Ban Gu Kimdir?

0

Ban Gu kimdir? Han hanedanı döneminde yaşamış Çin’li tarihçi ve bilgin olan Ban Gu’nun hayatı ile ilgili genel bilgiler.

Ban Gu (d. İS 32 ?, Changan – ö. İS 92), Han hanedanı döneminde (İÖ 206-İS 220) Çinli bilgin-memur ve Çin’in en önemli tarihçilerinden biri. Han shu (Han Belgeleri) adlı yapıtı daha sonraki Çinli tarihçilerin en çok örnek aldığı yapıt olmuştur.
Ban Gu
Ban Gu, Han hanedanının yeniden kurulduğu ilk yıllarda imparator tarafından sarayda görevlendirilmiş bir aydın ve eski kitaplar uzmanı olan Ban Biao’nun oğluydu. Saray yaşamından hoşlanmayan Ban Biao hastalığını öne sürerek görevinden ayrıldı ve bağımsız tarih araştırmalarına yöneldi. Sima Oian’ın en eski hanedanlarla başlayıp Batı (Eski) Han hanedanıyla ilgili bölümde yarıda bıraktığı büyük Çin tarihi ShijVyi tamamlamak amacıyla malzeme topladı.

Advertisement

Babasının ölümünden sonra bu girişimi Ban Gu sürdürdü. Ama bu çalışmaları sırasında hanedanlık belgelerini değiştirip bozduğu gerekçesiyle hapse atıldı. Çin’in batı sınırlarını Pamirler’e kadar genişleten ve seçkin bir komutan olan ikiz kardeşi Ban Chao’nun araya girmesiyle aklandı. Aynca imparatorun resmî tarihçiliğine atandı.

Önündeki bütün engeller kalkan Ban Gu, bundan sonraki 16 yılını kapsamlı yapıtı Han shu’yu derlemek ve yayına hazırlamakla geçirdi. Han shu, Shiji’yi örnek almasına karşın, bu uzun dönemli yapıtın yalnızca bir devamı değil, Han İmparatorluğu’nun başlangıcından İS 9’da kısa ömürlü bir hanedan kuran reformcu Wang Mang’ın yönetimine değin uzanan yeni ve kapsamlı bir tarihti.

Ban Gu, Han hanedanının başlangıcına değin geriye giderek, Sima Qian’ın ele aldığı Han dönemi için kullandığı belgelerin çoğunu aynen aldı; ama metinde anlatım yönünden bozuk ya da anlaşılmaz bulduğu yerleri kısaltma ya da sadeleştirme yoluna gitti. Eğitimin yaygınlaştığı, bürokrasinin toplumun her kesimine yayıldığı, yazı malzeme ve tekniğinin geliştiği, yazımın standartlaştığı bir dönemde yaşayan Ban Gu, yakın tarihe ilişkin çok daha geniş bir belge birikiminden istediği gibi yararlanma olanağına sahipti. 200 yıllık bir dönemi ele alan Han shu’nun, 3 bin yıllık bir dönemi kapsayan Shiji’den çok daha uzun olması buradan kaynaklanmaktadır. Sima Qian da, Ban Gu da saray memuruydu. Bu nedenle ana kronolojik öykülerinin çatısını oluştururken kaçınılmaz olarak imparatorların ve yakın akrabalarının yaşamlarına ve sivil ya da askeri yöneticilerin genellikle daha da önemli olan etkinliklerine ilişkin resmî belgelere dayanmak zorunda kaldılar. Bu kronoloji, temel tarihsel olaylar biçiminde Ban Gu’nun yapıtının 1. bölümünü oluşturur. Ban Gu, öbür bölümler için Sima Qian’ın yöntemini benimsemiştir: 2. bölümde, olaylara, soylara, kişilere vb ilişkin çizelge ve şemalar; 3. bölümde, saray törenleri, müzik, maliye ve vergi, denizcilik gibi çok geniş bir alana yayılan konular üzerine incelemeler; 4. bölümde, imparatorların dışındaki önemli kişilerin tek tek ya da toplu yaşamöyküleri yer alır. Ban Gu bunlara doğal olaylar, coğrafya ve imparatorluk kütüphanesinde bulunan kitapların ayrıntılı biçimde tanıtıldığı bibliyografya gibi yeni konular da ekledi. Bibliyografyadaki bilgiler, pek çok yapıt kaybolduğu için metinlerin güvenilirliğini ve ailelerin soy kütüklerinin doğruluğunu araştırmaya çalışan sonraki bilginler için çok büyük değer taşımıştır. Ban Gu, kendi döneminde Çin kavgalı bir devletler topluluğu olmaktan çıktığı için Sima Qian’ın “soydan geçme hanedanlar”a ilişkin 5. kategorisine kitabında yer vermemiştir. Bir tarihçi olarak görevini temelde tamamladığı kanısına varan Ban Gu, siyasal yaşama daha etkin olarak katılmaya karar verdi. Daha önceleri aydınların Konfüçyüs Klasikleri’nin yorumuna ilişkin tartışmalarını uzaktan izlemiş olduğundan, bu konuda pek güçlük çekmedi. Ban Gu, Han shu’da, yer alan az sayıdaki kişisel gözlemlerinden birinde, aydınların bu çabasının yalnızca eski yapıtlara karşı ilgiden doğmadığını, aynı zamanda siyasal amaçlı birçok dokundurma içerdiğini belirtir. Bu konuyu işleyen Baihu tong (Beyaz Kaplan Salonundaki Sempozyum) yapıtının Ban Gu’ya ait olduğu öne sürülmüştür.

