Sevgi Masalı Kitap Özeti Konusu Soru ve Cevapları – Samed Behrengi

0
Advertisement

Samed Behrengi’nin kitaplarından (hikayelerinden) Sevgi Masalı isimli kitabın konusu, özeti ve hikaye ile ilgili sorular ve cevapları.

Sevgi Masalı

Samed Behrengi tarafından yazılmış bir hikayedir.

Sevgi Masalı

Kitap Özeti

Memleketin birinde uzak diyarlarda yaşayan bir padişah ve onun altı yedi yaşlarındaki kızı varmış. Kızın yaşadığı sarayda bir sürü uşaklar ve hizmetçiler varmış. Bunlardan biri de Koç Ali imiş. Koç Ali yemek yerken prensesin yanında durur, eğer peçetesi düşerse eğilip alır ve prensese verirmiş. Ayrıca oyun oynarken yanında durur topu veya oyuncağı kaçarsa onu prensese geri getirirmiş.

Prenses çelik-çomak oynarken bile altın ve gümüş sopalarla oynarmış. Bu sopaların değeri yüz bin liraymış. Ayrıca bu sopaları yapan bir kuyumcu, sopaları yapmak istememesi yüzünden öldürülmüş. Prenses sopaları oynarken Koç Ali onu izlermiş ve prenses her oyunu bittikten sonra hizmetçiler gelip prensesi koltuğa oturtup yemek için özel giysilerini giydirirlermiş.

Advertisement
Koç Ali prensese çok saf ve güzel bir sevgi beslemiş

Koç Ali prensese çok saf ve güzel bir sevgi beslemiş. O, bunda bir kötülük olmadığını düşünürmüş. Bu yüzden de bir gün kalbinin sırrını açıvermiş. O sırada prenses bağda kelebek kovalıyormuş. Ardından ağaca güzel ve kocaman bir kelebek konmuş. Prenses yakalaması için Koç Ali’yi çağırmış. Koç Ali, kelebeği yakaladıktan sonra tülden bir kepçeye koymuş ve tam kelebeği verirken sevgisini itiraf etmiş ve büyünce evlenebileceklerini söylemiş. Sonra prenses Koç Ali’ye tokat atıp ona kendisinin bir padişah kızı onun ise bir hizmetçi olduğunu söylemiş. Sonra tam Koç Ali uzaklaşırken prenses bayılmış. Herkes onun yaptığını düşünmüş. Prenses ayıldığında babasına Koç Ali’yi saraydan atmasını söylemiş. Koç Ali o günden sonra saraydan kovulmuş.

Günler geçmiş ve prenses on yedi on sekiz yaşına gelmiş. Prenses iyice bencil ve çekilmez birine dönmüş. Kendine ait bir süt ve gül suyu havuzu bile varmış. Artık hiç kimse ile konuşmuyor hatta bedenine dokunmalarına izin vermediği gibi bakmalarına da izin vermiyormuş. Bir gün prenses yürürken karşısına nar ağacına konan bir güvercin çıkmış. Güvercin, prensese aşık olduğunu söylemiş. Prenses bir anlığına padişahın kızı olduğunu unutup tatlı dille ona güvercinin aşkını kabul edemeyeceğini söylemiş. Ardından prenses, güvercine eğer kendisini gerçekten seviyorsa kılığından çıkmasını istemiş. Güvercin ise prensese kılığından çıkarsa aşkını kabul edeceğine dair güvence vermesini istemiş. Prenses bu sözlere karşın güvercinin kılığından çıkması için “Dile benden ne istersen!” demiş. Güvercin ise prensesin uykusunu istemiş. Prenses de vermiş. Verdikten sonra prenses  pişman olup uykusunu geri vermesini ve buradan yok olmasını istemiş. Ama artık çok geçmiş. Çünkü güvercin kanatlanıp gitmiş.

