Hafıza Nedir? Hafıza ve Özellikleri Hakkında Bilmeniz Gereken Her şey

0

Hafıza nedir ne demektir? Hafıza ve hayal gücü arasındaki fark nedir? hafıza nasıl güçlendirilir? Unutkanlık ve hafıza kaybı hakkında bilgiler.

hafıza

Kaynak: pixabay.com

Hafıza

HAFIZA, öğrenilmiş şeyleri akılda tutma kabiliyetidir. İki çeşit hafıza vardır:
1) Hatırlama:
2) Akılda tutma.

Advertisement

Mesela birkaç gün önce tanıştırıldığımız bir kimsenin yüz hatları aklınızda kalmayabilir, ama görür görmez onun kim olduğunu hatırlarsınız.

Hafıza kuvveti insandan insana değişir. Bazı kimselerin şaşılacak kadar kuvvetli bir hafızası vardır. Bütün bir kitabı kelimesi kelimesine akıllarında tutabilir, bir defa duydukları bir senfoniyi hiç hatasız çalabilirler. İslâm âleminde «hâfız» diye anılan kimseler Kuran’ı baştan sona kadar ezbere okuyabilirler.

İnsanı şaşırtacak kadar kuvvetli hâfıza sahipleri parmakla gösterilecek kadar azdır. Birçok kimseler geçen hafta gördüğü filmin adını hatırlayamamaktan, bugün yapmaları gereken bir şeyi unutmaktan şikâyet eder, «Hâfızamı kaybettim» derler. Bu, doğru değildir. Herkesin hâfızası vardır. Hâfızası olmayan bir insan, kendi anne ve babasını bile tanıyamaz, aynaya baksa kendi yüzü ona yabancı gelir.

Hafıza ve Hayal Gücü

Eskiden hâfızanın beyinde özel bir merkezi olduğu sanılırdı. Bugün, bu inanışın yanlış olduğu anlaşılmıştır. Hâfıza beynin bütün çalışmaları ile, bütün heyecanları ile, duyumlarla ilgilidir. İnsan portakal lezzetini, gül kokusunu, komşu evin rengini hatırlayabilir. Bir konu hakkında üç gün önce nasıl fikir yürüttüğünü, bir arkadaşının ölümünde nasıl üzüldüğünü de hâfızası sayesinde aklında tutar.

Advertisement

Bir bakıma hâfıza ile hayal gücü birbirine benzer. Her iki işlem de bir sıra imgelere ihtiyaç gösterir. İster dün gördüğünüz bir bahçeyi hatırlayın, ister güzel bir bahçe resmi çizmeye çalışın, her ikisinde de o anda gözünüzün önünde olmayan şeyleri aklınızda canlandıracaksınız demektir. Dün gördüğünüz bahçeyi anlatırken ondan hâfızanızda iz bırakan yerleri bulmaya çalışacaksınız. Bir bahçe resmi yaparken de gene hâtıralarınıza başvuracak, çizeceğiniz bahçeyi muhayyilenizde canlandıracaksınız. Bazan bu iki özelliğin birbirine karıştığı da olur. İnsan bazen hiç görmediği bir şeyi sahiden gördüm sanır, yahut gerçekten gördüğü bir şeyi hayal gücünde canlandırdığı şeylerle karıştırır.

Ezberleme ve Öğrenme

Bir öğrenci çarpım tablosunu baştan sona kadar yanılmadan okuyabilirse de «6 kere 8 ne eder?» diye sorunca birden şaşırır, karşılığını veremez. Bunu bulmak için, çarpım tablosunda 6’lar dizisini başından sayması gerekir. Buna «mekanik hâfıza» denir. Bu usulde, bir konu tekrar yolu ile öğrenilir. Hâfızlığa çalışanlar tekrar tekrar okuma suretiyle ezberlerler. Okullarda derslerini anlamadan ezberleyen çocuklara raslanır. Bunlar bir dersi ezberledikleri gibi anlatır, anlatılacak konuda ufak bir değişiklik yapınca şaşırırlar.

Öğrenme, akıl yürütme yolu ile bellemedir. Buna «mantıkî ezberleme» ele diyebiliriz. Bu usulde, konu mekanik bir tekrarla değil, konunun nedenini anlayarak bellenir.

Her iki hâfıza çeşidi de önemlidir. Her ikisinin de kullanma yerleri ayrıdır.

Öğrenilen her şeyi hatırlamada «çağrışım» ın da önemli bir payı^ vardır. Kazanılmış bir hâtıranın zıtları ve benzerleri o hâtıranın canlanmasına yardım eder..

beyin bilgi felsefe

Kaynak: pixabay.com

Hafızanın Yanılmaları

Birçok kimseler çok defa hatırladıkları şeylerde hataya düşerler. İnsanların hatırlama konusunda ne kadar yanılacaklarını en iyi bilenler hâkimlerdir. Bir olayı anlatan çeşitli tanıklar aynı şeyi gördüklerini iddia ederlerse de hepsinin ifadesinde birbirinden değişik taraflara rastlanır.
Başlıca hafıza yanılmaları şunlardır:

