Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi Savaşları ve Sonuçları

0

Kurtuluş Savaşı batı cephesinde yapılan savaşlar nelerdir? Batı cephesi komutanları, sonuçları, antlaşmalar hakkında bilgi.

Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi Savaşları ve Sonuçları

Kurtuluş Savaşı - Batı CephesiBatı Cephesi

Batı cephesinde, Yunanlılara karşı mücadele verilmiş. Düzenli ordunun kullanıldığı cephedir. Bu cephede kazanılan başarılar Kurtuluş Savaşının bitimine etkili olmuştur.

* Doğu’da , kazanılan başarılar Güney’de Fransız ilerleyişinin yavaşlatılması ve pek çok kesimlerde durdurulması üzerine Kurtuluş mücadelesi Batı cephesinde Türk-Yunan savaşma dönüştü.

* Mondros Ateşkes Antlaşması sırasında Doğu Trakya’da bulunan Türk Kuvvetleri boğazların işgali üzerine desteksiz kalmıştır. 1920 yılı yazında başlayan Yunan saldırısında burada bulunan birlikler çarpışa çarpışa Bulgaristan’a sığındılar. Bu birlikler Doğu ve Batı Trakya’da Yunan kuvvetlerine gerilla yöntemi ile zarar vermişlerdir, fakat burada bir cephe açılamamıştır.

* Batı cephesi komutanlığına İsmet Paşa getirildi. Batı cephesinin Güney kesimlerine de Rafet Paşa görevlendirildi. Bu iki cephe doğrudan Genelkurmay başkanlığına bağlandı.

Yunanlılar, Ege Bölgesindeki rahat ilerleyişleri dolayısıyla Şevr Barışı ile kendilerine bırakılan yerlerle yetinmek istemiyorlardı. 1920 yılı sonlarında Yunanistan’da hem hükümet hem de kral değişmişti. Yeni kral “Megalo İdea”yı gerçekleştirmek istiyor, bu amaçla Anadoluda daha büyük parçayı almak istiyordu. Sevr’i mutlaka uygulatmak isteyen ingilizlerde TBMM’ne gerekli baskıyı yapabilmek için Yunanlıları yeni bir saldırıya kışkırtıyorlardı.

I. İNÖNÜ ZAFERİ: 6-10 Ocak 1921

Çerkez Ethem olayı:

Düzenli ordu birliklerinin Batı cephesinde başlattıkları ilk askeri etkinlik Yunanlılara karşı değil Çerkez Ethem‘e karşı oldu.

NEDENLERİ:

1. Ulusal Ordu kurulmaya başlayınca Çerkez Ethem bundan hoşlanmadı. O’na göre kendisininki gibi hareketli oynak birlikler geniş yetkilere sahip olmalı hem savaşmalı hem de bulundukları yöreleri yönetmeliydi. Kardeşleriyle beraber TBMM Hükümetini kötülemeye, yurdun kurtarılmayacağını açıkça belirtmeye başladı.
2. Ulusal ordunun kurulması ile kendisi üzerinde bulunan komutanları dinlememe saymama yoluna saptı.

3. Kendi başına buyruk hareket eden Ethem ayaklanmaların bastırılmasındaki etkinliğinden dolayı şımartılmıştı. Ordunun güçlendiğini görünce eski saygınlığının yok olacağını anladı.

4. Ethem kendi kafasındaki modeli uygulayabilmek için bir ara Mustafa Kemal Paşa’yı bile tutuklamaya kalkıştı ise de bunu başaramadı.

27 Aralık 1920’de Çerkez Ethem Kütahya yöresinde TBMM hükümetine karşı ayaklandı. Ordu Ethem kuvvetlerinin üzerine yürüyerek 29 Aralık günü Kütahya’ya girdi. Ethem Gediz’e çekildi. 5 Ocak 1921’de Ulusal Ordu Gediz’i ele geçirince Ethem ve kardeşleri Yunanlılara sığındı.

