Dymaxion Tasarımı Nedir? Dinamik Maksimum Gerilim Özellikleri, Örnekler

0

Dymaxion Tasarımı nedir, özellikleri nelerdir? Fuller’in Dymaxion Tasarımı, dinamik maksimum gerilime örnekler hakkında bilgi.

Dymaxion Tasarımı

Richard Buckminster Fuller mühendis, mucit ve mimar rollerini birleştirerek birçok yaratıcı tasarım üretti, bunların en bilineni jeodezik kubbe çeşitlemeleriydi. Fuller kubbeyi seviyordu çünkü çok az malzemeyle birçok mekânı örtme imkânı veriyordu. Var olan malzemeden maksimumu almaya dayalı bu yaklaşım, Fuller’ın çoğu tasarımını tanımlamak için kullandığı “Dymaxion” terimiyle anıldı.

Advertisement

Buckminster Fuller, dünyaya çoğu insandan farklı bakabilme yeteneğine sahip olan Amerikalı bir mühendisti. Farklı nesillerden mimar ve tasarımcılara ilginç ve ilham verici gelen bir dizi tasarım üretti: konutlar, bir banyo, bir araba, bir dünya haritası projeksiyonu ama en bilineni çeşitli jeodezik kubbeler. Ama kubbeler dışında çok azı prototip aşamasını geçmeyi başarabildi. Fuller bolca yazı da yazdı, eserleri ile fikirlerini ifade etmek için birkaç anılmaya değer terim ortaya attı.

Dinamik maksimum gerilme

Dymaxion Fuller in en sık kullandığı terimlerden biriydi ancak terimi kendisi değil, konut tasarımlarından birini tanımlamaya uğraşan bir reklamcı icat etti. Dinamik/dynamic, maksimum/maximum ve gerilme/tension kelimelerinin birleşiminden türetilmişti.

Fuller’a göre terim aynı zamanda tasarımlarının mevcut enerjiyi maksimum düzeyde kullandığı fikrini içeriyordu; kendisi ömrü boyunca (1983’te öldü) her daim yenilenebilir enerji kullanmamız gerektiğini savunmuş öncü bir çevreciydi. Dolayısıyla Dymaxion onun temel ilgilerini özetlerken aynı zamanda insanlara tasarımlarının çok farklı dursalar da tek bir aklın ürünü olduklarını anımsatıyordu.

Advertisement

Dymaxion evleri

Fuller’ın ilk ünlü projesi 1920’lerin sonuna ait Dymaxion Evi’ydi. Evin kolayca inşa edilebilecek, ucuz ve verimli bir konut olması amaçlanmıştı; Fuller en düşük maliyetle başka bir yere taşınabilmesi için yapının hafif de olmasını istiyordu. Tasarımın en zarif formu, ortadaki bir direkten sarkan, kıvrımlı bir altıgen strüktürdü. 10 katlı Dymaxion gökdeleni de proje olarak sunuldu ve evin maketi sergilendi.

Fuller ev tasarımlarında radikal bir malzeme kullanımı önerdi – duvarlar, tavanlar ve banyo tertibatı için yapay Kazein maddesi; kauçuk döşemeler; muhtelif yapı elemanları için de alüminyum alaşımı. Tüm yapının ortalama bir sıradan evin maliyetinin beşte birine mal olacağını iddia etti.

Ancak Dymaxion Evi anlaşılamayacak kadar sıra dışıydı, keza Wichita Evi denilen 1940’lara ait ardılı da. Amerikan uçak endüstrisi tarafından inşa edilmesi amacıyla tasarlanan bu nefes kesici, dairesel, metal çatılı tasarım, döner raflı dolaplar, Dymaxion banyoları ve rüzgâr enerjisiyle çalışan bir akıllı hava sirkülasyon sistemi gibi icatlar içeriyordu. Bu da hafif bir yapıydı, kolayca nakledilebilir ve altı kişilik bir ekip tarafından bir günde monte edilebilirdi. Ev başarıya ulaşacaktı ki bu sırada Fuller’ın şirketi yöneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar yüzünden iflas etti.

Bahtsız araba

Benzer bir bahtsızlık Dymaxion arabasının da başına geldi; birçok yaratıcı özellik taşıyan bu tuhaf üç tekerli vasıta, stabilite sorunları yüzünden ölümcül bir kaza geçirdi. Fuller’ın fikirleri başarısızlığa mahkûm görünüyordu, o da kendisinden önceki ve sonraki birçok başarısız mimar ve tasarımcı gibi öğretmen oldu.

Jeodezik kubbeler

Fuller, Kuzey Carolina’da çılgın ama prestijli Black Mountain College’de ders verdi. Burada öğrencilerine jeodezik kubbeler yaptırdı ki bu Fuller’a kalıcı başarı getiren yegâne yapı tipiydi. Jeodezik kubbe, bir küre ya da yarımküre meydana getirmek için birbirine eklenen altıgen biçimli (veya diğer geometrik şekiller), hafif demir profillerden oluşan bir yapıydı. Jeodezik kubbeyi Fuller icat etmedi ama çok hafif, düşük enerjili bir yapı tipi olması hoşuna gitmişti – jeodezik kubbe kullanarak minimum malzemeyle koca bir hacmi örtebilirsiniz.

Advertisement

Fuller’ın geri dönüşümlü Venedik storu parçalarından yaptığı ilk kubbe denemesi başarısız oldu. Jaluziler yeterince sert olmadığı için yapı çöktü. Ama çok geçmeden her tip malzemeden -ahşap, bambu, alüminyum, çelik ve beton- nasıl kubbe yapılacağını çözmüştü. Fuller küçük bir jeodezik kubbeyle bir konut oluşturabileceğini ama fabrikaları veya sergi salonlarını içine alabilmesi için kubbeleri çok daha geniş yapması gerektiğini fark etti. İşte bu koca kubbeler Fuller’ın bizlere en büyük mirası oldu.

Fuller’m ilk kubbelerinden birkaçı Amerikan ordusu için inşa edilmiş olsa da, bu bina tipine aleniyet kazandıran kubbe, Ford Rotunda çatışıydı; Ford Motor Şirketi’nin Dearborn, Michigan’daki arazisine inşa edilen yapı 28 metre çapındaydı. Union Tanker Şirketi için yapılan iki kubbeden biri daha büyük ve daha etkileyiciydi. Baton Rouge, Louisiana’daki bu kazulet kubbe 116 metre genişliğindeydi ve o zaman için dünyanın en geniş serbest açıklıklı kapalı yapısıydı.

Bu tür kubbeler Fuller’a bir tasarımcı olarak kalıcı bir önem kazandırdı. Ekolojik değerler ve yeni malzemelere açıklık konusunda sonradan geliştirdiği fikirler sayesinde birçok mimar ve tasarımcının takdirini kazanmıştır.

Uzay Çatılar

Jeodezik kubbe bir uzay çatı yapısıdır. Birlikte bir bütün olarak hareket eden birbiriyle bağlantılı birçok elemandan oluşan bir yapı aracılığıyla uzayı kuşatan bir tasarım tipidir. Uzay çatılar, elemanların bağlandığı hemen her noktadan desteklenebilir, geniş hacimli açıklıkları birkaç kolonla ya da hiç kolon kullanmadan örtmek için ideallerdir. Uzay çatılar kubbe şeklinde olmak zorunda değildir. Piramitler, altıgenler veya diğer geometrik şekillerden de yapılabilirler.


Leave A Reply