Hindistan Tarihi

0

Günümüzün en eski ve en büyük uygarlıklarından birisine sahip olan Hindistan’ın tarihi ile ilgili bilgiler. Hindistan tarihçesi.

Hindistan BayrağıAryalar’ın işgalinden önceki Hint tarihi hakkında fazla bir bilgi yoktur. Aryalar M.Ö. 2000 yıllarında Himalayalar’ı geçerek Hindistan’a indiler. Buranın yerli ahalisi olan Dravitlerle karşılaştılar. Aryalar’ın beyaz derili olmasına karşılık Dravitler siyah deriliydi. Dravitler, Aryalar’dan kaçarak, güneye indiler. Ülkenin güney kesimi dışında, bütün Hindistan Aryalar’ın egemenliği altına girdi.

Advertisement

Aryalar, Hindistan’da kaldıkları ilk 1000 yıl içinde Sanskritçeyi geliştirdiler. Kast sisteminin kuruluşu da bu devreye rastlar. Bütün Hindistan’a yayılmış bulunan köy cumhuriyetlerinin demokratik bir idare tarzı vardı. Hindistan’da yüzyıllar boyunca birçok imparatorluklar doğup battı, küçük köylerdeki hayat tarzı hemen hiç değişmedi.

Hindistan’ın yazılı tarihi M.Ö. 600 yıllarında başlar. Ondan sonraki yüzyıl içinde İran hükümdarı Dârâ Hindistan’a karşı sefer açtıysa da giriştiği istila hareketi uzun süreli olmadı.

M.Ö. 326’da Büyük İskender Hindistan’ı istila etmeye girişti, ülkenin bütün kuzey kesimini aldı. Ordusu ile beraber geri çekilirken de askeri idareciler bıraktı. Hindistan’daki bütün Morya imparatorluğu’nun kurulması İskender’in seferinden hemen sonraya rastlar. M.Ö. 323’te kurulan bu devletin en büyük imparatoru Asoka’dır. Asoka ülkenin sınırlarını genişlettiyse de, sonradan Budizm’e bağlandığı için, istilâ hareketinden vazgeçerek, Budizm’in yayılmasına çalıştı.

Asoka’dan sonra Hindistan Türkler’in, Araplar’ın, Yunanlılar’ın, istilâsına uğradı. Onların arkasından Gupta hanedanının kurduğu imparatorluk devri Hindistan’ın altın çağı olarak kabul edilir. Gupta İmparatorluğu’nun sınırları Vindiya Dağları’ndan Afganistan’a kadar uzanıyordu. Bu devrede Hindistan’da önemli sanat eserleri meydana geldi.

Advertisement

Hindistan, 450 yılından başlayarak, 1.000 yılı geçen bir sürede çeşitli istilalara uğradı. Bunların en önemlisi Hunlar, Araplar ve Türkler’in istilasıdır. XII. yüzyılda da Gazneliler Hindistan’ın önemli bir kısmını ele geçirdiler. 1398’de Timur da Hindistan’ı aldı. Türk imparatoru Babur da 1526’da kuzey Hindistan’ı zaptederek Hint Padişahı unvanını aldı. Hindistan yüzyıllarca Türkler’in idaresinde kalmıştır. Hindistan’da Türk İmparatorluğu ancak 1858’de sona ermiştir.

Avrupalıların Gelişi

Portekizli kâşif Vasco da Gama 1498’de Kalküta’ya geldi. XVI. yüzyılda birçok Portekizli Hindistan’ın batı kıyılarında yerleştiler. Bu, Avrupa devletleri arasında bir yarışa yol açtı, Fransızlar, Hollandalılar, İngilizler, Hindistan’a akın etmeye başladılar. 1600’de İngiliz Doğu Hindistan Şirketi kuruldu.

Önceleri Hindistan’a gösterilen ilgi sırf ticaret esasına dayanıyordu. Çok geçmeden çeşitli devletler arasında çekişme başladı. İngilizler’in kurduğu şirket yerli krallara türlü yardımlarda bulunuyordu. En sonunda 1757’de Hindistan İngilizler’in egemenliği altına girdi. 1774’te Warren Hastigs ilk genel vali atandı. Hintliler’in daha ne olup bittiğini anlamasına vakit kalmadan ülke İngilizler’in eline geçmişti.

Bundan sonra, zaman zaman İngilizler’e karşı ayaklanmalar oldu. Bu ayaklanmaların önemlisi 1857 Türk ihtilâlidir. Hindistan idaresinin önemli bir kısmı o zamana kadar İngiliz Doğu Hindistan Şirketi’nin elindeydi. Bu tarihten sonra iktidar doğrudan doğruya İngiliz hükümetine geçti. İngiliz İdaresi altında ülkeyi gene yerli prensler yönetiyordu. Bu prenslerin hepsi de İngiltere’ye bağlı kimselerdi. Artık Hindistan tam bir sömürge haline gelmişti. 1877’de Kıraliçe Victoria, büyük bir törenle Hindistan Imparatoriçesi ilân edildi.

1885’te İngiliz parlâmentosunun tasvibiyle Hindistan Millet Meclisi kuruldu. I. Dünya Savaşı’nda İngiltere’yi desteklemesi üzerine Hindistan’a bazı haklar verildi. Fakat bunlar Hintliler’e yetmiyordu. 1919’dan sonra bağımsızlık savaşı başladı, Gandhi Millet Meclisi başkanlığına getirildi.

Advertisement

Hindistan’ın Parçalanması ve Kurtuluş

II. Dünya Savaşı’nda Hindistan çok önemli bir ikmal merkezi işi gördü. Savaşın bitmesinden sonra da ülkenin bağımsızlığı için çalışmalara geçildi. Hintliler’in isteğini gerçekleştirmek için türlü tasarılar hazırlandı. En sonunda 1946’da Hindistan’a tam bağımsızlık verilmesi kararlaştı. İngilizler’le Hintliler arasında görüşmeler başladı.

Öte yandan, Müslüman Hintliler’le, Mecusiler arasında gittikçe artan bir gerginlik vardı, sık sık kanlı çarpışmalar oluyordu. 1934’te Mehmet Ali Cinnah bütün Hindistan Müslümanlarının liderliğini ele almıştı. İki cemaat arasında gittikçe artan kargaşalıkların sürüp gitmesi üzerine Pakistan’ın ayrı bir dominyon olarak ayrılmasına karar verildi, Müslüman Hintliler 1947’de ayrı bir dominyon meydana getirdiler. Bu ayrılmadan sonra da Hindular’la Müslümanlar arasında kanlı çarpışmalar gene sürdü. 1949’da yapılan Hindistan anayasasıyla memleketin bağımsız bir devlet olduğu ilân edildi.

Bugünkü Hindistan 29 birleşik devletten kurulu bağımsız bir cumhuriyettir. İngiliz Milletler Topluluğu üyesidir. Hindistan Millet Meclisi, Avam Kamarası ve Devlet Konseyi olmak üzere, iki kısımdan meydana gelmiştir. Avam Kamarası’nın 489, Devlet Konseyi’nin de 216 üyesi vardır. Eyaletlerin başında cumhurbaşkanının atadığı bir vali bulunur. Her eyaletin seçimle iş başına gelen bir meclisi vardır.

Hindistan Cumhurbaşkanı Parlâmento üyeleri ve Eyalet Meclisi üyeleri tarafından beş yıl için seçilebilir. Hükümet, Başbakan tarafından idare edilir. Başbakanı parlâmento seçer.


Leave A Reply