* Çerkez Ethem‘le anlaşan Aydın’daki Demirci Mehmet Efe’de ayaklanmıştır. Güney’de bulunan Rafet bey komutasındaki Süvariler Demirci Mehmet Efe üzerine gönderildi, kuvvetleri dağıtıldı. Mehmet Efe çok sonra Mustafa Kemal’e sığınmıştır ve bağışlanmıştır.

* Yunanlılar 1. İnönü Savaşıyla, aşağıdaki amaçları gerçekleştirmek istiyorlardı:

1. TBMM Hükümeti ordusunun güçlenmesini ortadan kaldırmak.

2. Eskişehir’i ele geçirip karargah olarak kullanmak.

3. Bağlaşığı Çerkez Ethem‘e yardım etmek.

4. Yunan ordusunun gücünü itilaf devletlerine göstererek yardımlarını sağlamak.

Batı Cephesi komutanı İsmet Paşa emrindeki Türk kuvvetleri İnönü’de yapılan savunma savaşı sonucuda başarılı oldu. Yunanlılar geri çekildi.

SONUÇLARI:

1. Düzenli ordunun batı cephesindeki ilk başarısıdır.

2. Bu savaş, ulusal kurtuluş heyecanını kamçılamış ulusun tek amaç etrafında birleşmesine yardımcı olmuştur.

3. Düzenli orduya duyulan güveni arttırmış, orduya katılım hızlanmıştır.

4. Yenilen Yunan ordusu Eskişehir’den çekilmek zorunda kalmıştır.

5. Anlaşma devletleri arasındaki anlaşmazlıklar su yüzüne çıkmıştır.

Siyasi Sonuçları:

6. Londra Konferansı toplanmıştır. Konferansa Osmanlı hükümeti ile TBMM Hükümeti’de çağrıldı. Anlaşma devletleri. İki hükümet arasında bir rekabet yaratmak, bölücülük yapmak istiyorlardı.

Konferansta sunulan ortak öneri, Sevr Barışı’nın biraz değiştirilmiş biçimiydi, kabul edilmezdi.

* Sevr Barışı’nın bazı hükümlerinin tartışma konusu yapılabilmesi ve şimdiye kadar Anadolu’yu tanımayan batılı devletlerin barış kurulumuzu kabul etmeye razı olmaları önemlidir. Bunda İtalya Dışişleri Bakanı Kont Sforza’nın emeği büyüktür. Diğer önemide; Anadolu’nun dış siyasette de söz sahibi olduğunun İstanbul Hükümetine kabul ettirilmesidir.

7. Doğu Cephesinde kazanılan zafer Moskova Antlaşması görüşmelerine yol açmıştır. 1. İnönü başarısı Ruslar’ın o güne kadar izledikleri ihtiyatlı siyasetten vazgeçerek 16 Mart 1921’de Moskova Antlaşmasının imzalanmasına neden oldu.

* Moskova Antlaşmasına göre,

a) Rusya Sevr Barışını tanımıyor.

b) TBMM hükümetine her türlü yardım ve destek sağlamayı yükümleniyordu.

Not: 1.İnönü Zaferi, TBMM’nin dünyaya açılmasını sağlamıştır. Milletvekilleri er olarak savaşa katılmışlardır.

YENİ DEVLETİN İLK ANAYASASI (TEŞKİLAT-I ESASİYE)

1920 yılı sonlarında hazırlanmaya başlanan Anayasa I. İnönü Zaferinden sonra tamamlanarak 20 ocak 1921’de yürürlüğe girdi.

1. Kısa ve bazı bakımlardan eksik olmasına rağmen ulusal egemenliği pekiştirmektedir.

2. Yönetim esasını güçlerbirliği ilkesinde bulunmaktadır. Yürütme (hükümet etme) yasama (kanun yapma) ve yargı yetkisi (yargılama) TBMM toplanmıştır.

