluma yararlı kılacak önlemleri almakla devleti görevlendirmiştir. Türkiye’de 0-18 yaşları arasındaki özürlü çocuklar arasında özel eğitim görenlerin oranı yüzde l’in altındadır. Milli Eğitim Bakanlığının planlamasına göre özürlü çocuklar arasında özel eğitim oranının 1994’te yüzde 5’e, 1999’da yüzde 10’a ulaşması öngörülmektedir.

Advertisement

Leave A Reply