İlk Çağlardaki Buluşlar

0

İlk çağlarda bilim anlayışı nasıldı? İlk çağa ait olan önemli buluşlar hangileridir, hangi uygarlıklara aittir, hakkında bilgi.

İlk Çağlardaki Buluşlar

Bir çoğumuz günlük hayatımızda kullandığımız araç-gereçlerin nasıl ortaya çıktığını merak etmişizdir. Günlük hayatımızda kullandığımız, yaşamımızı kolaylaştıran birçok buluşun binlerce yıllık geçmişi vardır.

Advertisement

Yazı, takvim, kâğıt, para, tekerlek vb. buluşların pek çoğu Mezopotamya, Mısır, Çin ve Hindistan’da ortaya çıkmıştır.

Buluşların bir çoğu insanların sorunlarına çözüm üretme çabası sonucu ortaya çıkmıştır. Örneğin Sümerlerin yazıyı bulmaları Ziggurat adı verilen tapınaklara getirilen ürünlerin kayıt altına alınabilmesi için rahiplerin kilden yapılmış tabletlere çizdikleri şekillerle ortaya çıkmıştır.

Mısır’da ise Nil Nehri’nden dolayı birçok buluş ortaya çıkmıştır.

► Nehrin taşması ile sınırların bozulması ve yeniden çizilmesi geometrinin,
► Nehrin taşma zamanının önceden tespit edilmesi astronominin,
► Ödenecek verginin tespiti matematiğin gelişmesini sağlamıştır.

Advertisement

Bu örnekler ihtiyaçların, insanları bilimsel çalışmalara yönlendirdiğine kanıt olarak gösterilebilir. Bunun yanında insanların merak duygusu, karşılaşılan sorunlara çözüm bulma arayışları, yaşam koşullarını iyileştirme, zaman içinde bilgi birikiminin artması, doğaya ve insanlara egemen olma istemeleri de buluşların ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

İlk Buluşlara Örnekler

► MÖ. 4241: Mısırlılar takvimi yaptılar.
► MÖ. 3500: Sümerliler yazıyı keşfetti.
► MÖ. 3200: Mezopotamya’da tekerlek keşfedildi.
► MÖ. 3000: Mısır’da resim (hiyeroglif) yazısı bulundu.
► MÖ. 1250: Fenikeliler harf alfabesini oluşturdu.
► MÖ. 700: Lidyalılar parayı kullandı.
► MÖ. 450: Herodot dünya haritasını çizdi.

İlk Çağ’a Ait Önemli Buluşlar

Tekerlek

Advertisement

Kesilen ağaç kütüklerinin yuvarlandığının görülmesi tekerleğin atası sayılır. İlk tekerlek Mezopotamya’da ortaya çıkmıştır. MÖ. 3500’lü yıllarda Sümerlerin iki tekerlekli arabalar yaptıkları ve kullandıkları bilinmektedir.

Zaman içinde kullanımı kolaylaştırmak için ağaç kütüklerinin ortalarının inceltilmesi ile gövdenin iki tarafı tekerlek gibi kullanılmıştır.

İlerleyen zamanlarda sabit dingillerde serbest dönen tekerler keşfedilmiştir. Tekerlek ve tekerlek ilkesine dayanan dişli ve çarklar makinelerin çoğunda, saatlerde, değirmenlerde, otomobil ve bisikletlerde kullanılmaktadır. Bu durum tekerleğin icadının sanayinin gelişmesine katkı sağladığını gösterir.

Tekerleğin icadıyla;

► Ulaşım kolaylaşmış,
► Ulaşım araçları hızlanmış,
► Sanayi faaliyetleri gelişmiş,
► Ticaret ve göçler yoğunlaşmış,
► Yollar kısalmış, kültürler arası ilişkiler artmıştır.

Advertisement

Barut

Çinliler tarafından bulunduğu ve ilk olarak havai fişek gösterileri ile ateşli oklarda kullanıldığı tahmin edilmektedir. Barutun Avrupa’ya geçmesi ise Haçlı Seferleri ile Türk İslam dünyası üzerinden olmuştur.

Tarihte bilinen ve baruttan ilk bahseden yazı 850 yılında Çin’de yazılmış bir kitapta geçmektedir. Çinliler barutu silah olarak ilk defa 904 yılında kullanmışlardır.

Barut günümüzde ateşli silahlar başta olmak üzere madencilikte ve yol yapımında kullanılmaktadır.

Mürekkep

Advertisement

Mürekkep çeşitli renklendiriciler veya boyalar kullanılarak üretilmiş akışkan maddeye verilen isimdir. Mürekkep, MÖ. 1300’den sonra yazı yazmak için kullanılmıştır.

Mürekkebi Çinliler ve Mısırlılar günümüzden yaklaşık 3500 yıl önce bulmuşlardır. Çinliler ve Mısırlılar mürekkebi kandillerin yanmasıyla veya çam ağaçlarının yanmasıyla çıkan isi, su ve bitki zamklarıyla karıştırarak elde etmişlerdir.

Mürekkep günümüzde;

► Matbaalarda baskı işlerinde,

► Tükenmez ve dolma kalemlerde,

Advertisement

► Yazıcı kartuşlarında kullanılmaktadır.

