Boğaz Dokuz Boğumludur Ne Demek? Atasözünün Anlamı, Kompozisyon

0

Boğaz Dokuz Boğumludur ne demektir? Atasözünün anlamı ve açıklaması. Boğaz Dokuz Boğumludur konulu kompozisyon, yazı.

Boğaz Dokuz Boğumludur

Arka resim kaynak: pixabay.com

Boğaz Dokuz Boğumludur:

ANAFİKİR : Bir söz söylenmeden, önce onun yaratacağı etki düşünülmelidir.

Advertisement

Sözler, duygu ve düşünceleri yansıtır. Yaratacağı etkiler düşünülmeden söylenen sözler, kişinin başına ummadığı şeyleri getirebilir. Bir olayın üzerimizde bıraktığı etkiden sonra söyleyeceğimiz sözler, duygularımızın ağır bastığı sözler olacaktır. Öyle durumlarda, olayın üzerimizdeki etkisinin geçmesini beklemek, en akılcı yol olur. Ummadığımız sonuçlarla karşılaşmak istemiyorsak, duygusal davranmayıp, bütün sözlerimizi düşünerek söylemeliyiz.

Boğaz Dokuz Boğumdur, Sözü Yutkuna Yutkuna Söylemeli;

Akıllı, olgun ve tecrübeli insan, sözünü bilerek, düşünerek, tartıp biçerek söyleyen insandır. Düşünmeden, rastgele, ağzına geleni söyleyivermek ancak cahil insanların harcıdır. Bu tutum, çok kere söyleyeni çok kötü durumlara düşürdüğü gibi toplum içinde huzursuzluk, geçimsizlik, münakaşa gibi tatsız olaylara sebep olur. Bunun neticesinde kin, nifak, fesad tohumları boy atmaya başlar. Sözün bu olağanüstü gücünü Yunus Emre bakınız şu mısralarda ne güzel anlatır;

«Söz ola kese savaşı. Söz ola kestire başı» Düşünmeden, rastgele konuşma huyunda olan insanın kendi kendisine de saygısı yoktur. Kimse tarafından sevilmemeyi, itibar görmemeyi, hatta hakaretlerle karşılaşmayı göze almıştır. Atalarımız; «istediğini söyleyen istenmediğini işitir.» derken bunu kasteder.

O halde, kendimize ve çevremize saygımız varsa, toplum huzur ve barışına katkıda bulunmak istiyorsak sözlerimizi nereye varacağını bilmeden, akıl ve mantık süzgecinden geçirmeden söylememeye dikkat edeceğiz. Hz. Muhammed’in: «Belâ, insanın sözü üzerine gelir.» sözünü unutmayacağız.

Advertisement

Söz Dokuz Boğumdur Boğa Boğa Söyle Konulu Yazı

Ankaradaki malûm otobüs yangınından sonra idi. Yakın ilçelerden getirilen otobüslerden birindeydik. Tavanı pek alçak olan bu otobüste ayakta duranlar bilhassa uzun boylular, iki büklüm olmak mecburiyetinde idiler.

Yanımda duran bir genç, bu halden şikâyet ederek şöyle söylendi:

— Bu otobüsler de, yalnız kısa boylular için yapılmış galiba…

Bu gencin yakınlarında duran, kanbur bir adamcağızın, yüzünün kızardığını gördüm. Belli ki, bu gencin düşünmeden sarf ettiği bu söz, ona, herkesin gözüne batan kanburunu hatırlatmıştı; çünkü, başı üe tavan arasında hayli mesafe vardı.

Ben ve yakınlarımızda bulunanlar, utancımızdan ne yapacağımızı şaşırdık. Bu gencin, düşünmeden sarf ettiği sözün neticesi bana, “Söz, dokuz boğumdur; boğa boğa söyle!” sözünün doğruluğunu ve düşünerek söylemenin lüzumunu bir kere daha anlatmış oldu; fakat ne yazık ki zavallı bir insanın da kalbi kırılmıştı.

Advertisement


Leave A Reply