3. Yeni bir devletin kuruluşunu hukuki ve siyasi yönden belgelemiştir. Bir geçiş dönemi ve uyum anayasasıdır.

4. Başkansız bir Cumhuriyet yönetiminin kurulmasını sağlamış, ulusal birliği bozmamak amacıyla ve kamu oyunun hazır olmaması nedeniyle devletin yönetim biçimini belirtilmemiştir. Demokratik ve ihtilalci bir karaktere sahiptir.

5. Devletin resmi dinini belirtmemiştir. İki kısımdan oluşmuştur.

NOT: Birinci TBMM’nin dayandığı ulusal egemenlik ilkesiyle kanun-i Esasi çeliştiği için, Birinci TBMM’nin varlığını yasal hale getirmek ve yeni devletin dayandığı temel ilkeleri belirlemek amacıyla teşkilat-ı esasiye ilan edilmiştir.

AFGANİSTAN ANTLAŞMASI

(1 Mart 1921)

1. İki kardeş, dost devletin kültürel ilişkisidir.

2. TBMM hükümetinin siyasal varlığını kabul eden ilk müslüman devlet Afganistan’dır.

3. İki kardeş milletin öteden beri aralarında varolan manevi birliği resmi bir bağlaşma haline getirmişler, ilk defa düşmanlarına karşı ittifak kurmuşlardır.

LONDRA KONFERANSI

(23 Şubat-12 Mart 1921)

a) Toplanma Nedeni: I. İnönü Savaşından sonra aralarında anlaşmazlıklar başlayan İtilaf Devletlerinin Fransa ve İtalya’nın baskısıyla Londra’da biraraya gelerek Sevr Barışı‘nın koşullarını biraz hafifleterek Türk halkına kabul ettirmek,

b) TBMM’nin konferansa katılma nedenleri:

1. Anlaşma devletlerince yapılan “Türkler barış görüşmelerine katılmayarak savaşı sürdürüyorlar” propogandasını çürütmek

2. TBMM’nin ve Türk ulusunun haklı davasını Dünya kamuoyuna duyurmak ve Türk ulusunun yasal temsilcisinin TBMM olduğunu göstererek, hukuksal varlığını kanıtlamak

c) Önemi:

1. Türk ulusunun haklı davası Dünya kamuoyuna duyurulmuş, İtilaf Devletleri, ‘nin hukuksal varlığını ilk kez tanımışlardır.

2. İtilaf Devletleri arasındaki anlaşmazlıklar iyice belirginleşmiştir.

NOT: Bekir Sami Bey Londra Konferansı sonrasında; Fransa, İngiltere ve İtalya ile esirlerin değişimi ve ekonomik konularda antlaşmalar imzalamıştır. TBMM bu antlaşmaları çok ödün verici bulduğundan red etmiştir. Bekir Sami Bey Dışişleri Bakanlığından alınmış Yusuf Kemal Bey bu göreve getirilmiştir.

MOSKOVA ANTLAŞMASI:

(16 Mart 1921)

Önemi:

1. Osmanlı Devleti ve Çarlık Rusya’nın sona erdiği belgelenmiştir.

2. Misak-ı Milli sınırlarımız Sovyet Rusya tarafından kabul edilmiştir.

3. İlk kez büyük bir devlet TBMM’yi ve onun kurduğu düzeni tanımıştır.

4. TBMM ile Sovyet Rusya ilk siyasi ilişkilerini kurmuş ve İtilaf Deletlerine karşı güç-birliği sağlanmıştır.

NOT 12 Mart 1921’de İstiklal Marşı kabul edilmiştir.

