Kabuklu Hayvanların Özellikleri

0

Kabuklu hayvanlar nelerdir? Kabuklu hayvanların özellikleri, yapıları, kabuklarının yapısı, yaşam koşulları hakkında bilgi.

Advertisement

KABUKLU HAYVANLAR

Omurgasız hayvanların (invertebrata) sert dış iskeleti (eksoskelet) bulunan iki büyük grubu, yumuşakçalar (molluska) ve eklembacaklılar (arthropoda) dır. Yumuşakçalar arasında salyangozlar, şeytankülahları, deniz salyangozları, littorinalar, istiridyeler, midyeler, sümüklüböcekler, chitonlar, mürekkepbalıkları, ahtapotlar ve küçük mürekkepbalıkları bulunur. Fakat bunların hepsinde dış iskelet bulunmadığı gibi, hatta bazısı tamamen kabuksuzdur. Mürekkepbalıklarında, tıpkı bazı sümüklüböceklerde olduğu gibi, bir iç iskelet bulunur, bazı sümüklüböceklerde ve ahtapotlardaysa kabuk yoktur.

Yumuşakçaların dış iskeleti, umumiyetle hayvanın hareketlerini engelleyen sıkıcı bir yapı olmakla beraber, başlıca ödevi hayvanı korumaktır. Bu durum eklembacaklıların eklemli olan ve iç taraflarında bulunan kaslarla beraber hayvanın çok hareketli olmasını sağlayan kabuk yapısıyla tamamen zıttır. Böyle olmakla beraber bu kabuğun koruyuculuk ödevi çok önemlidir. Bugün yaşamakta olan yumuşakçalar türleri, eklembacaklılardan gayri, bütün diğer hayvan gruplarından fazladır. Deniz kıyılarına sürüklenmiş olan kabuk yığınları veya gelgit zamanında suların açıkta bıraktığı yerlerde gördüğümüz birçok çeşitler bunu belirtmektedir.

Karada yaşayan salyangozlarda ve gelgitlerde suyun çekildiği zamanlarda atmosferle temasa gelmiş yumuşakçalarda kabuk, kuraklıktan ve sıcaktan hayvanı korur. Yumuşakçalardan pek azı kabuğu başka işler için de kullanır. Örneğin taraklar, kabuklarının iki parçasını birbirine çarpmak suretiyle, içlerinde bulunan suyu dışarı fışkırtarak meydana getirdikleri- su akımıyla bir taraftan diğer tarafa doğru hızla hareket ederler. Bu durum, yerinde sabit olan veya çok yavaş hareket eden yumuşakçalarla bir tezat teşkil etmektedir. Bazı yumuşakçalar odunları deler, hatta bazıları kayalar içine bile girebilirler. Teredo’nun başının iki yanında iki küçük «dişli» kabuğu bulunur. Bu kabuklar arasındaki kaslar, ritmik bir şekilde hareket ederek, kabuğun dönmesini sağlarlar. Bu suretle teredo, gemilerin teknesini ve su içinde bulunan odun direkleri, inanılmayacak kadar bir hızla delerek, odunu testere talaşı haline getirirler.

Kabuğun Yapısı:

Yumuşakçaların kabuğu başlıca kalsiyum karbonattan yapılmıştır. Kabuk, bağırsakları ve diğer organları örten ince, yumuşak bir deriden (manto) husule gelir. Hayvan büyüdükçe kabuğun kenarlarına yeni madde ilâve edilir. Yumuşakçaların kabuğu, böceklerde olduğu gibi, hayvanı tamamen sarmadığı için, eklembacaklılar gibi kabuk değiştirme yoktur. Şeytankülahmın yavrusu, ananın spiralinin ucunda küçük bir yumrucuk gibidir. Spiral büyüdükçe kabuğun açık olan tarafı gittikçe genişler ve kabuğun iç boşluğa büyüyerek hayvanın gelişmesini engellemez. Kabuğu iki parçadan yapılmış olan midyelerde, kabuk maddesi kabuğun kenarlarına ilâve edilir. Hayvan büyüdükçe kabuk da büyür.

