Johann Wolfgang von Goethe Kimdir? Hayatı ve Eserleri Nelerdir?

0

Johann Wolfgang von Goethe Kimdir? Johann Wolfgang von Goethe hayatı, biyografisi, eserleri, kitapları hakkında bilgi.

Johann Wolfgang von Goethe kimdir?

28 Ağustos 1749 tarihinde dünyaya gelen Johann Wolfgang von Goethe, hayata gözlerini Frankfurt’ta bulunan Grosser Hirschgraben caddesindeki, günümüzde “Goethehaus” olarak anılan kendi evinde açmıştır. Babasının ismi Johann Caspar Goethe, annesinin ismi Catherina Elisabeth Goethe’dir. Babasının mesleği avukatlık olmasına rağmen mesleğiyle çok ilgilenmemiş, ancak ailesine geçinmeye yeterli derecede maddi imkan sunmayı da ihmal etmemiştir.

Bunun dışında geniş bir bilgi donanımına ve araştırmacı kişiliğe sahip olan Johann Caspar Goethe, bu birikimini sosyal hayatında kullandığı kadar aile yaşantısında da kullanmış, bütün ailevi problemlerini de bütün gücüyle düzgünce çözmek için uğraşmıştır. Annesi ise evlenmeden önce “Textor” soyadını taşıyan Frankfurt’un varlıklı ailelerinden birine mensup bir bireydir.

Ailesi

Babasıyla annesi 38 yaşındayken evlenmiştir. Bu evliliğinden Goethe‘nin haricinde 4 çocuk daha olmuş ancak sadece Cornelia isimli kız kardeş hayatta kalmıştır. Goethe’yle kız kardeşinin de ilişkileri hep iyi olmuştur. Goethe, 1756-1758 yılları arasında devlet okulunda eğitim almıştır. Bu süreçlerde baba Johann Caspar, oğlunu her daim yenilikçi ve aydın yetiştirmekten yana bir baba olduğu için özel öğretmenler tutarak Goethe’ye okul dışında da ders verdirmiştir.

Böylece Goethe okul müfredatının yanında küçük yaşlardan beridir de İtalyanca, Yunanca, Fransızca, Latince ve İngilizce gbi dilleri öğrenmiş, ayrıca çizim konusunda ve dini konularda da oldukça kapsamlı görüşlere sahip olmuştur. Bunun dışında piyano ve çello da çalabilen Goethe; dans konusunda, binicilik kabiliyetleri konusunda ve eskrim sporu konusunda da yaşıtlarından oldukça ileri seviyededir.

Kendisinin özellikle görsel olarak bu kadar sanatla ilgilenmesi Yedi Yıl savaşları sayesinde olmuştur. Avusturya ve Fransız birliği, Frankfurt’u işgal ettikten sonra Goethe ailesinin yaşadığı ev karargah binası olarak ele geçirilmiş ve o dönemlerde de komutanların güzel sanatlara olan ilgisi sayesinde Goethe de Fransız sanatıyla iyice yakından ilişkiler içerisinde bulunmuştur.

Goethe’nin üniversite yılları

Daha sonrasında 1765 yılında hukuk eğitimi almaya başlayan Goethe, okuldaki günlerinde kısa bir süre sonra zorunlu olarak derslere gitme durumunda bunalmış ve farklı alanlardaki farklı derslere yönelmeye başlamıştır.
Örneğin; Fürchtegott Gellert’in derslerine katılıp kendisinden şiirsel anlamda bir şeyler öğrenmeye çalışmıştır. Bunun dışında Leipzig’te, Antik sanat anlayışını benimsemesine neden olan isim Adam Friedrich ile tanışmışmış ve hayatının ufak dönüm noktalarından birini yaşamış olmuştur.

Çünkü Friedrich, Goethe’ye sanat anlayışı açısından ön ayak olmuş ve Goethe bir bakır ustasının yanında çalışmaya başlayarak gravür tekniklerini ve oymacılık tekniklerini öğrenmiştir. 17’li yaşlarındayken Goethe, ailesinden uzakta bir yaşan sürdürmenin tatlı özgürlüğünü doyasıya yaşamış ve sanatın her alanından kendisine bir ilgi alanı yaratmıştır.

Faust

Kendisinin en ünlü draması olan “Faust“u yazmasına ilham kaynağı olan Auerbach lokantasında arkadaşlarıyla sık sık vakit geçirmesinin ardından bir de hayatına ilk aşkı girmiştir.

Leipzig zamanlarında başlayan bu aşkı, Katchen Schönkopf isimli yaşıtı bir genç kadına beslemektedir. İkilinin arasındaki ilişki 2 yıl devam ettikten sonra anlaşmalı olarak sona ermiştir. Ancak her ne kadar anlaşmalı denilse de Goethe bu ayrılıktan biraz ağır etkilenmiş ve bu hüsran onun yazı stiline de yansımıştır.

