Birinci Dünya Savaşındaki Cepheler Hangileridir? Yapılan Savaşlar

0

Birinci dünya savaşındaki cepheler. Birinci dünya savaşına katılan ülkeler. İtilaf ve İttifak devletleri nelerdir? Siper savaşları, Alman-Rus Çarpışmaları, Türk Cephelerinde neler olmuştur. Amerika ne zaman ve nasıl birinci dünya savaşına girmiştir.

Birinci Dünya Savaşında Cephedeki Askerler

Birinci Dünya Savaşında Cephedeki Askerler

Savaşa Giren Kuvvetler

Dünya tarihinde ilk defa olarak bu savaş boyunca akıl almaz askeri kuvvetler karşılıklı yığılmışlardı.

İttifak Devletleri : Almanya 40 kolordu (109 tümen + 11 süvari tümeni), Osmanlı İmparatorluğu 63 tümen (9 ordu), Avusturya-Macaristan 16 kolordu, Bulgaristan ise 15 tümen çıkarmışlardı.

Bu kuvvetler muvazenesiz olarak karşılarında birleşen İtilaf devletlerinin (Müttefikler de denir) şu kuvvetlerine karşı çarpışmışlardır: Fransa 21 kolordu (83 tümen + 10 süvari tümeni), Rusya 37 kolordu ve ayrıca 19 süvari tümeni, İngiltere 40-50 tümen, Amerika 42 tümen, Belçika 6 tümen, Sırbistan 19 tümen, Romanya 25 tümen, Karadağ 3 tümen, Yunanistan 10 tümen, İtalya 1 kolordu, Portekiz 5 tümen, Japonya da savaşa yalnız deniz kuvvetleriyle katıldı.

Bu muazzam kuvvetlere karşı Almanya büyük bir güç gösterdi. Oldukça iyi yetiştirilmiş silahlandırılmış son derece iyi ikmal edilen kuvvetli tümenleriyle kendilerinden daha üstün kuvvetlere karşı doğu ve batı cephelerinde savaştı. Dünyanın şüphesiz en güçlü askeri devleti durumunda olan Almanya’nın savaşın ilk aylarında Genelkurmay Başkanı (fiilen başkomutan) Orgeneral von Moltke’ydi, sonra yerine Orgeneral (Türk mareşali) von Falkenhayn getirildi, 1916’da o da değiştirilerek Mareşal von Hindenburg Genelkurmay Başkanı, Orgeneral von Lüdendorff da yardımcısı oldular.

Yıldırım Savaşı

V. Fransız ordusunu tamamen bozguna uğratan Almanlar, Paris yolunu tutmakta gecikmediler. Lüksemburg, Belçika ve kuzey Fransa işgal edildi. Bu yıldırım savaşı, Fransız ve İngilizlerin yıllardan beri hazırladıkları savaş planlarını uygulamaya fırsat vermedi üstünlük tarih boyunca olduğu gibi ilk etapta Almanlar’ın eline geçti. Fransız-İngiliz-Belçika kuvvetleri panik halinde Almanlar’ın önünden kaçıyorlardı.

6-12 Eylül 1914’te Marne nehri üzerinde yapılan kanlı çarpışmalar Paris’e 30-40 km. kala Almanlar’ı durdurdu. Bu da Fransa’nın yıldırım savaşıyla mütareke istemek zorunda bırakılamaması böylece 43 yıllık Alman Genelkurmay planlarının 1.000.000’u geçen Müttefikler tarafından başarısız bırakılması üzerine, az-çok hatalar yaparak “hatasız kurmay” vasfını kaybeden von Moltke’ nin İmparator tarafından değiştirilmesiyle sonuçlandı.

Siper Savaşları

Fakat Fransızlar hiçbir zaman Almanlar’ı kuzey Fransa’dan atamadılar. Böylece 4 yıl sürecek olan pek yıpratıcı siper savaşları başladı. Manş kıyılarına hakim olup İngiltere ile Fransa’nın iletişimini kesmek ve Fransa’yı ölüme mahkûm etmek amacıyla Almanlar’ın yaptıkları 14 taarruz 200.000 zayiatla neticelenmekten öteye geçemedi.

