Büyük Patlamadan Önce Ne Vardı? Bilim Bu Konuda Ne Biliyor?

2
Advertisement

Evrenin büyük patlama ile meydana geldiğini düşünüyoruz. Peki ya ondan öncesi? Büyük patlamadan önce ne vardı, ne biliyoruz?

büyük patlama

Büyük Patlamadan Önce Ne Vardı?

Şaşırtıcı gelebilir ama fizik kurallarının izini sürebildiği en uzak geçmişi ifade etmek için günümüz biliminin kısaca “Büyük Patlama” dediği olaya, evrenin başlangıcı demek birazcık hatalıdır. Geçerli kanıtlara göre uçsuz bucaksız uzay, görünebilen bütün galaksiler ve yıldızlar; “büyük” olmak bir yana, bezelye tanesinden daha küçük, akkor halindeki yoğun bir gaz küresinde oluşmuştur. Bazı kozmoloji uzmanları, gündelik deneyimlerimizle alakası olmayan çok uzaktaki olaylarla yakınlık kurmak için başlangıçtan artık yalnızca “Patlama” diye bahsediyorlar. Einstein’ın 1916 tarihli görelilik teorisinin fiziksel sonuçlarını inceleyen genel görelilik uzmanları, ellerindeki tebeşirle kara tahtalarına yatay bir çizgi çeker ve şöyle derler: İşte her şeyin başladığı tekillik budur.

Şu anda içinde yaşadığımız evrenin devri yaklaşık 14 milyar yıl önce başladı; o zaman bugün görebildiğimiz her şey çok yüksek yoğunluktaydı ve basınç altında sıkışmıştı, bu bir yıldızın çekirdeğinden daha sıcak bir plazmaydı. Evrenin gözlemlenmiş element bileşimi, özellikle de içindeki helyum miktarı, evrenin oluştuğu ilk saniyelere ilişkin en önemli bulgumuz.

einstein

Advertisement

“Başlangıç” sonrası bir saniyelik zaman dilimindeki ilk kırılmaların bir başka işareti ise kozmosu dolduran mikrodalgaların pürüzsüzlüğü ve düzlüğüdür. Einstein’ın genel görelilik teorisinin ilkeleri, uzay ve zamanı, kitle ve enerjiyle karşılıklı olarak birbirine bağlar. Madde, bir anlamda, genişlediği uzayda kendine yer açar ve bunun için gereken zamanı kendisi oluşturur. Evren çok düşük bir entropi düzeyinde doğmuştur; bu onun beriye yönelmesine ve muazzam itici gücüne evrimleşme zamanı tanır.

entropi

entropi

Bunu anlayabilmek için yüksek entropi düzeyinde doğan alternatif bir evreni gözünüzde canlandırın – bu evreni büyük bir kutudaki soğuk, eşit dağılmış tek tip gaz olarak düşünün. Her gün incelendiğinde, kutudaki gaz moleküllerinin yer değiştirmeye başladığı ancak kutudaki tek tip gazın genel görüntüsünün değişmediği görülür, genel sıcaklıkta ya da kutunun herhangi bir bölümündeki gaz dağılımında herhangi bir değişiklik olmaz. Öte yandan, düşük entropi düzeyi boş bir kutu (vakum) gibidir; buradaki tek fark, konsantre sıcak bir gaz küresinin bir köşede yer almasıdır. Durum burada istikrarlı değildir; sıcak gaz küresi hızlıca kutunun tüm hacmini dolduracak şekilde yayılıp giderek soğur. Bu analoji, evrenin başlangıcındaki Büyük Patlama’yla benzerlik gösterse de evren genişlemeye başladığında “boş bir kutu” yoktu. Bunun yerine evrenin kitlesi -enerjisi evrimleştikçe gerekli olan yeri-zamanı kendisi oluşturur.

Mevcut evrenimiz doğmadan önce başka bir dönem var mıydı?

Fizik kuralları, yer-zaman boyutları, doğanın güçlerinin ve parçacıklarının sağlamlığı, türleri, asimetrileri ve yaşam potansiyeli bizim gözlemleyebildiğimiz gibi mi olmalı yoksa daha eski ve sonraki devirlerin tasavvur edemeyeceği kadar yabancı dünyalarla dolu, dallanıp budaklanan bir çoklu evren var mı? Bilmiyoruz…

Advertisement

2 yorum

  1. hunkartensi on

    benim aklıma takılan bir çok soru var bu konuda patlamada yok olan gezegenin büyüklüğü ne kadar dı bu gezegen patlamadan önce evren nasıldı yada evren varmıydı bu gezegenden başka gezegen varmıydı neden patlamış olabilir gezegen patlamadan önce güneş varmıydı gezegenler nasıl yaşama elverişli bir şekilde patlamadan sonra dağıldı bu gezegenin üzerinde canlılar yaşıyormuydu yaşıyorsa nasıl canlılar olabilirler evren o zaman varsa nasıl bir evrendi o zamanda kara delikler varmıydı daha bir yığın soru sorabilirim ama bir çoğunun cevabını almak mümkün değil gibi ama merak edilir soru sorulur cevaplar öyle bulunur

  2. hayrettin haykır on

    patlayan gezegen değilki gezegen diye birşey daha olusmamışdı patlayan atom altı parçacıklar dı yani iğnenin ucundan bile küçüktü ondan sonra genişleme ve parçacıklar meydana geldi bunun sonucundada galaksiler ve yıldız sistemleri oluşmaya basladı. akabindede gezegen yıldızına makul uzaklıkta ise hayat ortaya cıktı. su anda en geçerli makale buu dahasını da bilemeyiz bir galaksinin içinde oldugumuzu daha 100 yıl önce ögrendik çünki dışını gözlemliye biliyoduk ama evrenin dışını biraz zor gözlemleriz james vep teleskopu fırlatıldıgında baslangıcı belki görürüzzzz

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?