Hayat Hakkında Kompozisyonlar, Hayat Konulu Yazı Örnekleri

0

Hayat ile ilgili kompozisyon, yazı örnekleri. Hayat nedir, hayatın kısalığı ve hayatı değerlendirmek ile ilgili yazı / kompozisyon

hayat

Hayat Hakkında Kompozisyon

HAYAT

Hayatımız doğduğumuz anda başlar, öldüğümüz anda biter. Ama bu kendi hayatımızdır. Onun zaman bakımından değeri, evrenin ömrü yanında bir anlık nefes alıp verme değil midir? Bir kibrit şûlesi ne kadar müddet yanıyorsa, ömrümüz de sonsuzluk kervanı içinde o kadar kısa sürer.

Ömrümüz bu kadar kısa sürdüğüne göre onu hem kendimize, hem ailemize, hem de milletimize ve insanlığa faydalı olacak şekilde değerlendirmek zorundayız. Bu dünyadan ayrılırken bir kibrit şûlesi aydınlığında ve süresinde bir zaman içinde faydalı ve verimli ne yapabildiysek onun değeri ölçüsünde anılacağız demektir.

Bu bakımdan hayat, başkalarının malında, mülkünde, parasında gözü olan ihtiras sahibi insanlar için zararlı bir nefis muhasebesi olurken, çalışkan ve faziletli insanlar için bir saadet kaynağı haline gelir. Hayatımızın kısalığı, çalışma gücümüzü artıran bir etken olmalıdır.

HAYAT İŞ GÜNÜDÜR – Yazı 2

İnsanlar büyük umutlarla dolu olarak türlü tutkularla atılırlar hayata… Genel amaç mutlu olmaktır. Kimi insanlar mutluluk denen şeyi kendilerinden ayrı ve çok uzak bir varlık sanarak elde etme hayaliyle yaşarlar. Rastlantılar veya çabalar sonunda gönüllerinin ihtiyaçlarına uygun düşen yaşama ortamına girdikleri zaman sonsuz bir ‘ sevince kapılırlar. Bunun aksi olan bir neticeye ulaştıkları zaman da acı çekerler; sanki dünya üzerlerine yıkılmış gibi korkunç bir karamsarlığa kapılırlar.

Aslında gereken çabaları göstermeden önce sonuç düşünülmelidir. Yaşamamız boyunca bir çok sevindirici veya üzücü olayla karşılaşabiliriz. Fakat bunların etkileri sürekli değildir. Ama kör bir inatla bu etkilere dayanarak hayat felsefesine dalmak ruhumuzu bunalıma sokar, iç dünyamızı gölgeler.

Besbelli ki hepimiz yaşamak için dünyaya geldik. Ama bu ya sonsuz bir acıya ya da çılgın sevince salındık demek değildir. Herkes kendi hayat düzenini çalışmasıyla tayin edecektir. Önce ne olduğumuzu, ne olmak istediğimizi düşünerek bizi istediğimiz sonuçlara ulaştıracak yollar araştırmalıyız. Her arzunun gerçekleşmesi mutlaka bir çabaya bağlıdır. Daima «isteyen» insanoğlunun da hareket gücünü azaltan düşüncelerden sıyrılıp sürekli bir çaba göstermesi kendi kurtuluşunu sağlar. Üstelik teknik imkânların son derece geliştiği hareketli bir çağda yaşıyoruz. En büyük mutluluk insanların kendi çaplarında, faydalı olabilecek bir şeyler yaratabilmeleridir. Dünyada hiç bir şey çalışma zevki kadar verimli ve köklü, yeni hiç bir netice yaratıcılık gücü gibi sürekli değildir

HAYAT – Yazı 3

Bir zat, vaktiyle şöyle konuşmuş :

“Hayat eskidikçe yamadığımız, fakat hiç bir zaman üstümüzden çıkarıp atamadığımız bir elbisedir.”

Bu benzetişte büyük bir gerçek payı vardır. Hakikaten çok giyilen bir elbise gibi, insan ömrü uzadıkça, buna ters orantılı olarak hayatın kısalacağı ortadadır. Bununla beraber, biz onu, tıpkı eskiyen bir elbise gibi yamamaya çalışırız. Ne zamanki o yamanmayacak bir hal alırsa o zaman ömrümüz de sona ermiş demektir.

Şurası bir vakıadır ki bu hayat elbisesi ne derece eskirse eskisin, ne derece yıpranırsa yıpransın, bir türlü sırtımızdan çıkarıp atamaz ve onu son nefesimize kadar aynen saklamaya çalışırız.

Çalışamaz hale gelmemiz de, mukadder olduğuna göre mistik yönden şu sözleri nazarı itibara almak gerek :

“Sen burada bir misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberinde getirmediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın ve böylece bu fani dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya bak…”


Leave A Reply