Mum

Mumun yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişi vardır. Mum, çevresi balmumu ile ya da koyun ve sığırdan elde edilmiş iç yağı ile sarılmış bir fitilden oluşur. Mum 19. yüzyıla kadar ışık kaynağı olarak kullanılmıştır. Elektriğin icadından önce mumlar, gaz lambaları ile birlikte yapay aydınlatma aracı olarak kullanılmıştır.

Mum günümüzde süs eşyası olarak (doğum günü pastalarında, yemek masalarında), bazı dinlere ait ayinlerde, resimde ve terzilikte kullanılmaktadır.

Yazı:

Advertisement

İnsanların iz bırakma arzusu, yaşadıklarını başkalarına anlatma isteği yazının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Günümüzden yaklaşık 20 bin yıl önce mağara duvarlarına çizilen resimler yazının ortaya çıkmasında atılan ilk adımlardır.

İnsanlık tarihinin en önemli buluşu olan yazı MÖ. 3200 yıllarında Sümer rahipleri tarafından bulunmuştur. Sümer rahipleri yazıyı, tapınaklardaki depolarda bulunan ürünleri kayıt altına almak amacıyla kullanmışlardır.

Sümerlerin yazdıkları harflerin biçimi çiviye benzediği için bu yazıya çivi yazısı adı verilmiştir.

Eski Mısırlıların kullandığı yazıya ise hiyeroglif (resim yazısı) denir. Bu yazıda harfler resimlerle ifade edilmiştir.Sümerlerin bulduğu yazıyı Fenikeliler geliştirmiştir. Feniklilerin bulduğu alfabe sayesinde yazı daha geniş alanlara yayılma imkânı bulmuştur.

Birçok tarihçiye göre tarih çağları yazının icadı ile (MÖ. 3200) başlar. Çünkü yazının icadı ile yaşanan olaylar kayıt altına alınmış ve günümüze kadar ulaşmıştır.

Advertisement

Yazının kullanılmaya başlanması ile;

► İnsan toplulukları arasında ilişkiler yaygınlaşmış,
► Bilgi toplanabilir, saklanabilir ve iletilebilir hale gel-miş,
► Duyguların, bilgi ve kültürlerin aktarımı kolaylaşmış,
► Eğitim ve öğretim faaliyetleri kolaylaşmış,
► Hukuk kurallarının herkes tarafından öğrenilmesi sağlanmıştır.

Matbaanın Ortaya Çıkışı

Matbaa, yazılan kitapların çoğaltılmasını sağlayan bir icattır. Matbaa ilk olarak Uzakdoğu’da Çinliler tarafından keşfedilmiştir. Bilinen ilk baskı ise 8. yüzyılda Japonya’da yapılmıştır. İmparatoriçe Shotoko, Budizm’in kutsal metinlerini Çin alfabesi ile bastırmıştır.

İlk defa tek tek harfler dökerek baskı yapmayı Çinli Pi Sheng denemiştir. Pi Sheng porselen harfler kullanmıştır. Matbaa Çinlilerden Uygurlara geçmiştir. 9.yüz-yıldan kalma Tun-Huang Mağarası’ndaki kalıntılar Uygurların matbaayı kullandığını kanıtlamaktadır.

Advertisement

Avrupa’da Matbaacılık

Avrupa’ya matbaa Haçlı Seferleri sonucu gelmiştir. 15. yüzyıldan itibaren Avrupa’da matbaa gelişmeye başlamıştır. Matbaacılığın üssü Avrupa’da Hollanda olmuştur.

1450 yılında Johann Gutenberg ise çırağı Fust ile birlikte Mainz (Almanya) şehrinde metal harfler kullanarak baskı yapmışlardır.

Matbaanın icadıyla;

► Bilgi paylaşımı artmıştır.
► Elde edilen bilgiler daha hızlı yayılmıştır.
► Yeni bilgilerin ortaya çıkması kolaylaşmıştır.
► Kitap sayısı artmıştır. Bu durum okur sayısının artmasına ve yanlış bilgilerin düzeltilmesine ortam hazırlamıştır.

Advertisement

Türkiye’de Matbaacılık

Osmanlı Devleti’nde matbaadan önce kitaplar elle yazılmaktaydı. Yazma işi bir sanat haline gelmişti. Hat adı verilen güzel yazı sanatıyla uğraşanlara hattat denilirdi. Osmanlı Devleti’nde birçok aile geçimini Hattatlık yaparak sağlamaktaydı. El yazması kitaplar çok pahalıya mal olduğu için bu kitapları ancak maddi durumu iyi olanlar alıp okuyabiliyorlardı.

Bir ülkede basılan kitap sayısı, kişi başına üretilen kâğıt gibi kriterler o ülkenin gelişmişliğinin en önemli kanıtları arasındadır.

Osmanlı Devleti’nde ilk matbaayı II. Bayezid döneminde gayrimüslimler İstanbul’da kurdular. Lale Devri’nde Osmanlı matbaasını ise Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika İstanbul’da kurmuşlardır.

Osmanlı Devleti’ne matbaa Avrupa’dan 287 yıl sonra gelmiştir. Ancak matbaacılık yeterince gelişme gösterememiştir. İbrahim Müteferrika yaşamı boyunca sadece 17 farklı eser basabilmiştir.

Advertisement


Leave A Reply