İlahiyat Hakkında Bilgi – İlahiyat Nedir?

0

İlahiyat nedir? İlahiyat bir bilim midir? İlahiyat kavramının tarihçesi, İlahiyatın ilgi alanları, tarihçesi, özellikleri hakkında bilgi.

İlahiyat; tanrıbilim ya da teoloji (Yunanca theos: “tanrı” ve logos: “bilim”) olarak da bilinir, dinsel inanç, davranış ve deneyimleri, özellikle Tanrı’yı ve onun dünyayla ilişkisini us aracılığıyla kavrayıp temellendirmeyi amaçlayan kurgusal düşünce dalıdır. Dinsel inancın konusunu oluşturan gizemlerin özünü kavramaya yönelik ussal bir araştırma dalı anlamında ilahiyat, kökeni ve yapısı bakımından özellikle Hristiyanlığa özgüdür.

Advertisement

ilahiyat

Öteki dinlerde ilahiyat teriminin. Tanrı, insan, dünya, ahiret ve ibadet gibi konuları işleyen ama yöntemleri ve kaynakları birbirinden farklı din bilimlerini içine alan geniş bir anlamı vardır. İslam bilimleri arasında kelam, izlediği yöntem bakımından dar anlamda ilahiyat tanımına yaklaşmakla birlikte, nassları us yoluyla aydınlatmak ve kavramaktan çok, kuşku ve inkâra karşı savunmaya ağırlık vermesiyle Hristiyanlıktaki ilahiyat anlayışından ayrılır. Buna karşılık fıkhın en önemli dallarından olan fıkıh usulü (usulu’l-fıkıh) kuramsal içeriği bakımından ilahiyat anlayışına yaklaşır. Öte yandan kişisel bir tanrı inancını genellikle dışlayan, hatta bazı biçimleri ateist eğilimler taşıyan Hinduizm ile Budacılıkta ilahiyattan söz etmek daha da güçtür.

İlahiyat kavramının kökleri Eski Yunan’a uzanır. Platon ve Aristoteles ilahiyatı mitoloji bilgisiyle özdeşleştirirler. Bu yaklaşıma göre örneğin Hesiodos ve Homeros, Delphoi’daki kâhinler ve Roma’daki imparator kültünün görevlileri birer ilahiyatçıdır. Dolayısıyla ilahiyat, tanrılara tanıklık etmenin, onlara iman bildirmenin ve inanç ilkelerini yaymanın ve öğretmenin bir aracıdır.

Advertisement

Hristiyanlıkla birlikte kavrama değişik anlamlar ve içerikler yüklenmesine karşın, temel ölçüt değişmemiştir: İlahiyat belirli bir inanca bağlananların bu inancı tutarlı önermelerle dile getirme, verili inanç temellerine dayanarak açıklama, yeryüzündeki bütün öteki bağlantılarıyla ve tinsel süreçlerle (örn. mantık ve us) ilişkilendirme çabasının anlatımıdır.

Bu nedenle temelde normatif nitelik taşır. Oysa din psikolojisini, din sosyolojisini ve din felsefesini de kapsayan ve günümüzde yeni gelişmekte olan dinler tarihi deneysel analize dayanır. Ama ilahiyat da dinsel olgularla ve başka dinlerin varlığıyla ilgilendiğine göre dinler tarihi ile ilahiyatın yöneldiği konular birbirinden kesin çizgilerle ayrılamaz. İlahiyat için dinler tarihi, öteki bilimler gibi kendisine malzeme sağlayan bir kaynaktır.

İlahiyat, gerek düşünce sistemi, gerek anlatım biçimi bakımından her zaman bir yetki kaynağına karşı sorumludur. Buna karşılık felsefe, savlarını özgür ve özerk bir usun kendi kendini kavradığı zaman dışı kanıtlara dayandırmak zorundadır. Ama felsefeyle arasındaki bu temel ayrıma karşın ilahiyat, felsefeyle paylaştığı pek çok soruna gene us aracılığıyla yaklaşır. Çağdaş felsefe akımlarından bazıları büyük ölçüde ilahiyat sorunlarının dindışı bir çerçevede ele alınması olarak görülebilir.

Dinler gibi ilahiyat da gündelik yaşamdan ayrı, yalnızca dinle sınırlı bir çerçeve içinde ele alınamaz. Tanrı’dan ya da tanrılardan söz etmek aynı zamanda insandan ve varoluşun anlamından söz etmektir. Dünya, yaratılmış varlıklar, bunların yaratılış amaçlarına yabancılaşması (örn. günah) ve yaratılışın ereği (ahiret) üzerine önermeler, yeryüzünde yaşayan herkes için kurallar koyar.

Bu önermeler yalnızca tinsel kurtuluş için değil, insanlar arasındaki her tür ilişkiyi düzenlemek amacıyla da ahlaki ilkeler getirir. Yalnızca aşkın önermelerle ve kutsal ya da içrek bir alanla sınırlı kalmadığı, her türlü dünyevi alanı da kapsadığı için, ilahiyatın kültürel ve düşünsel gelişmede her zaman önemli bir ağırlığı olmuştur.

Advertisement


Leave A Reply