Ban Gu 45 yaşına doğru daha maceralı işlere girişmeyi seçti. Han shu’mm son gözden geçirme işini, kendisi de seçkin bir bilgin olan kız kardeşi Ban Zhao’ya bırakarak, Dou Xian’in kurmayları arasına katıldı ve kuzeydeki Xiongnu (Hun) göçerlerine karşı girişilen başarılı seferlerde yer aldı. Bu zaferin anısına dikilen taş yazıtın metnini hazırladı.

Advertisement

Dou Xian’in yeğeni olan 14 yaşındaki imparator, kibirli davranışlarından ve aşırı tutkularından kuşkuya düştüğü amcasını sürgüne yolladı. Böylece Ban Gu Çin tarihinde çok sık rastlanan bir durumla karşılaştı; üstünün gözden düşmesi onu da etkiledi ve sorgulanmak üzere hapse atıldı. Hapiste bulunduğu sırada hastalanarak öldü. Ban Gu’nun kız kardeşi Ban Zhao, Han shu’mın geniş el yazmalarını gerekli özeni göstererek toparladı. Aynca başka bilginleri yapıtın içeriği konusunda eğitmek’e görevlendirildi.

Çinliler yüzyıllar boyunca, Ban Gu’nun yapıtı gibi başlıbaşına bir hanedanı ele alan tarih yapıtları ile birbirini izleyen egemenliklerin ve yönetim sistemlerinin yükselişi ve düşüşünü de kapsadığı için tarihin verdiği dersleri daha iyi gözler önüne serdiği düşünülen daha az sayıdaki genel tarih yapıtları arasında karşılaştırmalar yaparak, bunların göreli erdemlerini tartışmışlardır. Oysa genel tarih yazarları, daha kısa dönemleri ele alan tarihçilerin yapıtlarına dayanmak durumundadır. Bu iki ayrı uğraş alanı niteliksel olarak karşılaştırılamaz. Tarihçi Ban Gu, öncülü olan Sima Qian ve aynı tarih anlayışının 1000 yıl kadar sonra yaşayan bir başka ustası Sima Guang ile bağlantılı olarak değerlendirilmelidir. Bu iki tarihçi açıklamalar ve kişisel görüşler sunmaya eğilimli olduklarından, yorumları daha renkli, hatta kimi zaman daha ilginç görünür. Ban Gu, tarafsızlığı ve kusursuzluğa varan nesnelliğiyle hayranlık uyandırır.

Ban Gu’nun bir tarihçiden çok, tarih yazıcısı olduğu söylenebilir. Ban Gu Han hanedanı ve imparatorluğu dönemini var olan belgelerin sistemli bir özetinden yararlanarak ve olabildiğince olaylara bağlı kalarak yansıtmaya çalışmıştır. Yapıtına Han shu (Han Belgeleri) adını vermesi de bunu göstermektedir.

Ban Gu’nun, yapıtına aldığı belgelerde belirli ölçüde uyarladığı düzyazı üslubu basit, kolay anlaşılır ve abartmasızdır. Anlatıma canlılık kazandırmak için özel bir çaba göstermez. Üslubu özentiye kaçmayan bir kısalık ve özlülük taşır. Sima Qian’a göre daha düzgün bir dil kullanmakla birlikte, döneminin ve sınıfının konuşulan Çincesinden büsbütün uzaklaşmaz. Ban Gu’nun dili, yüzyıllar sonra aşırı özentili düzyazıya tepki olarak ortaya çıkan Han üslubuna örnek olmuştur.

Öte yandan Ban Gu, zamanının en yaygın edebi biçimi olan fu’yu (uyaklı düzyazı) kullanırken, abartma, tuhaflık ve gösterişte, bu tarzdaki yeteneklerini göstermiş olan öbür yazarlardan aşağı kalmaz. Birbirini izleyen iki Han yönetiminin başkentlerinin özelliklerini sayarak öven uyaklı iki düzyazısı, özellikle “kullandığı alışılmamış sözcüklerden ötürü pek çok yazarca taklit edilmiştir. Ban Gu daha basit bir yaklaşımla zamanın yaygın halk şarkılarını örnek alan önemsiz şiirler de yazmıştır. Ban Gu’nun adı, Han imparatoru Wu Di’nin hükümdarlığına ilişkin pek çok fıkra ve söylentiyle bağlantılı olarak da geçmektedir; ama bunlar yalnızca yakıştırma ve uydurmadır.

Advertisement


Leave A Reply