Advertisement

Antik dönemin önemli yerleşimlerinden brisi olan Bergama’nın antik dönem tarihçesi, tarihi yerleri ve eserleri hakkında bilgiler.

BERGAMA TARİHİ; Bergama’nın tarihi, ele geçirilen keramik buluntularla İÖ 7. yüzyıla kadar iner. Bir söylenceye dayanarak adına Pergamon dendi. Kentin adı ilk kez Ksenophon’un “Onbinlerin Dönüşü” adlı eserinde geçer. Ksenophon başında bulunduğu orduyu Doğu Anadolu’dan Yunanistan’a getirirken Bergama’da konakladığını anlatır. Hellenistik dönemden önce Perslerin korumasında saltanat süren satrapların egemenliği altında yaşayan Bergama, İÖ 362’de Misya Satrabı Orontes’in, öteki Batı Anadolu satraplarıyla birlikte ayaklanması üzerinde, İÖ 354’te Pers Kralı Artakserkses’in eline geçti. Granikos (Biga Çayı) Savaşı ile de Büyük İskender’in egemenliğine girdi (İÖ 334).

Büyük İskender

Büyük İskender

İskender’in ölümünden (İÖ 323) sonra komutanları arasındaki paylaşmada Bergama, Antigonos’a verildi. İpsos Savaşı’ndan sonra (İÖ 331) da Lysimakhos’un eline geçti. Lysimakhos’un ölümünden sonra komutanlarından Philetairos (İÖ 283-263), Seleukoslara bağlı bir devlet kurdu. I. Eumenes (İÖ 263-241) döneminde de bağımsız bir devlet oldu. I. Attalos (İÖ 241-197) döneminde genişlemesini sürdürdü. III. Eumenes (İÖ 197-159) ile Bergama Krallığı en güçlü dönemini yaşadı. Bu dönemde Zeus Sunağı ile kitaplık yapıldı. Yerine geçen kardeşi E. Attalos (İÖ 159-138) ile zayıflamaya başlayan Bergama’nın son kralı III. Attalos (İÖ 138-133), çocuğu ve halefi olmaması nedeniyle devletin topraklarım bir vasiyetname ile Roma’ya bıraktı. Roma bu topraklar üzerinde Efes başkent olmak üzere Asia adıyla bir eyalet oluşturdu.

Roma-Pontos savaşlarında Bergama, eyaletin öteki kentleriyle birlikte Pontos Kralı VI. Mithradates’in eline geçti.

Konsül Sulla’nın Pontos’u yenmesiyle Bergama yeniden Roma topraklarına katıldı. Sezar’ın katilleriyle triumvirler arasında yapılan Philippi Savaşı’ndan (İÖ 42) sonra Bergama Marcus Antonius‘un eline geçti. Bu arada sevgilisi Mısır Kraliçesi Kleopatra’ya Aleksandreia (İskenderiye) Kitaplığı’na verilmek üzere ünlü ve zengin Bergama kitaplığından 200 bin cilt kitabı armağan etti. Octavianus ile Marcus Antonius arasındaki Actium Savaşı’ndan (İÖ 31) sonra Octavianus’un (Augusutus) iÖ 27’de kurduğu Roma İmparatorluğu ile birlikte Bergama da Bizans dönemine kadar sürecek olan parlak dönemlerinden birini başladı.

Bergama Antik Kenti

Advertisement

Roma İmparatorluğu’nun ilk imparatorları bu kentte büyük bayındırlık etkinliklerinde bulundular. İmparator Diocletianus (İS 284-305), Asia Eyaleti’ni yeniden düzenleyince Bergama, Yeni Asia Eyaleti’nin içinde yer aldı. Roma İmparatroluğu’nun ikiye ayrılmasıyla (395) Bizans İmparatorluğu döneminde Bergama, önemini giderek yitirdi ve Efes Başpiskoposluğu’na bağlandı. 716’da Arapların eline geçti. Bir yıl sonra yeniden Bizans’a bağlandı. I. Manuel Kommenos (1143-1180) dönemi, Bergama’nın Bizans elindeki son parlak çağıdır. 1306’da Karesioğullarının eline geçen kent, 1341’de Osmanlı egemenliğine geçti. 1919’da Yunanlılar tarafından işgal edildi; 1922’de geriye alındı. Mübadele sırasında Yunanistan’dan gelen Türk göçmenler buraya yerleştirildi.

TARİHSEL ESERLER:

Antik Çağ’ın ünlü kentlerinden biri olan Bergama’da ilk araştırmaları bir Alman mühendisi olan Kari Humann yaptı. Ele geçirdiği Zeus Sunağı’na ait parçaları Berlin’e götürdü. Osmanlı Hükümeti’nden alınan izin üzerine Berlin Müzesi’nden bir heyetle 1878’de akropolde kazılara başladı. 1886’ya kadar süren bu dönemde Zeus Sunağı, Athena Tapınağı ve Traianeum, 1900-1914 arasındaki dönemde agora ve Attalos’un sarayı açığa çıkarıldı. 1927-1938 arasında Asklepion ve Kızıl Avlu’da kazılar yapıldı. Ele geçen taşınabilir eserlerin bir bölümü İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne getirildi. Bergama Müzesi’nin açılmasından sonra bulunan tüm eserler Bergama Müzesi’nde yer aldı. Günümüzdeki kazıları İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü adına bir heyet yürütür.

Bergama Antik Kenti

Ele geçen bazı buluntular yerleşmenin tarihini, tarih öncesine kadar indirirse de Bergama’nın tarihi Hellenistik dönemden sonra iyi bilinir. Hellenistik dönemde kentin çevresi kule ve surlarla çevrildi. İlk yapılar akropolün üzerine yapıldı. Kent sonraları aşağı doğru genişletildi. Yukarı, orta ve aşağı olmak üzere üç bölüme ayrıldı. Akropoldeki kalıntılar arasında; Athena Tapınağı, heroon, kitaplık, I. Attalos ve II. Eumenes’in sarayları, Traianeum, büyük tiyatro, Dionysos Tapınağı, Zeus Sunağı (günümüzde Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde sergilenmektedir), yukarı agora bulunur.

Advertisement
Akropolün güney eteğinde yer alan orta kentte; Hera Tapınağı, Demeter Temenosu, gymnasion, nymphaion (çeşme binası) ve agora kalıntıları bulunur.

Aşağı kentte, yani bugünkü Bergama İlçesi’nin bulunduğu yerde, Roma tiyatrosu, amphitiyatro, stadion, Serapis Tapınağı ve günümüzde de kullanılan Roma dönemi köprüleri ve tünelleri yer alır. Ayrıca, Beylikler ve Osmanlı döneminden kalma, cami, medrese ve bir han binası öteki eserler arasındadır.

Bir sağlık merkezi olarak kurulan Asklepion’da ise propylon, Asklepios Tapınağı, sütunlu yol ve tiyatro kalıntıları yer alır.

Bergama Antik Kenti

Kentteki öteki önemli eserler mezar kalıntılarıdır. Bunlar kentin batı girişinden biraz önce “Mal Tepe” denilen yerde bulunur. Buradaki mezarlar Hellenistik dönem sonu ile Roma dönemi başlarına aittir. Bu mezarların çoğu kazılar başlamadan önceki zamanlarda soyulmuştur. En büyük tümülüs (yığma tepe) eski çağlardan beri yapılan kaçak kazılarla yıkıma uğramıştır. Mezar odası henüz bulunamamıştır.

Advertisement

Yorum yapılmamış

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?