Advertisement
  1. Zaman, geçtikçe olayların ayrıntıları hafızadan silinir. Öte yandan, muhayyile çalışarak bu eksikleri doldurur. Olay sırasında teferruata dikkat edilmemişse muhayyile gene aynı şekilde çalışır.
  2. İnsan çok defa iyi bir hikâye anlatmak istediği için gördüğü, şeylere, elinde olmadan, bazı şeyler ekler, bazı şeyleri çıkarır.
  3. Bazı kimseler sonucun ne olacağını bildiklerini sandıkları için yanlış hatırlarlar.
  4. Bir olay insanın olmasını istediği şekilde geçmezse bu da yanlış hatırlamaya yol açar.
  5. Aradan zaman geçince insana büyük eşyalar küçük, küçük eşyalar da daha büyük gibi gelir.
  6. Son derece büyük, ya da küçük şeyler de hafızada değişmeye uğrar, büyükler daha büyük, küçükler daha küçük görünür. Bu kaide şiddetli heyecanlar için de doğrudur.
  7. Bazı insanlar yapmak istedikleri şeyi gerçekten yapmış gibi görürler, öyle gösterirler.

Hafızanın Kuvvetlendirilmesi

Güvenilir bîr hâfızanın insanın bütün hayatında önemli yeri vardır. Öğrencilerin hayatındaki yeri ise her şeyden daha önemlidir. Bazı şeylerin akılda kalması için birtakım usuller vardır. Bu usullerin başında çağrışım gelir. Akılda kalması gereken şeyler bir dizi haline getirilirse daha kolay öğrenilir.

Sağlam bir hâfıza için en lüzumlu şeylerden biri de dikkattir. Dikkatsiz bir kimsenin gördüğü, duyduğu şeyleri doğru hatırlamasına imkân yoktur. Çok defa çocuklar okudukları bir cümleden önce hiçbir şey anlamazlar. Bunun sebebi okurken çocuğun dikkatinin başka taraflara yönelmiş olmasıdır. İnsan ilgisini çeken şeye daha çok dikkat eder. Bu bakımdan, öğretilenlerin dersleri daima öğrencinin dikkatini çekecek açılardan anlatması faydalıdır.

Tekrar da bellenmesi gereken şeyleri akılda tutabilmek için şarttır. Meselâ bîr hikâye okuduk diyelim. Bunu okur okumaz bir özetini çıkarıp yazarsak aklımızda daha iyi yer eder. Ana-babalar, öğretmenler bu hususu göz önünde bulundurmalı, çocuk ders çalışırken, konuyu ya sözlü, ya yazılı olarak tekrarlamasına büyük önem vermelidir.

Bazı kimseler gördükleri şeyleri daha İyi akıllarında tutar. Bunların «görüm hâfızası» kuvvetlidir. Bazıları ise işittiklerini iyi bellerler, bunların da «duyum hâfızası» kuvvetlidir. Yalnız, en iyi hatırladıklarımız, şüphesiz ki, birden çok duyum yardımıyla öğrendiklerimizdir. Bu bakımdan, duyum hâfızası görüm hâfızasıyla, duyum hafızasıyla kuvvetlendirilmelidir. Meselâ bir şiiri işitmekle daha iyi belleyen bir çocuk onu bir de yazarak hâfızasına yardım etmelidir. Görüm hâfızası kuvvetli olan, sadece okuyarak öğrenen bir çocuk da, okuduğu şeyleri yüksek sesle tekrarlarsa hâfızasına yardım etmiş, daha iyi öğrenmiş olur.

Unutkanlık

Bir hâtıranın zamanla hâfızadan silinmesine «unutma» deriz. Unutma o hâtırayı artık kendi isteğimizle canlandıramamak, tanıyamamaktadır. Unutmayı olağan karşılâmalıdır. Zihin, çok defa, fazla enerji harcamamak için, birçok hâtıraları ayıklar, atar. Yaş ilerledikçe unutma artar.

Unutmanın en önemli sebeplerinden biri hâtıranın kazanıldığı sırada, korku, heyecan gibi birtakım sebeplerin etkisi altında bulunmaktadır. O zaman, hâtıranın kazanılmasında eksikler olur, bu gibi hâtıralar saklanma safhasında zayıflar, zamanla unutulur.

Unutmanın bir başka sebebi de ruhidir. Yerine getirilmemiş istekler, gerçekleşmemiş yönelişler, eğitim ve din gibi kuvvetlerin etkisiyle, şuuraltına itilirler. Bunlar zamanla kompleksleri meydana getirir, insanda ruhi bozukluk başlar. Psikanalistler çeşitli usullerle şuuraltına itilmiş hâtıraları canlandırmaya, onları değerlendirmeye çalışırlar.

Hâfıza Kaybı

Bazı kazalar, heyecan sarsıntıları hafızanın kaybolmasına yol açar. Tıp dilinde «amnezi» denen bu hal, bazı filim ve romanlarda olduğu gibi, aylarca sürmez. Zaten amnezi tam olarak hâfıza kaybı da demek değildir; çünkü kaybolan şey hâfıza değil, hâtıralardır. Meselâ hasta kazadan önceki hâtıralarını unutmuştur ama, ondan sonraki hâtıralar gene hâfızasında yer eder.

Hâfıza kaybının başka sebepleri de yaşlılık, çeşitli beyin hastalıklarıdır. Hâfıza kaybının en ağır şekline «bunama» deriz.


Leave A Reply