Karl Marx’ın Sosyolojiye Katkıları – Sosyoloji Alanında Çalışmaları Görüşleri

0

Karl Marx kimdir ve sosyoloji alanında ne gibi çalışmalar yapmıştır? Karl Marx’ın görüşleri, sosyolojisi ve katkıları hakkında bilgi.

Karl Marx

Advertisement

Karl Marx’ın Sosyolojiye Katkıları

KARL MARX (1818-1883)

Karl Marx‘in düşüncesinde tarihin itici gücü, maddi varlıkların üretimidir. Maddi varlıkların üretimi, toplumun varlığının ve gelişmesinin temel yanı, toplumsal hayatın başlangıcıdır. Üretici güçler ve üretim ilişkileri bir bütün olarak üretim tarzını oluşturur:

1) Üretici güçler, toplum tarafından yaratılmış olan üretim araçları ile maddi varlıkları üreten insanlardır.

2) Üretim ilişkileri, üretim sürecinde insanlar arasında üretimin şartlarından doğan; maddi varlıkların dağıtım ve dolaşım ilişkileridir.

Advertisement

Karl Marx‘da aynı zamanda evrim fikri üzerine temellenmiş olan bir toplum sınıflaması vardır. Bu sınıflamaya göre, insan toplumunun tarihi bir evrim tarihidir, her aşama kendi yıkımına yol açacak çelişkileri içinde taşır. Üretici güçler kendi gelişimini engellediği zaman üretim ilişkileri zorunlu olarak çatışmaya girer ve bu çatışma bir sonraki aşamayı hazırlar. İnsan toplumunun tarihi her biri farklı bir üretim ilişkisine karşılık gelen dört aşama tanımıştır ve bu aşamaların temelini üretim araçlarının mülkiyet şekli belirler.

Marxist teoriye göre Avrupa toplum tarihinin geçirdiği aşamalar şunlardır:
1) İlkel komünal toplum:

Toplumsal evrimin başlangıcını oluşturur. Basit bir işbölümü vardır ve emeğin üretkenliği düşüktür. Üretici güçlerin gelişmesi üretkenliği arttırmış ve sınırlı üretim ilişkilerine uygun düşmemeye başlamıştır. Köleliğin ortaya çıkışı bu toplum biçiminin sonunu getirecektir.

2) Köleci Toplum:

Üretim ilişkilerinin temelini bu toplumda efendilerin üretim araçları ve köleler üzerindeki özel mülkiyeti oluşturur. Hayvan yetiştiriciliği ile tarımın ayrılmasından sonraki ikinci büyük toplumsal işbölümü olan zanaatçılığın tarımdan ayrılması bu aşamada gerçekleşmiştir. Değişimin gelişmesiyle diğer metaların değerlenmesine hizmet eden para, değişim aracı olarak ortaya çıkacaktır. İşbölümünün ve değişimin genişlemesi üçüncü büyük işbölümü olan ticareti ortaya çıkarmıştır. Zanaatçılık ile ticaretin genişlemesi ile birlikte Kent/Köy ayrımı başlamış, zanaat ve ticaret kentlere toplanmıştır. Köleci üretim tarzı kendisini yok edecek çelişkileri barındırmaktadır. Üretim ilişkileri yeniden üretim güçlerinin gelişmesini engelleyecek bir biçim almış ve köleci toplumun yıkılmasına neden olmuştur.

3) Feodal toplum:

Senyörün toprak üzerindeki mülkiyet hakkı ile serf üzerindeki sınırlı mülkiyet hakkı bu toplumun üretim ilişkilerinin temelidir. Senyörlerin özel mülkiyetinde olan büyük tarım arazilerine, saldırılara karşı korunma karşılığında serfler yerleşmiştir. Feodal düzen, köleci toplumun üretici güçlerinin daha üstün bir gelişme düzeyidir. Ancak bünyesinde yeni üretim güçleri geliştiği için gelişmeyi engellemeye başlayacaktır. Kapitalist üretim ilişkileri feodal yapı içinde yeşermiş ve gelişmesini engelleyen feodal yapı ile çatışma içine girmiştir; bu nedenle feodalizmin ortadan kalkması tarihi bir zorunluluk haline gelecektir.

4) Kapitalist toplum:

Üretim araçlarının ve işbölümünün gelişmesiyle feodal toplum içinde ortaya çıkmıştır. Ekonomik temeli, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ücretli emeğin sömürüsüdür. Kentlerdeki artışıyla yeni sınıflar ortaya çıkmıştır.

Kapitalizm iki aşamada gelişmiştir: yeni pazarların ele geçirilmesiyle zenginleşen bir sınıf olarak biçimlendiği “ticari kapitalizm” ve kentlerde proletaryanın geliştiği “sanayi kapitalizmi”. Kapitalist üretim biçimi de kendi yıkımına neden olacak çelişkileri kendi işleyişi içinde barındırmaktadır. Bu iç çelişkiler ve burjuva sınıfı ile işçi sınıfının çatışması kapitalist sistemin yıkılmasına neden olacaktır.

Advertisement

Marx, günümüzde bütün sosyal olguları yalnızca ekonomik nedenlerle açıkladığı için indirgemeci bir sosyolog olarak eleştirilmektedir.


Leave A Reply