10 kasımda yapılan son taarruz da 300.000 zayiata mal oldu. Sonuncu taarruz sırasında Alman hükümdarlarının en seçkin hassa alayları nı da yok olma tehlikesi ile başbaşa bıraktı. Almanlar Manş’ı ele geçiremeyeceklerini anladılar siperlere çekildiler. Fakat bu 1914 yaz ve sonbahar savaşları sonunda Fransa’nın en önemli endüstri ve maden bölgeleri Almanlar’ın eline geçmiş oldu. Gene bu çarpışmalarda ilk defa olarak zehirli gaz kullanıldı.

Alman-Rus Çarpışmaları

1915’te Almanlar’ın Rusya’yı yenmek Avusturya-Macaristan’ın Rusya karşısındaki yükünü hafifletmek için doğu cephesine önemli kuvvetler nakletmeleriyle Fransa’yı tamamiyle ele geçirmek hedefinin terkedildiği ilan edilmiş oldu.

Daha 1914 Ağustosunda Doğu Prusya’da Tanenberg’de von Hindenburg Rus ordularını imha etmiş 90.000’ini esir almıştı. Fakat Rusya’nın 10.000.000 talimli akeri vardı. Devamlı olarak takviye alıyorlardı. 12 Eylül 1914’te Lvov’da Ruslar Avusturyalılardan 400 top ve 100.000 esir alarak büyük bir zafer kazandılar. Kasım 1914’te Almanlar Berlin’e girmek hedefi ile hareket eden 2 Rus ordusunu darmadağın ettiler. 45.000’ini esir aldılar. 7 şubat 1915’te von Hindenburg X.Rus ordusunu tamamen imha etti 100.000 de esir aldı. Fakat 15 martta Ruslar cephenin güney kesiminde Avusturyalılar’dan 150.000 esir aldılar. 1915 yazında Almanlar Ruslar’a tamamen üstünlük kurarak Galiçya’yı, Lehistan’ı, Letonya’yı, Litvanya’yı aldılar. Rusya’nın o zamanki başkenti Petersburg’un oldukça yakınlarına kadar ilerlediler.

Fakat gene o yıl (1915) 27 mayısta o ana kadar Almanya’nın müttefiki geçinen İtalya’nın saf değiştirip Almanya’ya karşı savaş açmasına engel olunamadı. Böylece Alman ve Avusturyalılar’a karşı yeni bir cephe daha açılmış oldu. 20 Avusturya tümeninin İtalya cephesine göndermek zorunda kalınması Rusya cephesini zayıflattı Rusya’nın safdışı edilmesini geciktirdi.

Osmanlı İmparatorluğu Savaşa Giriyor

3 kasım 1914’te yani Almanlar’ın yıldırım savaşı ile yıllardan beri iddia ettikleri gibi Fransa’yı teslim zorunda bırakamayacaklarının anlaşılmasından sonra Osmanlı İmparatorluğu Enver Paşa tarafından savaşa sürüklendi. Dünya denizlerine hakim olan büyük devletlere karşı savaş açmak çılgınlığına sevkedildi.

1915 Martından başlıyarak İngiltere -Fransa – Avustralya – Yeni Zelanda – Kanada deniz ve kara kuvvetlerinden oluşan büyük kuvvetler Çanakkale önüne yığıldı, Gelibolu’ya asker çıkarıldı. Maksat Boğazlar’ı ele geçirmek, İstanbul’u düşürerek Osmanlı İmparatorluğunu saf dışı etmek ve Rusya ile aralarında ki engeli aşmaktı. Bu savaşın Almanya aleyhine son bulması demekti. Müttefikler Çanakkale’de Atatürk sayesinde büyük bir yenilgiye uğradılar.

Bu sıralarda Almanya’nın Afrika’daki sömürgeleri (Tanganyika, Kamerun, Togo, GüneyBatı Afrika) İngilizler tarafından ele geçirilmiş bulunuyordu.

Alman donanması Baltık’tan pek çıkamıyordu. İngiliz-Fransız donanması ile vuruşarak berabere kalmış durumdaydı. Fakat bir işe yaramıyordu. Alman denizaltılar 1063 gemi batırdılarsa da İngiltere bundan yılmadı.

