Telgraf Nasıl Bulundu? İstanbul’da İlk Telgraf Denemesi

0
Advertisement

Telgrafın bulunuşu ve ilk denemesinin İstanbul’da nasıl ve neden yapıldığının öyküsünü konu alan yazımız.

Tarihin ilk çağlarından beri insanlar uzaklara haber göndermek için çeşitli yollara başvurmuşlardı. Bu arada, ilk önceleri ateş yakarak bunun dumanı ile ya da geceleri ateş ışığıyla, gündüzleri aynalarla güneş ışığını yansıtarak haber gönderilmiştir. Işıkla haber gönderme yakın zamanlara kadar sürmüş, daha geliştirilmiştir. Bu usul Napolyon ordusunda, özellikle Mısır seferinde çok kullanılmıştır. Bugün de gemicilikte ışıkla haberleşmek için özel olarak yapılmış fenerler vardır. Bunların yakılıp söndürülmesi ile, Mors alfabesinin benzeri bir alfabe sayesinde haberleşmek mümkün olur.

telgraf Morse

Kaynak: commons.wikimedia.org

Elektrikli telgraf XIX. yüzyılda bulundu. İngiltere’de, Amerika’da birçok bilim insanı bu konuda çalışmışlar, elektriğin haberleşmede çok yararlı olacağını düşünmüşlerdi. Bunların içinde Amerikalı bilgin Samuel Morse tam bir telgraf donanımı yapmayı başardı. Bundan sonra da telgraf tekniğinde birçok gelişmeler art arda sıralandı. Daha sonraları Morse’un bulduğundan çok daha ileri telgraf usulleri kullanılmaktadır.

Morse, uzun uğraşmalardan sonra ortaya çıkardığı telgrafını bir süre hiçbir hükümete kabul ettiremedi. Başvurduğu her yerde ilgisizlikle karşılanıyordu. Bunun üzerine bir kere de Osmanlı hükümetine başvurmayı düşündü; Buluşunu bir arkadaşı ile İstanbul’a gönderdi. O zamanki padişah Abdülmecit buluşu çok beğenip Morse’a ihtira beratı ile birlikte elmaslı bir madalya verdi. Bunun üzerine bütün devletlerin dikkati Morse’a çevrildi. Buluşu değerlendirilerek insanlığın yararına sunuldu.

J38 Telgraf Anahtarı

Tipik bir “düz anahtar”. J-38 olarak bilinen bu ABD modeli, II. Dünya Savaşı sırasında büyük miktarlarda üretildi ve günümüzde yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor. Düz bir tuşta, düğmeye basıldığında sinyal “açık” ve bırakıldığında “kapalı” olur. Çubukların ve yıldızların uzunluğu ve zamanlaması tamamen operatör tarafından kontrol edilir

Telgrafın İlk Denemesi İstanbul’da Yapılmıştır?

Samuel Morse Amerika’da telegrafı icat ettikten sonra, buluşunu geliştirmek, satabilmek için 1839’da Paris’e gitmişti. Bu çalışmalarına Chamberlain adında bir arkadaşı da yardım ediyordu. Morse, o zamana kadar bu icadını birçok hükümetlere teklif etmiş, fakat büyük bir ilgi görmemişti.

Advertisement

Chamberlain, Morse’un henüz çok ilkel bir durumda olan icadını yanına alarak İstanbul’a geldiği zaman çok ümitliydi. Yalnız, alet henüz mükemmel bir hale gelmemişti. Yapılan denemelerin kesin bir başarıyla sonuçlanmadığını görünce aleti alıp, hatalarını gidermek üzere Viyana’ya gitti. Yolda, bindiği geminin Tuna’da batması üzerine bu teşebbüs de yarıda kaldı,

İkinci teşebbüs 1847’de yapıldı. Amerikalı Profesör Lawrence Smith, o sıralarda İstanbul’da jeoloji araştırmaları yapıyordu. Samuel Morse’un icadını duymuştu, bu aletin bir örneğini Amerika’dan getirterek Morse’un adına Osmanlı Hükümeti’ne teklif etme görevini üzerine aldı. Aletin eksik parçalarını İstanbul’da Kolej’de yaptırdı. Son bir kere de denedikten sonra, padişah Abdülmecit’e göstermeye karar verdi.

Telgraf

Deneme, Beylerbeyi Sarayı’nda padişahın önünde yapıldı, başarıyla sona erdi. Ertesi günü Şeyhülislam, sadrazam, harbiye, hariciye, bahriye nazırları ile yüksek rütbeli kimseler önünde bir deneme daha yapıldı. Padişah, Prof. Smith’e, Morse’a verilmek üzere kendi imzasını taşıyan bir ihtira beratı ile kadife bir kutu içinde elmaslı bir madalya verdi.

Advertisement

Böylece, telgraf mucidi Samuel Morse, ilk olarak bir ihtira beratı almış oluyordu. Bu haber dünyaya yayılınca, çeşitli ülkelerin hükümdarları Morse’a madalyalar yağdırmaya başladılar. Padişahın yakın ilgisine rağmen, İstanbul ile Edirne arasında çekilmek istenen telgraf hattı, yurdun uzak illerinden hızla haber ulaştıracak bir makinanm rahatlarını kaçıracağını düşünenlerin baltalamaları yüzünden gerçekleşemedi. Ancak, aradan altı yıl geçtikten sonra Kırım Savaşı çıktığı zaman, telgrafın kurulması şart oldu. O zaman da bütün dünya memleketleri arasında telgraf bağlantısı çoktan kurulmuş bulunuyordu.


Leave A Reply