Sabiha Gökçen Kimdir? İlk Kadın Savaş Pilotunun Hayatı ve Başarıları

0
Advertisement

Sabiha Gökçen kimdir ve ne yapmıştır? İlk kadın savaş pilotu, Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in hayatı, savaşa katılması ve başarıları.

Sabiha Gökçen (1913-2001)

Dünyada ilk defa bir kadın savaş pilotu, Türkiye semalarından dünyayı selamladı. Bu öyle büyük bir olay ve haberdi ki, tüm dünya medyası bu cesur kadını gazetelerinin manşetlerine taşıdılar, onun için övgü dolu sözler söylediler. Sabi-ha Gökçenin küçük bir hevesle başlayıp, profesyonel olarak devam ettiği, havacılık eğitimi, Türkiye’nin değişen yüzünün en önemli göstergelerinden biriydi, ikinci Dünya Savaşı’nın kapıya dayandığı yıllarda o, tüm dünyaya yeni Türkiye’nin gelişmekte olan çehresini ispat ediyordu.

Sabiha Gökçen

Mustafa Kemal geleceğin göklerde çizileceğinin bilinciyle Türkiye’de havacılık eğitimine büyük önem vermişti. Kadının yerini mutfakta değil, hayatın pek çok alanında erkekle eşit görüyordu. Dünya Türkiye’nin bu başarılı girişiminden oldukça etkilenecek, hatta bu olaydan kısa bir süre sonra Hitler, bu cesur kadının ardından, kendi kadın pilotuna dünyayı dolaştıracaktı. Bir Türk kızı göklerden selam ederken, ABD’de sivil havacılık girişimlerine karşın, neredeyse elli yıl sonra 1993’te kadın savaş pilotlarının yetişmesine izin verildi.

Hayatı

Sabiha Gökçen, 22 Mart 1913’te dünyaya gelir. Annesi Hayriye ve babası Vilayet Başkâtibi Hafız Mustafa izzet Bey’i küçük yaşta kaybetmiş bir öksüzdür. Ağabeyi tarafından büyütülür. Bursa’nın düşman işgalinden kurtuluşundan (11 Eylül 1922) birkaç yıl sonra, Atatürk bu güzel şehre ziyarete gelir. Küçük Sabiha on iki yaşındadır o sırada. Büyük bir heyecanla evlerinin hemen yanında komşu oluveren Paşasını gözlemeye başlar. Onunla tanışacak ve yatılı bir okulda okumak istediğini söyleyecektir. Mustafa Kemal, Hünkâr Köşkü’nün bahçesinde dolaşırken yanına gider.

Advertisement

Sabiha Gökçen

Atatürk’ün Manevi Kızı

Okumak istediğini belirtir. Atatürk, okuma heveslisi bu öksüz kıza, “Benimle Ankara’ya gelip, benim kızım olur musun?” diye sorar. Onun verdiği cevapsa, “Ağabeyim izin verirse…” olur. Mustafa Kemal Sabiha’nın ağabeyi ile konuştuktan sonra, evlat edinir ve onu Ankara’ya götürür. Artık küçük kız için yepyeni bir hayatın kapıları açılmıştır. Nebile, Rukiye, Zehra gibi diğer manevi kardeşleriyle okumaya başlar. (Abdurrahim Tunçak ve Ülkü Adatepe Atatürk’ün diğer manevi evladan) Çankaya İlkokulu ve Üsküdar Kız Koleji’nde öğrenim görür. Hem rahatsızlığı hem de eğitimi için Viyana ve Paris’te bir müddet bulunur. Gökçen soyadını ise, 1934’de soyadı kanunu çıkınca ona Atatürk verir.