Sırplar 100.000 zayiat vermekle beraber Avusturyalılara karşı inatla dayanıyorlardı. Sırplar’ın karşısında 18 Avusturya-Alman tümeni bulunuyordu. 24 eylül 1915’te Mareşal von Mackensen Sırplar’a karşı taarruza geçti. Birkaç

gün sonra Bulgaristan da İtilaf Devletlerine katılarak Sırbistan üzerine yürüdü. Kasım sonunda artık Sırbistan yoktu. Ordusu mahvolmuş bütün topraklan işgal edilmişti. Selanik’e çıkartma yapan İngiliz – Fransızlar bunu önleyemediler. Berlin İstanbul yolu açılmıştı.

Türk Cepheleri

Türk cephelerine gelince Irak’ta İngilizler’e karşı olan Türk cephesi (VI. Türk Ordusu), İngilizler’i Bağdat yolundan durdurdu. Selman Pak’ta İngilizleri yendikten sonra Kutülamare’de bir İngiliz tümenini generalleriyle beraber tamamen ve silahlarıyla esir etti. Kafkas cephesinde Enver Paşa’nın bizzat idare ettiği Sarıkamış taarruzu Ruslar’dan çok karakışın tesiriyle büyük bir yenilgi ve zaiyatla sona erdi. 111.Türk Ordusu fena halde ezildi.

Filistin cephesinde IV.Türk Ordusu (Bahriye Nazırı Cemal Paşa komutasında), Süveyş Kanalı’nı ele geçirmek için iki kere Mısır’a taarruz ettiyse de, Kanalı düşürmek mümkün olmadı. İngilizler, Türkler’e karşı bu cephede cehennemi bir hazırlıkta bulunuyorlardı. 31 mayıs 1916’da İngiliz ve Alman donanmaları karşı karşıya geldilerse de iki tarafın da önemli zayiatına rağmen yenişemediler.

Romanya Düşüyor

28 ağustos 1916’da Romanya da İttifak Devletlerine savaş açtı. Fakat Transilvanya’yı Avusturya-Macaristan’dan almak, Budapeşte’yi yıldırım savaşıyla düşürmek planları sonuç vermedi. Aksine Alman Mareşali von Mackensen’in başkomutanlığındaki Alman-Avusturya-Bulgar-Türk (I.Türk kolordusu) birleşik kuvvetleri yıldırım savaşıyla 380.000 zayiat verdirerek Aralık ayında Romen ordularını yok ettiler. Bükreş düştü. Romanya teslim oldu.

İttifak Devletleri askeri güçlerinin zırvesindeydiler. Ruslar’ın Romanya’yı kurtarmak için bütün gayretleri boşa çıkmıştı. Türk kolordusu Ruslar’a karşı Galiçya’ya nakledildi. İtalyanlar, Avusturya-Macaristan’la başa çıkamıyorlardı.

Amerika Savaşa Katılıyor

Türk-Alman-Bulgar kuvvetleri İngiliz-Fransız-Sırp-Yunan-Rus-İtalyan birleşik kuvvetlerini Makedonya cephesinde yenilgiye uğratmışlardı. Rusya çökmek üzereydi. İtilaf devletlerinin savaşı kazanmak için tek ümidi kalmıştı:

Amerika’nın sonsuz kaynaklarıyla savaşa girmesi. Japonya da Almanya ile savaş halinde olmakla beraber Okyanusya’daki Alman adacıklarını işgalden başka bir şekilde Avrupa kıta savaşına karışmak niyetinde değildi.

Nihayet Alman denizaltı savaşına karşı ABD kamuoyu galeyana getirildi. 5 nisan 1917 de Amerika da İttifak Devletlerine savaş açtı. Fakat bir Amerikan ordusu yoktu. Parça parça Amerikan tümenlerinin kurulmasıyla Avrupa’ya nakli aylar hatta yıllar istiyen bir işti. Amerika 1,5 yıl içinde acilen Fransa cephesine 42 tümen (1.500.000 asker) yollamayı üzerine aldı 8 ocak 1918’de Başkan Wilson meşhur 14 prensipini dünyaya ilan etti. Hiçbir zaman gerçekleşmeyen bu prensipler bunlara inanarak 4 Merkezi Devletin manevi savaş gücünü geniş ölçüde kıran bir propaganda olmaktan ileri gitmedi.

