Kılıç İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları – Kılıç Geçen

0

İçinde kılıç kelimesi geçen atasözleri ve deyimler nelerdir? Bu atasözü ve deyimlerin anlamları ve açıklamaları. Kılıç hakkında atasözleri, deyimler.

kılıç atasözleri

Arka resim kaynak: pixabay.com

Atasözleri

  • aman diyene kılıç kalkmaz
    mertliğinize güvenip size teslim olan düşmanın canına kıyılmamalıdır.
  • at binenin, kılıç kuşananın
    her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
  • iş bilenin kılıç kuşanın
    her şey, onu gereği gibi kullanmasını bilene yakışır.
  • kavgada kılıç ödünç verilmez
    kişi, savunma silahını başkasına verip kendisini savunamayacak ve yenilgiye uğrayacak duruma düşmemelidir.
  • kılıç kınını kesmez
    sert ve öfkeli kişi yanındakilere zarar vermez.
  • kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz
    saldırıcı ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır.
  • padişahın bile arkasından kılıç sallarlar
    kendisinden çekinilen kimsenin yüzüne karşı kimse bir şey söylemez ama arkasından herkes düşmanlık gösterilerinde bulunur.
At Binenin Kılıç Kuşananın:

ANAFİKİR: Her şey, onları kullanmasını bilenlerin hakkıdır.

Advertisement

İnsanlığın gelişmesinde büyük katkısı olan araç-gereçlerden, beklenen yararın sağlanabilmesi için, onları en iyi kullanmasını bilenler tarafından kullanılmaları gerekir. Ehli tarafından kullanılmayan bu araç gereçler, hiçbir işe yaramaz. Değerleri ortaya çıkmaz. Aynı zamanda bu sözü iş için de kullanmak mümkün. Yaptırılacak işleri, o işi iyi bilenlere yaptırmalıyız. O iş konusunda yeterli bilgi ve becerisi olmayan kişiler, yarardan çok zarar verirler. İşin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olabilecekleri gibi, zaman kaybına da yol açarlar.

Dil kılıçtan keskindir.

Açıklaması : Bazen kötü bir söz insana silâhla açılmış bir yaradan daha büyük bir yara açar.

Konuşma, düşüncenin sözle ifadesidir. Dil, insanların birbirleriyle karşılıklı anlaşma ihtiyacından doğmuştur. Dili iyi kullanmayı bilmek gerekir. Dil, insanı yerine göre yüceltir, yerine göre de batırır. Tatlı dille konuşarak düşmanlarımızı yumuşatabiliriz. Nerede konuşup nerede susacağımızı bilmek gerektiği gibi, kiminle nasıl konuşmak gerektiğini de bilmek gerekir. Çok ve boş konuşmak yerine az ve öz konuşmak makbul sayılır.

Deyimler

  • dili kılıçtan keskin
    kırıcı ve ağır konuşan.
  • havaya pala (kılıç) sallamak
    boşuna, gereksiz çaba harcamak.
  • kılıç çalmak
    kılıçla savaşmak, kılıç ile öldürmek.
  • kılıç çekmek
    saldırmak veya selamlamak amacıyla kılıcı kınından çıkarmak.
  • kılıç kuşanmak (takmak)
    kılıcı olmak ve onu taşıyacak güce ve yetkiye hak kazanmak: ‘Harbiyede beraber okumuşlar, beraber kılıç kuşanmışlardı.’ -H. E. Adıvar.
  • kılıç oynatmak
    egemen olarak yaşamak.
  • kılıç sallamak
    kılıç ile dövüşmek, düşman üzerine kılıçla saldırmak.
  • kılıç üşürmek
    kılıç çekerek saldırmak: ‘Kale kapılarında Allah adına birbirine kılıç üşürenler…’ -A. İlhan.
  • kılıçlama kaçmak
    yan yan koşarak çaprazlamasına gitmek.
  • kılıçtan geçirmek
    çok sayıda insanı kılıçla topluca öldürmek: ‘Bizim zavallı soydaşlarımıza kadar önünüze kim rast geldiyse kılıçtan geçirdiniz.’ -Y. K. Karaosmanoğlu.
Demokles’in Kılıcı

Anlamı; Bu deyim, “idarecilerin, makamlarının büyüklüğüne aldanmamaları, o makamların büyüklüğünün, taşıdığı ağır yük ve sorumluluktan geldiğini, hiçbir zaman unutmamaları gerektiği” mânâsında kullanılır.

Advertisement
Hikayesi;

Demokles, İ.Ö. 400 yıllarında yaşamış, Siraküza hâkimi Diyonisyüs’ün yardımcısıdır. Demokles, sarayında sürülen debdebeden dolayı efendisinin herkesten daha mutlu olduğunu sağda solda abarta abarta anlatırmış. Diyonisyüs, görünüşte çok gösterişli olan bu saray hayatının aslında ne kadar ağır bir sorumluluk ve sıkıntı taşıdığını Demokles’e anlatmak istemiş.

Bir gün bir ziyafette, Demokles’i kendi yerine geçirmiş. Hizmetçilere, kendine nasıl hizmet ediyorlarsa Demokles’e de aynı şekilde hizmet etmelerini istemiş. Bu durumdan çok zevk alan, gururu okşanan Demokles, büyük bir keyifle kendinden geçtiği bir sırada, başını yukarı şöyle bir kaldırdığında; tepesinin üstünde, ağzı keskin, sivri bir kılıcın, bir at kılıyla asılı durduğunu birden bire görmüş ve heyecandan elindeki bardağı yere düşürmüş.

Böylece iktidar koltuğunun, dışarıdan göründüğü kadar, rahat bir yer olmadığını anlar.


Yorum yapılmamış

Reply To Anonim Cancel Reply