Abayı Yakmak Deyiminin Hikayesi – Anlamı – Örnek Cümleler

0

Abayı yakmak deyimi ne demek, ne anlama gelir? Abayı yakmak deyiminin hikayesi, anlamı, açıklaması, abayı yakmak ile ilgili örnek cümleler.

abayı yakmak

Abayı Yakmak Deyiminin Hikayesi – Anlamı – Cümleler

Abayı Yakmak

“Abayı Yakmak Anlamı”

aşırı biçimde gönül vermek, tutulmak, âşık olmak

Âşık olmak, sevdalanmak, gönül vermek anlamında kullanılan bir deyimdir. Abayı yakmak ifadesi, her ne kadar mecazi bir kullanım olsa da deyimin ortaya çıkmasına vesile olan durumun gerçekten bir abanın yanması hadisesi olduğu rivayet edilir.

Bilindiği üzere “aba”, kalınca yünden yapılmış kaba kumaşa verilen isimdir. Ancak sufi ve dervişler tarafından yaygınca kullanılan bir çeşit üstlük olarak da giyilen bol ve geniş kıyafete de aba denilir. Zaten deyime ilham kaynağı olan olay bu kıyafet ile ilgilidir. Şöyle ki, Osmanlı dönemindeki dervişlerin yaşadığı tekke ve dergâhlar aynı zamanda bir kültür ortamı idi. Buralarda ilmi ve tasavvufi sohbetler yapılır, zikir ve ayinler icra edilirdi.

Rivayete göre söz konusu olay, böylesi bir sohbet meclisinde gerçekleşmiş. Soğuk bir kış gecesi tekke mensupları şeyhin sohbetinden istifade etmek üzere bir araya gelmişler. Bir yandan harlı ocak yanarken bir yandan da sohbet ve zikir halkası oluşturan dervişler, şeyhin deruni sohbeti ve halisane anlatımıyla iç âlemlerine dalıyorlar, vecd içinde manevi bir coşkunlukla kendilerinden geçiyorlarmış. İşte tam böyle bir anda ocağa pek yakın oturan bir dervişin abasına sıçrayan kıvılcım abanın ateş almasına sebep olmuş. Herkes panik içinde ateşi söndürmeye davranırken şeyh efendi, mahcubiyet içindeki dervişi son derece nazikâne bir iltifat ile rahatlatmış: “Hak aşığının içindeki aşk-ı ilahi o kadar yakıcı ki, dışarıda abası yanmış da haberi yok” demiş. Böylece dervişin dalgınlığını güzel bir sebebe bağlayan bu ifade zaman içinde kendisini aşka teslim edenler için kullanılan bir deyim haline gelmiş.

Abayı Yakmak Deyiminin Hikayesi

Eskiden dervişler, yünden yapılma kalın bir elbise giyermiş. Bu elbiseye de aba denirmiş. Tekkelerde, dervişlerin kalacağı küçük odalar, mutfak ve kiler gibi yerler varmış. Bir de büyük bir oda olurmuş ki dervişler derslerini burada dinlermiş.

Kış aylarında burada ders yapılırken, ocakta da harıl harıl ateş yakılarak, içeri ısıtılırmış. Yine kış günlerinin birinde, sırtı abalı dervişler dikkatle şeyh efendiyi dinliyormuş. Dervişler derse öyle dalmış ki, sırtı ateşe dönük olanın abası içten içe yanmış.

Ancak sohbet bittikten sonra yanık kokusunu almışlar ve dervişin sırtındaki abanın yandığını fark etmişler. Herkes bir anda “Abayı Yaktın” diye seslenmiş.

Ocaktaki ateş, Allah aşkıyla yanan dervişin abasını yakmış ama; dervişin tenine hiç zarar vermemiş.

Bu deyim günümüzde, “Kendinden geçmek, birine âşık olmak.” anlamında kullanılmaktadır.

Abayı Yakmak İle İlgili Cümleler

  • *** Arkadaşım, rakip şirketteki kıza abayı yaktığından beri performansı çok düştü.
  • *** Sanırım ben Ona abayı yaktım çünkü ne zaman Onu düşünsem kalbim pır pır ediyor.
  • *** Kıza fena abayı yakmış, ne istese yapıyor, sözünden çıkmıyor.
  • *** Gençlikte abayı yakmak kolaydır ama yaş ilerledikçe mantık daha fazla devreye giriyor.
  • *** Bizim kız komşunun oğluna abayı fena yakmış, evlenmek istiyor.
  • *** Derviş Allah aşkıyla abayı yakmış, Türkçemize de güzel bir deyim kazandırmış.
  • *** O dönemde kara kaşlı, kara gözlü yağız bir delikanlıya abayı yakmıştım.
  • *** Oğlan kıza abayı yakmış gece gündüz, penceresinin önünde bir kerecik görmek için bekliyordu.
  • *** Hanginiz daha önce görüp aşık oldu, sen mi yoksa o mu daha önce abayı yaktı?
  • *** Delikanlı, abayı yaktığı kızdan ret cevabı alınca deliye dönmüştü.

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?