Ekonomik Faaliyet Türleri ve Gelişmişlik Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

0

Ekonomik Faaliyet Türleri ve Gelişmişlik Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır? Ekonomik Faaliyetlerin Geçmişten Günümüze Değişimi ile Ülkelerinin Ekonomik Faaliyet Türlerine Göre Gruplandırılması:

Ekonomi

Advertisement

Ekonomik Faaliyetlerin Geçmişten Günümüze Değişimi ile Ülkelerinin Ekonomik Faaliyet Türlerine Göre Gruplandırılması:

Uluslararası ekonomi binlerce yıldan beri sürdürüldüğü halde, ondokuzuncu yüzyıl sonlarındaki yeni taşımacılık ve iletişim araçları küresel bir ekonomi yaratmak üzere dünyanın her tarafını birbirine bağlamaya başlamıştır.O zamandan beri de uluslararası ekonomi,hemen hemen kesintisiz bir şekilde,toplam dünya üretiminde,daha hızlı bir oranda artış göstermiştir. İkinci dünya savaşından sonra dünyada üretim yılda ortalama %4 oranında artmıştır.

Ekonomik küreselleşmede sermaye akışı ve dünya pazarının ortaya çıkması en önemli iki gelişmedir.

Küreselleşmeyi hızlandıran gelişmelerde rol oynayan faktörler;

**yeni pazar alanlarının açılması
**çok uluslu şirketlerin egemen olması
**uluslararası örgütler
**ucuz ve hızlı iletişim araçları

Bütün bu faktörlerin etkisiyle mekan değişmiş ve buna bağlı olarak;

Advertisement

**dünya küçülmekte
**zaman kısalmakta
**sınırlar ortadan kalkmaktadır.

Mekanın soyutsal küçülmesi, zamanın kısalması ve sınırların ortadan kalkması dünyayı bir küresel köye doğru götürmektedir.

Gelişmiş ya da az gelişmiş ülkeleri birbirinden ayırmak ya da ülkelerin zenginliğini ölçmek için kullanılan belli başlı kriterler vardır. Bunlar GSİH (gayri safi iç hasıla)ile GSMH (gayri safi milli hasıla)dır. Belli bir yılda bir ülke içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin toplam değerine GSİH denir. GSMH ise nereden geldiğine bakılmaksızın bir ülkede yaşayan insanların toplam geliridir.

**Batı Avrupa, ABD, Kanada ve Avusturalya’da kişi başına düşen milli gelir oldukça yüksektir.
**Asya’da Hindistan ve Moğolistan ve Afrika’da birçok ülkede kişi başına düşen gelir oldukça düşüktür.
**Meksika, Arjantin, Suudi Arabistan gibi ülkeler ise gelir düzeyi çok yüksek olan ülkelere yakın değerler gösterir.

Bir ülkenin ekonomik kalkınma düzeyi ekonominin her bir sektöründeki iş gücünün payına bakılarak da belirlenmeye çalışılır. Örneğin dünya ülkeleri arasında işgücünün beşte birden daha azının tarımda çalıştığı ülkelerin en gelişmiş olduğu söylenir.

Gelişmiş ülkelerde tarımda makine kullanımının yaygın olması tarımda çalışan iş gücünü azaltmıştır.

Advertisement

Kişi başına üretim, ulusal refahı ölçmede kullanılan bir ölçüttür ve ülkenin gelişmişliğiyle orantılı olarak bu değerde yüksek ya da düşük çıkmaktadır. Ancak kalkınmışlığı tek başına belirlemez. Bunun yanında doğurganlık, ölüm oranları, ortalama ömür, beslenme, okur yazar oranı gibi toplumsal göstergeler yanında enerji tüketimi gibi ekonomik göstergeler de kullanılmalıdır. Bu yüzden yeryüzünde kalkınmışlığı göstermek amacıyla bir çok kriteri birlikte kullanan insani gelişme indisi kullanılmaktadır.

Yeryüzünün her kesiminin aynı düzeyde gelişmediği görülür. Örneğin Afrika kıtasının tümü yüksek gelişme göstermemiştir. Buna karşılık Kuzey Amerika’nın tamamı, Batı Avrupa ve Avusturalya ise insani gelişme yönünden oldukça yüksek durumdadır.

Ülke Sıralamasıİnsani gelişme indisi (2000)
1. Kanada935
2. Norveç934
3. ABD929
4. Avusturalya920
5. İzlanda920
10. ingiltere918
40. Slovakya825
50. Trinidad793
60. Bulgaristan772
85. Türkiye732
Dünya712
Tablo incelendiğinde;

***Dünya ülkeleri içerisinde ilk beş sırayı Kanada, Norveç, ABD, Avusturalya ve İzlanda almaktadır. Bu ülkelerin coğrafi konumları, iklim özellikleri, yüzölçümleri birbirinden çok farklı olmasına rağmen insani gelişme endeksleri oldukça yüksektir.
***Türkiye dünya ülkeleri içerisinde 85. sırada yer almasına karşılık yine de dünya ortalanmasının üzerinde kalmayı başarabilmiştir.
***İngiltere, İzlanda ve Norveç gibi kutuplara daha yakın olan ve jeopolitik önemi daha az olan ülkelere göre daha geride kalmıştır.


Leave A Reply