Balık İle İlgili Atasözleri ve Anlamları ve Açıklamaları – İçinde Balık Geçen

0

İçinde balık kelimesi geçen atasözleri ve bu atasözlerinin açıklamaları, anlamları. Balık hakkında atasözleri ve anlamları.

Balık İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

Arka resim kaynak: pixabay.com

Balık İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

ATASÖZLERİ:

  • *** balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir
    insan, tedbirsizliği yüzünden bir felakete uğradıktan ve iş işten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür.
  • *** balık baştan avlanır
    bir şeyi ele geçirebilmek için onu yönetenleri elde etmek gerekir.
  • *** balık baştan kokar
    bir işte aksaklık başta olanlardan kaynaklanır.
  • *** balık demiş ki etimi yiyen doymasın, avımı yapan gülmesin (onmasın)
    balık çok lezzetlidir etine doyum olmaz ama balık avcıları hep geçim darlığı içindedir.
  • *** battı balık yan gider
    işler kötü gittiğine göre artık istenildiği gibi davranılabilir.
  • *** büyük balık küçük balığı yutar
    güçlüler, güçsüzleri ezer.
  • *** cambaz ipte balık dipte gerek
    kişi, sadece uzman olduğu alanda çalışmalıdır.
  • *** denizdeki balığın bini bir paraya
    henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz.
  • *** denizdeki balığın pazarı (pazarlığı) olmaz
    henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz.
  • *** iyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir
    karşılık beklemeden iyilik yap.
  • *** kaçan balık büyük olur
    elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür.
  • *** mirî malı balık kılçığıdır, yutulmaz
    devlet malı haksız olarak kendine mal edildiğinde rahatça kullanılamaz ve günün birinde hesabı sorulur.

DEYİMLER:

*** balık kavağa çıkınca
alay hiçbir zaman.

Advertisement

Kaçan Balık Büyük Olur Anlamı:

ANAFİKİR : Kaçırılan fırsatlar gözde büyütülür.

Fırsatlar, bizim uzun süren çalışmalar sonunda daha iyi bir duruma geçmek için tasarladığımız şartların kendiliğinden oluşmasıdır. Kısa bir süre için kendilerini bize gösterirler. Göründükleri anda onları yakalamasını, yani değerlendirmesini bilmeliyiz. Bu fırsatlar bir daha karşımıza çıkmayabilir. Ancak karşılarına çıkan fırsatları kaçıranlar, kaçan fırsatı, gözlerinde olduğundan çok büyütür, aynı oranda da üzülürler. Oysa bu üzüntüleri boşunadır. Gerçekten fırsatı kollamasını bilselerdi; fırsatın kaçması diye bir şey söz konusu olmayacaktı. Kaçan fırsatın büyük veya küçük olması hiçbir şey ifade etmez.

Balık Baştan Kokar Anlamı:

ANAFİKİR: Baştaki yöneticilerin tutumu bozuk olunca, toplumun her şeyi bozuk olur.

Advertisement

Toplumu yönetecek kişilerin iyi seçilmesi gerekir. Yöneticilerin kişiliği, tutum ve davranışları, toplumun en küçük bireyini etkiler. Onların her davranışı yönettikleri kişilere örnek oluşturur. Yönetim işlerinde gösterecekleri titizlik, toplumda yapılan her işe yansıyacaktır. O halde, bizi yönetecekleri veya yönetim görevi vereceklerimizi seçerken çok dikkatli olmalıyız. Çünkü onların kötü yönetimlerinin zararını bütün toplum ödemek zorunda kalır.

İyilik Et Denize At Balık Bilmezse Halik Bilir Anlamı:

ANAFİKİR : Yapılacak iyilik karşılık beklemeden yapılmalıdır.

İyilikseverlik büyük bir meziyettir. İyiliksever insanlar, çevrelerinde saygı ile anılırlar. Çünkü yaptıkları bir iyilikle başkalarının mutluluğunu sağlarlar. Gerçek iyilikseverler, yaptıkları iyiliği hiçbir karşılık beklemeden yaparlar. Karşılık beklenerek yapılan iyiliğin bir değeri olmaz. Böyle bir iyilik, iyilik sayılmaz, borç sayılır. Ancak iyiliği yapan karşılık beklemeden iyilik yaparsa, onun karşılığını hiç ummadığı bir anda fazlasıyla görür. İnsanlar yapılan iyiliğin farkında olmasa da onları yaratan, mutlaka bilecek ve iyilik yapanı ödüllendirecektir.

Denizdeki Balığın Pazarlığı Olmaz:

ANAFİKİR: Daha ele geçmemiş nesne hakkında değer biçilmez.

Bazı insanlar çalışıp çabalamaz, hep hayal kurarlar. Bir şeyi çalışarak ele geçirmedikleri için, varlıkların değerini bilemezler. Varlıkların değeri onları kazanmak için harcanan çabalarla orantılıdır. Güçlükle elde ettiğimiz nesneler, değerlidir. Onları elden çıkarma durumunda kalırsak, ona göre bir değer biçerek başkasına verme yoluna gideriz. Daha ele geçirmediğimiz veya emek harcayarak elde etmediğimiz nesnelerin gözümüzde bir değerleri olmadığı için yok pahasına, gözümüzü kırpmadan başkasına vermekten çekinmeyiz.

Advertisement


Yorum yapılmamış

Leave A Reply