Öncesinde Rokoko kültürüne uygun bir şekilde şiir yazan Goethe, artık abartılı ve coşkulu bir dil yerine gerçekçi duygularını paylaştığı için Rokoko kültürünü de kendisine yakın bulamayıp uzaklaşmıştır. 1768 yılında ağır bir şekilde hastalanan Goethe eğitimini yarıda bırakarak annesinin ve kız kardeşinin yanına geri dönmüştür. Döndükten sonra 1770 yılındayken de ilk şiir kitabı olan “Arnette”i yayımlamıştır.

Goethe’nin hayatına genel bakış

Goethe; hayatı boyunca doğa bilimleriyle, şiirle, dörtlük şeklindeki ve düzyazı şeklindeki hikayelerle, sanat teorisiyle, estetik teorisiyle, edebiyat teorisiyle ve otobiyografik teoriyle yakından ilgilenen çok yönlü bir sanat insanı olmuştur.

Mektup türünün son derece zengin çeşitleri de Goethe tarafından ortaya çıkartılmıştır. Hatta “Fırtına ve Coşku” isimli eseri kendi döneminin en ünlü ve önemli eseri haline gelmiştir. 1774 yılında yazdığı “Genç Werther’in Acıları” eseri de tüm Avrupa’da çok bilinen bir eser haline gelmiştir.

1790 sonrasında da Friedrich Schiller’le birlikte hem biçimsel hem de içeriksel olarak Antik kültür anlayışı üzerinden gitmişler ve Weimar Klasik olgusunun en ünlü temsilcileri haline gelmişlerdir. Goethe için bunun dışında yurtdışında Alman edebiyatını temsil eden kişi olarak bir söylem de ortaya atılabilir. Kendisinin ortaya çıkardığı hemen hemen her eser, dünya edebiyatı standartlarında ölçülmüş ve ona göre değerlendirilmiştir.


Kaynak – 2

Johann Wolfgang von Goethe; Alman şair ve yazarıdır (Frankfurt 1749-Weimar 1832). Özel öğretmenlerden çok yönlü bir eğitim aldıktan sonra babasının isteği üzerine Leipzig’de hukuk öğrenimine başladı. 1768’e kadar Leipzig’de yaşadı; bu dönemde Fransız eğilimli rokoko kültürüyle gerçeklik, doğa ve tutku gereksinmesi arasında ikilem içinde kaldı. Rokoko üslubunda ilk şiirlerini yazdı: Die Laune des Verliebten (Aşığın Gelgeç Hevesi) ve Annette-Lieder (Annette İçin Şarkılar) 1767. 1768’de Frankfurt’a döndü.

1770’te öğrenimini sürdürme amacıyla gittiği Strasbourg’da şair filozof J. G. Herder ile tanıştı.

1771’de diploma almasına kadar süren ve gerçek kişiliğini bulduğu bu dönemde Goethe; Homeros, Pindaros, Shakespeare ve Ossian’ ın eserleriyle Kutsal Kitabı kendine örnek aldı. 1772’de staj için gittiği Wetzlar’da Charlotte Buff ile karşılaşması ve aşık olması ona Genç Werther’in Acıları (Die Leiden des Jungen Werther) 1774 adlı dünyaca ün kazandığı romanı esinlendirdi. Frankfurt’a döndüğünde Götz von Berlichingen adlı dramına son biçimini verdi (1773). Bireyin egemen güçlere karşı mücadelesini işleyen bu eseriyle ve Prometheus ve Ganymedes gibi özgür koşuklu övgü şiirleriyle (1774). Strum una Drang (Fırtına ve Hamle) akımının önderlerinden biri oldu. Ünü giderek yayılan Goethe, Kont Stolberg ile yaptığı bir İsviçre gezisinin ardından (1775) genç Weimar Dükü Carl August tarafından Weimar’a çağırılarak danışmanlığa atandı.

Johann Wolfgang von Goethe

Johann Wolfgang von Goethe

Burada dük, eşi ve annesi, şair Wieland ve Charlotte von Stein’dan oluşan bir edebiyatçılar çevresi buldu. Prens eğiticiliği, maliye, madencilik, tiyatro ve eğitim uzmanlığı görevlerini de üstlenerek 1779’dan sonra prenslikte önemli konum kazandı. Weimar yıllarında büyük klasik dramları İphigenie auf Tauris (Iphygenia Tauris’te) 1787, Egmont (1788), Faust I (1808) ile evlilik romanı Wahlverwandtshaften’i (Gönül Bağları) 1809, yazmaya başladı. Edebiyat çalışmalarına koşut olarak doğabilimleriyle ilgilendi. Çeşitli Avrupa ülkelerini dolaştı, oyunlarını sahneledi. 1786 -1788 arasında ilk İtalya gezisine çıktı. Akdeniz doğası, güney halkının sıcakkanlılığı, Antik Çağ ve Rönesans sanatı eserleri üzerinde büyük bir etki bıraktı.