Advertisement


Genellikle kabuk devamlı surette büyümez. Büyüme devrelerini, büyüme olmayan devreler takip etmektedir. Bu durum kabukta, büyüme çizgileri denilen, girinti ve çıkıntıların meydana gelmesine sebep olur. Besinin az olduğu veya diğer şartların fena olduğu zamanlarda kabuğa az bir ilâve olmaktadır. Şartlar iyi olduğu takdirde, büyüme devresinde kabuğa büyük bir ilâve olur. Kabuk, bu sebepten dolayı yumuşakçanın geçmiş hayatının bir tarihçesidir Geçmiş zamandaki şartların bir bitki gövdesinin kesitinden tahmin edilebileceği, yumuşakçaların besininin iyi veya fena olduğu seneleri de kabuğun büyüme çizgilerinden anlamak mümkündür. Kabukların büyüklüğü çok farklıdır. Bir kısmı bir santimetreden daha kısa olduğu halde dev tarakların kabuğunun genişliği bir metreye yakın olup ağırlığı bir tonun dörtte biri kadar olabilir.

Kabuklar çoğunlukla düz olmayıp, derin girintileri ve çıkıntıları olur. Kabuklar Ve çıkıntılar kabuktan yer yer husule gelmektedir. Bu şekiller ve renkler bazen çok güzel olabilir. Renkler, kabuğun büyümesi esnasında toplanan pigmentlerden ileri gelir. Salyangozlar, deniz salyangozları, şeytankülahları ve deniz böcekleri gibi yumuşakçaların kabuğu tek bir parçadandır. Bu kabuklar spiral ve miğfer şeklinde (örneğin, bazı salyangozlar), spiral ve koni şeklinde (örneğin, şeytankülahı) veya bazı deniz böceklerinde olduğu gibi sadece basit bir koni biçimindedir.

İkiçenekliler

Midyelerin, tarakların, istiridyelerin kabukları iki parçadan yapılmıştır (bivalve = ikiçenekli), İki parça birbirine bir menteşe ve bir bağla tutunmuştur. Bağ (ligament) esnektir; hakikatte de bu esneklik kabuğun iki parçasının açılmasını sağlamaktadır, tıpkı bir maşanın iki kolunu bağlayan yassı yayın bu kolların açılmasını sağlaması gibi. Her bir çenedin iç tarafına bağlı bulunan bir veya bir çift kas kabuğun kapanmasını sağlar.

İkiçeneklilerden bazılarının çenetleri, taraklarda olduğu gibi simetrik (eşit), bazılarınınsa, istiridyelerde olduğu gibi, biri diğerinden daha küçüktür.

Chitonların kabuğu sekiz ayrı parçadandır. Tespihböceğini hatırlatan bu yaratık, tıpkı onun gibi toparlak bir şekil alabilmek yeteneğindedir Pasifikte bulunan nautilus’un spiral olarak kıvrılmış bir kabuğu vardır. Bu kabuk salyangozların ve şeytan-külahlarının spiral kabuğundan, iç tarafında birçok bölmeler bulunması bakımından farklıdır. Her bölme hayvanın bir büyüme devresini gösterir, zira kabuk büyüdükçe hayvan öne geçer ve arka kısım örtülerek yeni bir bölme meydana gelmiş olur. Hayvan kabuğun açık olan ucunda bulunur ve bu kısım bölmelerin en genişidir. Geride kalan ve artık kullanılmayan bölmeler, hayvan yüzdüğü esnada ağır kabuğu suyun üstünde tutar.

Advertisement

Mürekkepbalığının, çok defa deniz kıyılarında rastladığımız, «kemik» kısmı, pek çok değişik bir şekil almış bir nautilus kabuğu gibi yüzerken hayvanı su üstünde tutmaya yarar. Mürekkepbalığının kabuğu vücudun iç tarafında bulunur ve bölmeleri kalker tabakalarıyla dolmuştur. Hayvanı su üstünde tutabilmek için bu kalker tabakaları arasına gaz gönderen bezeler vardır. Salyangozlarda, şeytan külahlarında vb. hayvanın vücuduyla kabuğun iç kısmını birbirine bağlayan kuvvetli bir kas (kolumella) bulunur. Bu kas kasılınca hayvan kabuğun içine çekilir. Bazı yumuşakçalarda (Örneğin şeytankülahı) kabuğun açık tarafını örterek, hayvanın yumuşak vücudunun tamamen korunmasını sağlayan kireçli bir levha vardır.

Midyelerde vücudun iki ucunda, kabuğun iki parçasını bir araya getirmeye yarayan iki kas vardır, taraklarda ve istiridyelerde yalnız bir tek kas bulunur. Bu kas eşit olmayan iki kısma ayrılmıştır, büyük olanı çizgili kas liflerinden yapılmış olup kasılması çok hızlı olabilir ve bu suretle yüzme esnasında iki çenedi çok çabuk birbirine yaklaştırabilir.


Leave A Reply