Prensesi artık uyku tutmuyormuş

Prensesi artık uyku tutmuyormuş. Yatalak bir hale gelmiş. Doktorlar, prensesin başında nöbet tutuyorlarmış. Prenses bedenine dokundurtmadığı için kimse tedavi edemez olmuş. Bir gün yaşlı bir doktor prensesin bedenine dokunmadan iyileştirebileceğini söylemiş. Onun tek çaresinin birinin ona “Sevgi Masalı” nı anlatması olduğunu ve eğer anlatmaz ise prensesin ölebileceğini söylemiş. Bir sürü kişi masalı anlatmaya gelmiş. Ama herkes masalı uyduruyor ve hiçbirinin masalı etki etmiyormuş. Bir gün bir çoban gelmiş. Prensese bakmadan prensese uzak bir yere oturmuş. Ardından masalı anlatmaya başlamış.

“Bir varmış bir yokmuş uzak diyarlarda yaşayan bir prenses varmış. Prensesin bir dediği iki edilmiyormuş. Bir sürü uşağı varmış ve bunlardan birisi ise Koç Ali imiş. Koç Ali prensesi seviyormuş ve bunun kötü bir şey olmadığını düşünüyormuş Bir gün prenses bağda kelebek kovalarken, Koç Ali sevgisini itiraf etmiş. Prenses buna çok kızmış ve Koç Ali’ye sert bir tokat atmış. Bu olaydan sonra Koç Ali kovulmuş.” Bu sözleri söyledikten sonra çoban durmuş ve prensese Koç Ali’ye ne olabileceğini sormuş. Prenses ona bilmediğini ve ona biraz daha yaklaşıp öyle devam etmesini istemiş. Ardından çoban masalına devam etmiş.

Advertisement
Koç Ali’nin babası çobanmış

“Koç Ali’nin babası çobanmış. Saraydan kovulduğu gün, Koç Ali babasının yanına gelmiş. Babası ona yakın zamanda vefat edeceğini ve kız kardeşi Lale’ye iyi bakmasını istediğini söylemiş. Ardından Koç Ali’nin babası ölmüş. Kız kardeşi eve gelince, önce babası yerine abisini görünce şaşırmış. Koç Ali babalarının öldüğünü söyleyince ikisi de ağlamaya başlamış. Aradan zaman geçmiş, iki kardeşin günleri keçilerine ve hayvanlara meralar bulmakla ve çayırlarla gezinmek ile geçermiş. Bir gün yine keçileri otlatırken, keçilerinden bir tanesinin eksik olduğunu görmüş ve onu aramaya başlamış.

Bulduktan sonra yedi attan oluşan bir sürünün, ona doğru geldiğini görmüş ve hemen bir yere saklanmış. Atlardan biri diğerine, yalnız yaşamaktan çok sıkıldığını ya burada ölmek istediğini ya da kente geri dönmek istediğini söylemiş. Buna karşılık diğer atlar onu teselli etmiş. Atlar gittikten sonra Koç Ali bir ağlama sesi duymuş ve ağlama sesini takip ederken karşısına yedi tane şato çıkmış. Şatoların içine baktığında, aya benzer güzellikte bir kızla, güneş gibi ışıldayan bir oğlan görmüş. Her şatoda kızlar ve oğlanlar gülüşüyormuş. Ancak şatonun birinde ağlayarak resim çizen yakışıklı bir oğlan görmüş.

Koç Ali hemen oğlanın yanına gitmiş ve neden ağladığını sormuş

O ise hemen anlatmaya başlamış. “Ben ve kardeşlerim kentten geldik. Kentte babam ve kardeşlerim demircilik ile uğraşıyorduk. Bundan kısa süre önce babam vefat etti. Babam ölmeden önce hep bize güçlü ve bizim gibi demir dövebilen bir hayat arkadaşı bulmamız gerektiğini söylerdi. O öldükten sonra Merhum amcam iyi bir demirci olduğumuzu kanıtlayabilmemiz için bizi bir teste tabi tuttu. Bizlerden örsü ikiye ayırabilecek bir kılıç yapmamızı istedi. Bizde uzun uğraşlar sonucu kılıçlarımızı yaptık ve örsü ikiye ayırdık. Örsün içinden bir kutu çıktı. Kutunun içinde kuzenlerimizden gelen bir mektup bulduk. Mektupta onlar ve hayat arkadaşlarımızın yanına gelmemizi istediklerini ve bulundukları yeri ilk baharda açan ilk kırmızı laleye sorabileceğimizi söyledi. Biz de öyle yaptık ve laleyi bulduk. Lale bize yolu gösterdi . Ardından kuzenlerimizin ve hayat arkadaşlarımızın bizi orda beklediklerini söyledi.