1935’teTürkkuşu adlı eğitim merkezinin açılış törenlerindeki planör gösterilerinden çok etkilenecektir Sabiha Gökçen. Planörle uçuş gösterileri ve paraşüt atlayışlarının hayranı olur. Biraz merak, biraz hevesle uçmak istediğini söyler Atatürk’e. Aynı yıl Türk Tayyare Cemiyetinin (bugünkü Türk Hava Kurumu) Türk Kuşu Sivil Havacılık Okuluna girip, brövelerini alır. Yedi erkek öğrenciyle birlikte Rusya’da altı ay sürecek bir eğitime katılır, yüksek planörcülük eğitimini Koktebel Yüksek Planör Okulunda tamamlar. Moskovada motorlu uçak eğitimi okuluna gitmeyi planladığı bir dönemde kız kardeşi Zehra’nın ölüm haberini alır. Atatürk’ün manevi kızlarından Zehra, Londra’dan Türkiye’ye gelirken, Paris’te trenden düşerek hayatını kaybetmiştir. Bu olaydan çok etkilenen Sabiha Gökçen, hemen yurda döner ve bir müddet havacılık faaliyetlerine ara verir. Ancak, Atatürk’ün ısrarı ile kariyerine devam edecektir. Bu sefer, Eskişehir Havacılık Okulu’nda özel ders almaya başlar.

25 Şubat 1936’da ilk defa motorlu uçak ile uçmaya başlar. 1937’ye kadar Eskişehir’de özel eğitimine devam eder. Kendisine özel bir üniforma yaptırılmış, hatta boyu biraz kısa olduğu için uçaktaki aletler kendisine göre ayarlanmıştır. Eskişehir 1. Hava Alayı’nda göreve başlar. Burada altı ay boyunca görev yapar, Trakya ve Ege manevralarına da katılır. Gazetelerde kendisinden övgüyle söz edilmektedir.

Advertisement

Sabiha Gökçen

Tunceli Ayaklanması

Sabiha Gökçen, 1937’de Tunceli Ayaklanmasında görev alır. Böylece dünya tarihinde ilk defa bir kadın pilot savaşa katılmıştır. Gökçen, Tunceli Harekâtı’na katılmak için gönüllü olduğunda, kimse böyle ciddi bir konunun mesuliyetini almak istemez, ciddi bir görevdir, uçağı düşebilir, kendisi esir olabilir. Bunun üzerine Sabiha Gökçen, bizzat Atatürk’ten izin alarak harekâta katılır. Hatta Atatürk, her ihtimale karşı kendi beylik tabancasını Gökçene verir. Harekât dönüşünde iftihar madalyasıyla ödüllendirilir. Günlerce dış basının sayfalarında haberi yapılır.

1938’de askeri kadın pilot olarak Balkan Turuna davet edilir. Atina, Belgrad ve Sofya’ya gider. Birinci dereceden protokol onu karşılar gittiği yerlerde. Dünyanın ilgi odağı olur. Atatürk, Gökçenin yanına teknisyen dahi almasını engeller. Onun uçağı kullanmadığı dedikodularının yayılmasından çekinir. Büyük önderin dünyaya kanıtlamak istediği bir şey vardır. Yeni Türkiye’nin teknolojik gelişmişliğini, eğitime verdiği önemi tüm dünyaya yüksek eğitimli bir kadın aracılığı ile kanıtlamak ister. Bunu başarır da! Yurda döndükten kısa bir süre sonra babası Mustafa Kemal Atatürk’ü kaybeder.

Evlenmesi

1940’da Üsteğmen Kemal Esiner’le evlenir. Ancak mutluluğu kısa sürer. 1943’te eşi vefat eder. Çok sevdiği mesleğine daha da sarılır, eğittiği çocuklara Atatürk’ü ve ilkelerini uzun yıllar anlatır. 1955’e kadar Türkkuşu’nda başöğretmen olarak çakşır.

Advertisement

Sabiha Gökçen, 1996’da seksen üç yaşında son uçuşunu gerçekleştirdi. Gökçen Türk semalarında yirmiden fazla farklı uçak kullandı. Dünya tarihine adını yazdıran yirmi pilottan biri olarak gösterildi. 22 Mart 2001’de Ankara’da hayatını kaybetti. Sabiha Gökçen çağdaş Türk kadınının en önemli simgelerinden birisiydi, şimdilerde ismi bir havaalanı ile yaşatılıyor. Dünyada ilk defa bir kadının adı havaalanına verildi: Sabiha Gökçen Havalimanı.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?