Ahiler ve Ahilik Hakkında Bilgi – Ahilik Nasıl Bir Teşkilattır?

1

Ahiler kimlerdir? Ahilik nasıl bir teşkilattır? Ahiliğin tarihçesi, özellikleri nelerdir? Anadoluda kurulmuş çok eski bir teşkilat olan Ahilik nedir?

Ahilik Haftası İle İlgili Güzel Sözler - Kutlama Mesajları

Ahiler ve Ahilik; Ahilik daha çok bir esnaf teşkilatı olarak XII. yüzyılda, Anadolu’da kurulmuştur. Kurucusu Kırşehir’de, Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat veya Osmanlı Hükümdarı Orhan Gazi zamanlarında yaşayan Ahi Evran yahut Ahi Âren’dir. Hayatı menkibelerle süslenmiş olan Ahi Evran Kırşehir’de vefat etmiş ve oraya gömülmüştür.

Ahi, Arapça “Kardeş” demektir. Kelimenin Türkçe “cömert” anlamına gelen “Akı“dan türediği de söylenmektedir. Her ikisine göre de Ahi Teşkilatı bir kardeşlik, dayanışma ve cömertlik teşkilatı olarak anlaşılır.

Gerçekten Ahiler birbirlerine son derece bağlı, merkezi bir disiplin içinde çalışan, dindar, alçak gönüllü, çalışkan ve dürüst insanlardı. Osmanlı İmparatorluğu’nun kurulmasında büyük tesir gösterdiler. Kaynakların belirttiğine göre Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali bir Ahi idi.

Ahiler sıkı bir eğitim görerek yetişir, “Fütüvvetnâme“lerinde yazılı olan teşkilat adap ve erkanına sımsıkı bağlı olurlardı.

Ahilik Haftası Sözleri

Daha çok şehirlerde faaliyet gösteren Ahiler, Anadolu’da Türklerin kurduğu bir teşkilat olarak dikkati çeker. 14. yüzyılda Anadolu’nun pek çok şehrini gezen İbni Batuta isimli büyük seyyah ahileri uzun uzun anlatır.

Ahiliğin kuruluş sebeplerinden en önemlisi İslâm’ın yerleşilen her yerde yaygınlaşmasını temin etmektir. Ahi olan bir kişi önce bunu düşünür, buna göre hareket eder.

Ahilik, Müslüman esnafın şekillendirdiği ve uzun asırlar boyu Osmanlı Devletinin yardımcısı olmuş önemli bir teşkilattır. Bunlar harp zamanlarında içte çıkan karışıklıkları önler, halkın huzurunu kaçıran isyancılara karşı çıkarlardı. Bu yönden askeri bir özellikleri de mevcuttur.

Teşkilatın asıl görevi şehir halkının çoğunluğunu teşkil eden esnaf zümresinin (debbağlar; “deri işleri ile uğraşan sanatkarlar”, terziler, ahçılar, çizmeciler, ipekçiler, ekmekçiler, sarraflar, kasaplar, manifaturacılar, hatta canbazların dayanışmasını temin etmek, birbirlerini kollamalar^ve toplumun menfaatlerini korumalarını sağlamaktır. Bu sebeple teşkilat bir mektep gibi çalışarak ahileri yetiştirir. Öyle ki içlerinden büyük alimler, edipler bile çıkmıştır. Kanunî devri şairlerinden Bakî’nin saraç çıraklığından yetiştiği söylenir.

Ahilik Haftası Sözleri

Ahiler iki türlü eğitim görürlerdi.

Bunlardan birincisi “Şifahi Eğitim” adı altında Kur’an-ı Kerim dersleri, yemekçilik, usul, adap ve terbiye, raks, musiki, tarih, tasavvuf, Türkçe, Arapça, Farsça ve edebiyat dersleri idi. İkinci eğitime “Seyfı Eğitim” ismi verilirdi. Bu da seçilmiş bazı ahilere gösterilirdi. Seyfi eğitimde kabiliyetini isbat etmiş olan ahi kılıç ve silah eğitimi görürdü.

Ahi teşkilatları kendi kendilerini idare ederler, en küçük suistimal, yolsuzluk ve dine aykırı davranışa müsaade etmezlerdi. Teşkilat merkezi Kırşehir’de ki Ahi Evren Zaviyesi’ydi. Her yıl oranın üst derecedeki yetkilileri Anadolu’yu dolaşarak ahileri kontrol ederlerdi.

Uzun yıllar büyük bir disiplin ve sıkı bir teşkilatlanış içinde faaliyet gösteren Ahi Teşkilatı daha sonraları yavaş yavaş bozulmuş, Ahi gelenek ve görenekleri unutulmuş, 17. asırlarda Lonca Teşkilatları haline gelerek çökmüştür. Buna rağmen hâlâ yurdumuzun her yerinde esnaflarımız arasında zaman zaman Ahi töreleri uygulanır, en azından bu töreler yadedilir.

Ahi Teşkilatlarının kadınlar arasında da yaygınlaştığı bilinmektedir. Bunlara Bacıyan-ı Rum, yani Anadolu bacıları adı verilir ve onlar da kendi aralarında ciddi çalışmalar yaparak teşkilatın kadınlar arasındaki organizasyonunu sağlarlardı.


1 Yorum

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?