Attila Han Kimdir? Hun İmparatoru Attila Nasıl Bir İnsandı? Hayatı, Dönemi

0

Yıllar boyunca Avrupa’yı titreten büyük Hun imparatoru Attila hayatı, dönemi ve savaşları ile ilgili olarak genel bilgiler. Attila kimdir?

Attila

Advertisement

Attila

Attila, Hun Türklerinin en ünlü hükümdarıdır. Dünya tarihinin en büyük ordu komutanlarından ve devlet teşkilâtçılarından biridir. Doğum, ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemekle beraber, aşağı-yukarı 400 – 453 yılları arasında yaşamıştır. Attilâ, amcası Ruga’nın ölümünden sonra, 434 yılında, ilkin ağabeyi Bleda ile birlikte hükümdarlık etti. O sırada Hun İmparatorluğu Karadeniz’den Ren’e kadar uzanıyor ve aşağı – yukarı bugünkü Güney Rusya’yı, Romanya’yı, balkanların kuzey bölümünü, Macaristan’ı, Avusturya’yı, Güney ve Orta Almanya’yı kaplıyordu. Attilâ’nin idaresindeki kısım İmparatorluğun Bizans sınırına dayanan parçasıydı. Bleda ise imparatorluğun batı bölümünde hüküm sürüyordu.

Attilâ, 44l’e kadar Hunlara bağlı çeşitli kavimler arasında merkezden idare düzeni kurmakla uğraştıktan sonra dikkatini önce Bizans, sonra da Batı Roma İmparatorluğu üzerine çevirdi. Bizanslılar’la olan Margus antlaşmasını bir bahaneyle bozarak, orduları ile Bizans sınırlarını aştı, imparatorluğun içinde bulunan Naissus (Niş), Philippopolis (Filibe) şehirlerine varıncaya kadar aldı (441 ). Ertesi yıl da Gelibolu yarımadasında Bizans ordusunu fena bir bozguna uğratarak ağır bir antlaşma yaptı (442 veya 443).

Atillâ, Bleda’yı öldürdükten sonra (4*5) Hun tahtının tek sahibi kaldı. Bizansla barış antlaşmasını bozarak büyük bir ordu ile Trakya’ya saldırdı. Balkan yarımadasını ta Korinthos’a ve Bizans şehrine kadar istilâ etti. 449’da Bizans’a karşı düşman tutumunu değiştirerek o zamana kadar dost ve bağlaşık olduğu Batı Roma Imparatorluğu’na yöneldi. Daha önce Bizans’a yaptığı gibi Batı Roma Imparatorluğu’na karşı kibirli ve tehdit edici bir tavır takındı, ağır isteklerde bulundu. Bu istekleri ileri sürmekle, sadece, silâhlı bir çarpışma için bahane arıyordu.

Attilâ’nin Nişanlısı

Kolladığı fırsatı en sonunda buldu: Batı Roma imparatoru III. Valentinianus’un kız kardeşi Honoria, çocuklarının ileride Valentinianus’un çocuklarına karşı taht dâvacısı olarak ortaya çıkmaması için, ailesi tarafından evlenmemeye mahkûm edilmişti. Attilâ o sıralarda yeni tahta geçmişti. Honoria, belki de ailesinden öç almak için, Attilâ’ya bir nişan yüzüğü göndermişti. Fakat Attilâ prensesin teklifine cevap bile vermemiş ve iş yavaş yavaş unutulmuştu. Bu arada Honoria’nın kendi saray adamlarından birisiyle ciddi bir aşk münasebetine giriştiği meydana çıkmış, bunun üzerine ana imparatoriçe Placidia, kızını ilkin Bizans’ta, ondan sonra da Ravenna Sarayında hapsettirmişti.

Advertisement

Bunu haber alan Attilâ elçilerini Ravenna’ ya gönderdi, nişanlısı Honoria’nın hemen serbest bırakılmasını ve ileride karısına miras olmak üzere İmparator Constantius’un özel malının ve Batı Roma İmparatorluğunun yarısını istedi.

Attilâ Gallia Üzerine Yürüyor

Ravenna Sarayı Attilâ’nin bu isteğini geri çevirdi. Honoria’yı acele evlendirdi. Attilâ bir müddet daha isteği üzerinde ayak diredi. Sonra vazgeçti. Hattâ harb hazırlıklarını örtbas etmek için Ravenna Sarayı ile yeniden iyi münasebetler kurmaya çalıştı. Bu arada Bizans’ta II. Theodosios ölmüş, yerine Markianos geçmişti (450). Markianos, antlaşma gereğince Attilâ’ya ödemek zorunda olduğu vergiyi vermedi. Aynı zamanda, harb hazırlıklarına girişti. Bu hal Attilâ’yı Bizans’a saldırmaktan alıkoydu ve iki imparatorluğun birbiriyle anlaşmasına imkân vermemek için de bir an önce Batı Roma İmparatorluğu’nu çiğnemeye, Bizans’la hesaplaşmayı daha sonraya bırakmaya karar verdi. 451 yılı ocak ayında da Gallia üzerine yürüdü.

atilla

Kanlı Bir Çarpışma

Attilâ, Tuna boyundaki Roma şehri ve istihkâmlarını yıktı. Yolda, çeşitli Germen kı-rıntılariyle büyümüş olan yarım milyonluk ordusu ile, mart sonuna doğru, Ren’i geçti. Mayısta Batı Got Kırallığı’nın sınırına vardı. Temmuz başlarında da Catalaunum’da Roma-Batı Got ordusu ile karşılaştı. Dünya tarihinde Catalaunum veya Mauriacum Meydan Savaşı diye anılan bu büyük ve kanlı çarpışmada 165.000 kişi öldü, kesin bir sonuç alınamadı. Attilâ geri çekildi.

