Talat Paşa Kimdir?

0
Advertisement

Osmanlı döneminin son sadrazamlarından olan Talat Paşa’nın hayatı ve sadrazamlığı ile ilgili olarak genel bilgiler.

Talat PaşaTalat Paşa (1874- 15 Mart 1921 ), Son Osmanlı sadrazamlarındandır. Edirne’de doğdu. Babası Ahmet Vasıf Bey Alaylı polislik mesleğinden mustantıklığa kadar ilerlemiş olmakla beraber geçim sıkıntısı çekmekteydi. Bundan dolayı oğluna düzenli bir öğretim yaptıramadı. Talat, rüştiyeyi (ortaokulu) bitirdikten sonra, iki yıl kadar Fransız Alyans okulunda da okudu. Öğrencisi bulunduğu bu okulda Türkçe öğretmenliği yapmaya başladı. Böylece hem hayatını kazanıyor, hem de Fransızcasını ilerletiyordu. Bir süre Selânik Hukuk Fakültesinde de okudu. Yaşının çok genç olmasına rağmen, siyasal hayata büyük ilgi duyuyor, II. Abdülhamit’in baskılı idaresine karşı devrimci fikirler besliyordu.

Once «mülâzim» (maaşsız) olarak girdiği Edirne P.T.T. dairesinde bir süre sonra maaşa geçtiyse de, devrimci düşünceleri, bu konudaki gizli çalışmaları yüzünden yakalanıp üç yıl hapse mahkûm edildi. İki yılını çektikten sonra affa uğradı. Bu sırada 22 yaşlarında bulunuyordu. 1898’de yeniden P.T.T. idaresine girdi; Selânik – Edirne dolaylarındaki Gezici Posta Müdürlüğü’ne kâtip oldu. Daha sonraları Başkâtipliğe yükseldi. Bu arada, genç, devrimci, yurtsever subaylarla işbirliği halinde bulunuyordu. Gizli İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurucularından, başta gelenlerindendi. Bu çeşit faaliyetleri hükümet tarafından öğrenilince görevinden gene uzaklaştırıldı.

Bundan birkaç ay sonra Abdülhamit, Meşrutiyet’i yeniden ilan etmek zorunda kalınca Talat Paşa da Edirne milletvekili seçilerek İstanbul’a geldi. Once Meclis-i Mebusan Başkan vekili, 31 Mart olaylarından sonra da İçişleri Bakanı oldu 1914’te, Osmanlı İmparatorluğu’nun I. Dünya Savaşı’na girmesine karar veren kabinede Talât Paşa da vardı.

Talât Paşa’nın Sadrazamlığı

Advertisement

1916’da savaşın en bunalımlı devresinde, Sait Halim Paşa’nın görevinden çekilmesi üzerine, Talat Paşa sadrazamlığa (başbakanlığa) getirildi, «Canım, bu vazife bizler kadar düştü mü?» diyerek başbakanlığı kabul etmek istememiş, ancak ısrar üzerine razı olmuştu.

Talât Paşa, hayatında olduğu gibi, başbakanlıkta da namusluluk, fazileti ilik, iyi niyetlilik örneği olarak çalıştı; yurdunu bu savaştan kazançlı çıkarmak için olanca gücünü harcadı. Osmanlı Devleti’nin ortakları ile birlikte savaşı kaybetmesi üzerine, iç ve dış düşmanlarının eline düşmemek için, Almanya’ya kaçtı. Mütareke yıllarını Berlin’de büyük sıkıntılar içinde geçirdi. Atatürk’ün Anadolu’daki çalışmalarını uzaktan ümitle, sevinçle izliyor, onun başarısını bekliyor, bu arada gücü yettiği ölçüde, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması için Batı devletleri karşısında çabalar harcıyordu.

İttihat ve Terakki Partisi’nin bütün ileri gelenleriyle birlikte, Talat Paşa’yı da bir Ermeni komitesi ölüme mahkûm etmişti. Bu komitenin üyelerinden Taylıryan adında bir adam Talat Paşa’yı 15 mart 1921’de, Berlin’de arkasından ateş ederek öldürdü. Kemikleri, aradan yıllar geçtikten sonra, 1943’de yurda getirilmiş, büyük bir törenle, İstanbul’da, Hürriyetiebediye Tepesi’ndeki şehitliğe gömülmüştür.

Advertisement

Leave A Reply