Burada birçok eserine son biçimini verdi (Torquato Tasso nazımla dramı, 1787) Weimar’a döndükten sonra 1806’da Christiane Vulpius ile evlendi. İtalya yaşantısı ve Christiane ile ilişkisi Römische Elegien (Roma Ağıtları) 1795 adlı şiir derlemesine yansıdı. 1790’da kısa bir İtalya yolculuğundan sonra kaleme aldığı Venezianische Epigramme’de (Venedik İğnelemeleri) İtalya’ya daha eleştirel bir bakışla yaklaştı. Resmi görevlerinden büyük ölçüde sıyrılarak 1791’de Weimar Saray Tiyatrosu’nun yöneticiliğini üstlendi. Büyük bir tutkuyla ve Jena Üniversitesi ile yakın bir işbirliği içinde bitki ve hayvan bilimle optik alanlarında çalışmalara başladı.

1794’te Schiller ile tanışması, Goethe için yeni bir yaratı evresinin başlangıcını oluşturdu.

Schiller’in 1805’teki ölümüne kadar süren bu evre, aynı zamanda Alman Edebiyatı’nın klasik çağını da doruğuna ulaştırır. Schiller ve Goethe verimli bir işbirliği içinde 1796’da nazımla Xenien’ı (İğnelemeler) yayımladılar. Schiller’in sürekli üstelemesi sonunda Goethe yirmi yıldır üzerinde çalıştığı Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları (Wilhelm Meisters Lehrjahre) adlı romanını bitirdi (1796), Faust üzerinde çalışmalarını yeniden başlattı.

Goethe Sözleri

1797’de bir tür kentsoylu destanı olan Hermann ile Dorothea’yı (Hermann und Dorothea) yayımladı. Schiller’in baladlarıyla yarışma içinde Der Zauberlehrling’ı (Büyücünün Çırağı) 1797 yazdı. Bütün ömrünü adadığı başeseri Faust’un taslaklarını 1773’te yazmaya başlamıştı. Nazımla dram olan eserin bir bölümünü 1790’da Faust ein Fragment (Faust’tan Bir Parça) adıyla yayımladı. Sonra bu parçayı tamamlayarak 1808′ de bir daha üzerinde çalışmayacağı Faust’un birinci bölümünü Faust, eine Tragödie (Faust, Bir Tragedya) adıyla bastırdı Helder’in (1803), Schiller ve Wieland’ın (1813) ölümleriyle Weimar’daki şairler çevresi ıssızlaşınca Goethe; W. Von Humbold, J.W. Richter gibi bilim adamlarından, Jenalı filozoflardan ve romantik sanatçılardan oluşan yeni bir çevre edindi.

Yaklaşık 1810’da yaşam eserine geri bakış niteliğindeki Dichtung und Wahrheit (Şiir ve Gerçek) adlı eserine başladı.

Yaşlılık döneminin önemli eserlerinden Westöstilicher Divan (Batı-Doğu Divan) 1819, adlı şiir derlemesi, esin kaynaklarını yakın Doğu kültürü ve şiirinde (Hafız, Firdevsi, Kuran vb) arayışının seçkin ürünüdür. Eserde bir yolculukta tanıştığı Marianne von Willemer’e aşkını ölümsüzleştirirken yaşlılık bilgeliğiyle dünya görüşünü yansıtır; bilim, din ve estetiği işler.

Goethe Sözleri

Ulrike von Levetzow ile Goethe’nin genç kadınlara olan tutkusu son bir kez daha alevlenerek onun en güzel aşk şiirlerine (1823-1824) ortam hazırladı. Trilogie der Leidenschaft (Tutku Üçlüsü) ve Marienbader Elegie (Marienbad Ağıtı) yazar. P. Eckermann’ın düzenleme ve redaksiyon yardımlarıyla Goethe baş eserlerini bitirdi: Wilhelm Msiters Wanderjhahre (W.M.’in Gezginlik Yılları) 1821-1829, Dichtung und Wahrheit (Şiir ve Gerçek) bölüm 4, 1881 ve ölümünden birkaç ay önce bitirdiği Faust II (1833). En büyük Alman şairi ve Alman klasizminin başı olan Goethe, çok yönlü eğitimiyle desteklenen evrensel ilgileriyle ve bilge kişiliğiyle Yeniçağ Avrupa edebiyatına ve düşünce tarihine damgasını vurdu.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?