Attilâ’nın Ölümü

Attilâ ertesi yıl (452) tekrar İtalya’yı ele geçirmiye kalkıştı. Mediolanum (Milano), Pavia ve diğer birçok şehirleri zaptettikten sonra Roma yoluna girdi. Roma büyük bir korku içindeydi. Papa Leo, iki eski konsul’e birlikte, barış istemek için Attilâ’ya gitti. Attilâ’nin karargâhı Po ile Minicio’nun birleştiği yerde, Roma yolu üzerindeydi. Hun ordusunu açlık ve salgın iyice hırpalamış, bundan başka Markianos’un, Hun ülkesine saldırdığı haberi de gelmişti. Attilâ heyeti iyi karşıladı. Yıllık vergi karşılığında geri çekilmeyi düşünüyordu. Son olarak, Honoria ile onun payını kendisine vermedikleri takdirde tekrar Roma üzerine yürüyeceğini söyliyerek onları tehdit etti. Fakat tehdidini yerine getiremedi. Ertesi yıl tam yeni karısı İldiko ile evlendiği gece burun kanamasından öldü.

Attilâ’nın Mezarı Nerede?

Attilâ’nin ölümü üzerine çok büyük bir yuğ töreni yapıldı. Cenazesi kıral sarayının önünde kurulan büyük bir Jjoek çadırda, süslü bir katafalk üzerine konuldu En seçkin Hun yiğitleri savaş oyunları oynadılar. Hun şairleri güzel bir sagü söylediler. Çadırın etrafında bir daire teşkil eden Hun savaşçıları bu saguyu elemli sesleriyle tekrar ettiler. Attilâ bundan sonra gömüldü.

Advertisement

Attilâ’nin mezarının nerede olduğuna dair elde hiçbir kesin belge yoktur. Attilâ’dan yüz yıl sonra yaşamış Got tarihçisi Jordanes’e göre, Attilâ’nin cesedini, törenden sonra, altın, gümüş ve demirden hazırlanmış bir tabuta koymuşlar, suyunu geçici olarak başka bir yatağa akıttıkları bir ırmağa gömmüşler, ondan sonra ırmağı yeniden eski yatağına götürerek mezarın yerinin ebedi bir sır olarak kalması için mezarı kazmış olan uşakları da okla vurup öldürmüşlerdir.

Attila’nın mezarı Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde aranmıştır. Hun hükümdarının başkentinin Macaristan’da olduğuna bakılırsa mezarının da aynı yerde olması gerekir.

Attila Han Kişilik Özellikleri

Got tarihçisi Jordanes’e göre Attila kısa boylu, geniş göğüslüydü. İri başına nispetle gözleri ufak görünüyordu. Seyrek sakalına ak düşmüştü. Yassı burunlu, esmer renkliydi. Herkesi kendine çeken, doğaüstü, tarif edilmez bir kuvveti vardı. Onu gördükçe yanındakileri sessiz bir titreyiş sarardı. Bununla beraber, bu korku, bir insanda zalim bir hükümdara karşı beliren korku değil, insanın üstün bir yaratığa karşı duyduğu, adeta dini bir saygıydı.

Mór Than'ın "Attila'nın Bayramı" isimli eseri.

Attila’nın adı herkesi korkuya salardı, çünkü o, tehditlerle etrafını korkutmuştu. En küçük bir incitmeye dehşetli kırılır, hemen savaşla tehdit ederdi. Böylece, istediği birçok şeyleri savaşsız da elde edebilmiştir. Sert olmakla beraber iyi ve adildi de. Akıncı bir hükümdar olmakla beraber kültüre de yüksek değer vermiştir. Şehirleri ve kültür eserlerini manasızca yıkmaktan hiç hoşlanmamıştır.

Attila’nın büyük törenlere sahne olan sarayı bu büyük hükümdara layık bir ihtişamla döşenmişti. Fakat bu parlak çevrede Attila sadeliği severdi. Misafirlerine gümüş kaplarda nefis yemekler ikram ettiği halde kendisi tahta kapla yetinir, sadece et yerdi. Misafirlerin önüne altın ve gümüş kupalar konduğu halde Attila’ya bir tahta kupa verilirdi. Giyimi de basit, fakat temizdi. Kılıç kemeri, çarık kayışı, atının koşumu öbür Hunlarınki gibi altınla, mücevherlerle süslenmiş değildi. Başlıca eğlencesi avdı.

Attila hurafelere fazla inanırdı. Fala baktırmadan bir adım atmazdı. Bir defasında falcılar kendisine soyunun sarsıntı geçireceğini, fakat en küçük oğlu İrnek’ten sonra yeniden eski ışığı ile parlayacağını söylemişlerdi. Attila ondan sonra, İrnek’i büyük oğlu veliaht İlek’ten üstün tutmuştur. Attila’nın bu hareketi Hun İmparatorluğu için çok zararlı olmuş, ölümünden sonra baş gösteren kargaşalıklar yüzünden imparatorluk çok geçmeden çözülmüştür.

Attila ile ilgisi olan Avrupa ülkelerinde Attila hakkında pek çok efsaneler vardır. Attila’ya Batı kaynaklarında “Flagellum Dei” (Tanrı’nın Kırbacı) denir. Batı milletlerinin inanına göre Attila günahlara dalmış olan Hıristiyanlığı cezalandırmak için Tanrı tarafından gönderilmiştir.


Leave A Reply