Sonra bize nasıl at ve güvercin olabileceğimizi öğretti. Onu kopartıp yanımızda götürmeye çalıştığımda, lale bizimle gelemeyeceğini söyledi. Ona neden gelemeyeceğini sorduğumuzda o onu koparmamamız gerektiğini kış yüzünden tüm lale soğanlarının donduğunu o yüzden burada kalıp tohumlarıyla her yeri lalelerle kırmızıya boyaması gerektiğini söyledi. Kuzenlerimizin yanına geldiğimizde tüm herkesin hayat arkadaşı yani bir eşi varken maalesef benim bir eşim yoktu. Yani şu an bu şatoda yalnız yaşıyorum” demiş. Bunu söyledikten sonra Koç Ali ‘ye kimle yaşadığını sormuş. Koç Ali, kardeşim Lale ile deyince ikisi de oğlanın eşinin Koç Ali’nin kardeşi Lale olabileceğini düşünmüş. Oğlan ile Koç Ali Lale’nin yanına gitmişler. Geldiklerinde Lale oğlanı tanımış ve sarılmışlar. Ardından ikisi de Koç Ali’ye evlenmelerine karşı olup olmadığını sormuşlar. Koç Ali ise “Hayır, karşı değilim” demiş.

Advertisement
Sonra tüm kardeşler evlenmiş ve sadece Koç Ali kalmış

Sonra tüm kardeşler evlenmiş ve sadece Koç Ali kalmış. Diğer kardeşler Koç Ali’ye kente gelmesi konusunda ısrar etse de Koç Ali hayvanlarını bırakmamak için orada yalnız kalmış.”

Ardından çoban masala şöyle devam etmiş. “Koç Ali prensesin yanına güvercin olarak gitmiş ve prensese ona aşık olduğunu söylemiş. Prenses ise ona onu seviyorsa kılığından çıkmasını istemiş. Koç Ali kılığını değiştirmemiş onun yerine prensesin uykusunu almış.”

Çoban bunları söyledikten sonra birkaç saniye durmuş. Ardından prenses uykusunu alan güvercinin Koç Ali olduğunu anlamış. Prenses göz yaşları içinde “Koç Ali!” diye bağırmış. Ardından Koç Ali’nin onu almasını ve buradan götürüp birlikte yaşamalarını istediğini söylemiş. Bu sözlerinden sonra üç günlük derin bir uykuya dalmış. Uyandığında prenses ve Koç Ali sonsuza kadar mutlu yaşamışlar.

Sevgi Masalı Soru ve Cevapları

1-Padişahın kızı kaç yaşındadır?
6-7 yaşlarındadır

Advertisement

2-Kızın özel koruyucusunun adı nedir?
Koç Ali

3-Kızın çelik –çomağı neden yapılmıştır?
Altın ve gümüşten yapılmıştır

4-Bayılan kızın boynuna ve alnına ne sürmüşler?
Gül suyu ve şerbet

5-Koruyucu saraydan kovulduktan sonra, kıza ne oldu?
Güvercin kızın uykusunu aldı

Advertisement

6-Kız 17 yaşına geldiğinde ona yanlışlıkla bakanlara ne oluyordu?
Ağır ceza veriliyor

7-Saray bahçesinde ………………… tane havuz vardır.
2 tane havuz var.

8-Havuzlardan biri………………ile, diğeri………………………….. ile doludur.
Biri süt diğeri yasemin ve çay gülü esansı ile dolu

9-Bir gün süt havuzunda banyo yaparken kıyıdaki …………………. ağacına bir……………………………kondu.
Nar ağacına güvercin

Advertisement

10-Güvercin kıza ………………….. …………………………. adını taktı.
Hanım Kız

11-Hekime göre hastalığın ilacı nedir?
Sevgi masalı

12-Genç çoban ………………………. yaşıyor.
Dağlarda

13-Koç Ali kardeşine ne derdi?
Lale

Advertisement

14-Koç Ali yolda kaç atlı ile karşılaştı?
Yedi


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?