Ruslar Ateşkes İstiyor

22 Ocak 1918’de Rusya mütareke istedi ve böylece saf dışı edilmiş oldu. Almanlar Ukrayna’yı işgal etmişlerdi. Türk donanmasının üstünlüğü karşısında zaten savaşın başından beri Karadeniz’de Rus donanması sinmiş durumdaydı.

Çarlık yıkılmış Komünistler iktidarı ele geçirmek için uğraşıyorlardı. Böylece oldukça büyük Alman-Avusturya kuvvetleri Fransa cephesine, kısmen de İtalya ve Makedonya cephelerine yığıldı. İtalya’nın da yıkılmak üzere olduğu sanıldı. Amerika’nın işe karışması İtilaf Devletleri İçin bir can kurtaran olmuştu. Şayet Amerika savaşa girmeseydi bugün bu savaiın sonuçları tam tersi olabilirdi.

Yenilgiye Doğru

11 mart 1917’de VI.Türk ordusu kendisinden çok üstün olan İngiliz-Hint kuvvetlerine Bağdat’ı bırakmak zorunda kaldı. 9 aralık 1917’de de IV., VII. ve VIII. Türk ordularının (Yıldırım Orduları Grubu) bulunduğu Filistin cephesinde Kudüs’ü sayıca ve teçhizat olarak üstün İngiliz kuvvetleri aldılar. Birinci ve İkinci Gazze savaşlarında Türkler düşmanı yenmişler fakat üçüncüsünü kaybetmişlerdi.

Alman denizaltıları her ay 400.000 ton kadar İtilaf gemisi batırmakta devam ettiler. Fakat gittikçe kuvvetli konvoylar halinde yola çıkan Amerikan gemilerinin İngiltere ve Fransa’ya muazzam nakliyatını durduramadılar.

1918 martında Almanlar hiçbir devlette eşi görülmemiş çap ve güçteki toplarla Fransız cephesini dövüyorlar Alman uçakları Paris’e göz açtırmıyorlardı. İngiliz-Fransız-Amerikan-Belçika-Portekiz ve büyük ölçüde sömürge kuvvetleri cepheyi zor tutuyorlardı. Esir almasına 10 Fransız tümenini de yok etmesine rağmen Almanya düşmanı bir türlü çözemedi. Alman saldırılarının devamı sonucu değiştiremedi. Amerikan takviyesi ise maksimum seviyeye

ulaşmıştı.Alman Genelkurmayı 14 Ağustosta savaşın kazanılmasına imkan olmadığını İmparator’a bildirdi.

Osmanlı İmparatorluğu ve Almanya Yeniliyor

Makedonya cephesinde İtilaf Devletleri 30 tümenle taarruza geçtiler. 27 eylülde Bulgaristan bu cephedeki itilaf Başkomutanı Fransa Mareşali Franchet d’Esperey’den ateşkes istedi. Böylece Avusturya, Almanya ve Osmanlı İmparatorluğu arkalarından vurulmuş oluyorlardı. Savaşa devama imkanı kalmamıştı.

Alman kuvvetleri Fransız topraklarını derinliğine işgal ediyorlardı. Hiçbir Alman toprağı işgal edilmiş değildi. Avusturya da hemen hemen aynı durumdaydı. Bu çerçeve içerisinde İttifak Devletlerinin mütareke istemeleri ibrete değerdir.

Kasım 1918’de itilaf Devletleri başta İngilizler olmak üzere dünya tarihinde görülmemiş bir galibiyetin tarafı durumundaydılar. Dört Merkezi Devlet’le çok ağır mütarekeler yapıldı. Avusturya ve Osmanlı İmparatorluğu parçalandı. Almanya’dan da çok önemli topraklar alındı bütün sömürgelerine el konuldu. Zengin toprakları işgal edildi. Bütün zengin kaynaklar mağlup devletlerde zafer kazanmış devletlere doğru aktarıldı. Bu kabulu mümkün olmayan ağır şart ve dikteler İkinci Dünya Savaşı’nı doğurmuştur.

Almanya ile Versailles Barışı (20 haziran 1919), Avusturya ile Saint-Germain Barışı (10 eylül 1919), Macaristan’la Trianon Barışı (4 haziran 1920), Bulgaristan’la Neuilly Barışı (27 kasım 1919), Türkiye ile Sevr Barışı (10 Ağustos 1925)  Birinci Dünya Savaşı’na son verdi.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?