Yol Nedir? – Sözlük Anlamı

0
Advertisement

Yol ne anlama gelir? Yol kelimesinin terimler sözlüklerindeki anlamı, deyimler ve birleşik kelimelerin anlamları nedir?

1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik

2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
“Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı.” – Ç. Altan

3. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
“Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu.” – Ö. Seyfettin

4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer
“Su yolu. Sel yolu.”

Advertisement

5. Yolculuk
“Yola çıkmak. Yoldan kalmak.”

6. Gidiş çabukluğu, hız
“Bu vapurun yolu az.”

7. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
“Celâl Bey’i sakal bırakma yolunda, kim, hangi örnek özendirdi diye çok düşünmüşümdür.” – H. Taner

8. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik
“Duyguların eğitimi de en iyi, sanat yoluyla olur.”

Advertisement

9. Kumaşta bulunan çizgi

10. Kez, defa

11. Hile, tuzak

12. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan

Advertisement

13. Gaye, uğur, maksat
“Bu yolda çok emek harcandı.”

14. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem
“Bu işi yapmanın bir yolu vardır.”

1. yol yapmak

2. kapanmış olan yolu geçilir duruma getirmek

3. kalabalık bir yerde genellikle saygıdeğer bir kişinin geçmesi için insanları kenara çekip yol vermek

Advertisement

4. bir olayın sebebi olmak
“Seniha’nın bu hareketi türlü türlü tefsirlere yol açtı.” – Y. K. Karaosmanoğlu

5. davranışlarıyla başkalarına örnek olmak

1. bir şeyin olmasını ummak

2. bir kimsenin gelmesini beklemek

kaza, doğal afet vb. sebeplerden olayı yolda ilerleyememek, gideceği yere varamamak
istenilen, gerekli olan biçimde gelişmeye başlamak
“Her şey umulmaz bir çabuklukla yoluna girdi.” – R. N. Güntekin
yasal olmayan yollardan kazanç sağlamak
kalabalık hâlde yolda olmak
“İhtiyar annemle büyük dayım, uslanmak bilmeyen okul kaçağını aramak için yollara dökülmüşlerdi.” – R. N. Güntekin
1. gideceği yolu ve yeri bilmek

2. görgülü davranmak

doğru yoldan ayrılmak, kötü yola sapmak
“Feride, senin kaşların lakırtılarına benziyor, güzel güzel, ince ince başlıyor fakat sonra yolunu sapıtıyor.” – R. N. Güntekin
Yolda engelleme yapıp soygun düzenleyen
Tarlaların arasında görülen verimsiz topraklar
Algoritma
Diplomasi alanında tutulan yöntem, belirlenen tarz
“Bu vaziyette, elbette işgal meselesinin diplomatik yollardan çözülmesinden yanayım.” – A. Kulin
Yarış yolunda, yol gösteren oklar veya levhalar
İdrar torbaları ve siyeğin ortak adı
Doğru yol
Güç durumlarda insanı başarıya ulaştıran, kurtaran davranış, çözüm yolu, çare
“Birinden yardım istemekten başka çıkar yol yoktu ve ben yardım isteyeceğime ölmeyi yeğlerdim.” – A. Kutlu

Advertisement

Leave A Reply