II. İNÖNÜ ZAFERİ

31 Mart-1 Nisan 1921

1. Londra Konferansında Türkler tarafından red edilen barış tasarısını kabul ettirmek isteyen İngiliz hükümetinin Yunanlıları kışkırtması

2. Yunanlıların I.İnönü yenilgisinin öcünü almak ve kamuoylarını rahatlatmak istemesi

3. I.İnönü Zaferi’nin yorgunluğunu atamamış Türk ordusunun saldırı gücü kazanmasına engel olmak

4. Kütahya ve Eskişehir’i alıp Ankara’ya giderek TBMM’yi dağıtmak

23 Mart’ta eskisinden daha güçlü Yunan birlikleri İnönü- Afyon yörelerine saldırıya geçtiler. Kanlı çarpışmalar sonunda Yunanlılar gene ilerleyemediler.

SONUÇLARI:

1. Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusunun yaptığı savunma savaşı sonucunda Yunan ordusu yenilerek Afyon Bozöyük çizgisinin gerisine çekildi.

2. Türk birliklerinin moralleri yükseldi. TBMM’nin otoritesi daha da kuvvetlendi, düzenli orduya katılım hızlandı.

3. İsmet Paşa generalliğe getirildi.

4. İtalya kuvvetlerini Anadolu’dan çekme kararı aldı.

NOT: Türk ordusu geriye çekilen Yunanlıları dağıtabilmek için 15 Nisan’a kadar, özellikle Aslıhanlar ve Dumlupmar yörelerinde çarpıştılarsa da I. ve ILİnönü muharebelerinde güçsüz düştüğü için amacına ulaşamadı.

KÜTAHYA- ESKİŞEHİR SAVAŞLARI

(10-24 Temmuz 1921)

Nedeni:

1. Yunanlılar II. İnönü Zaferi’ nden yenik çıkmışlar, istedikleri sonucu elde edememişlerdi.

2. Yunanlılar, Türklerin Aslıhanlar ve Dumlupmar’da yaptıkları çarpışmalarda henüz saldırı gücüne sahip olamadıklarını anlamışlardı.

3. Yunanlılar, Türk ordusuna hemen ya-
pılacak bir saldırı ile Türkleri saldıramaz ve kendilerini koruyamaz duruma getirmek için Ege bölgesini aşıp, İç Anadolu’ya doğru ilerlemek istiyordu. Yunanlılar hedeflerini gerçekleştrirlerse TBMM Hükümeti çöker, Anadolu’nun batısında Yunan egemenliği kurulabilirdi.

4. Yunan ordusu, hazırlığına hızla başladı. Orduya yeni askerler alındı, malzeme araç- gereç bakımından kuvvetlendirildi. Hazırlıklarını İngilizler destekledi.

Yunanlılar, İnönü’den Afyon dolaylarına kadar uzanan geniş bir cepheden saldırıya başladılar. Türk ordusu ufak çarpışmalarla geriye çekilmeyi uygun buldu. 24 Temmuz’a kadar geri çekilme tamamlandı. Eskişehir, Afyon, Kütahya Yunanlıların eline geçti.

Türk ordusunun Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekilmesinin nedenleri:

* Türk ordusunun fazla kayıp vermesini önlemek

* Yunan birliklerini mevzilerinden uzaklaştırmak

* Saldırı gücüne erişene kadar Türk ordusunu dinlendirmek, zaman kazandırmak

* İki ordu arasında Sakarya Irmağı’nı sınır haline getirmek.

SONUÇLARI:

1. Afyon, Kütahya ve Eskişehir kaybedildi, Yunanlılar Ankara’yı tehdit etmeye başladılar.

2. İnönü Zaferlerinin doğurduğu iyimserlik ortadan kalktı, TBMM’de bazı milletvekilleri TBMM’nin Kayseri’ye taşınmasını teklif etmişlerdir.

3. Mecliste Mustafa Kemal’e karşı olan milletvekilleri yenilgiden Mustafa Kemal’i sorumlu tuttular.

4. Mustafa Kemal, TBMM’den yetkileri üç aylığına kendisine vermesini istemiş ve 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık Kanunu’yla isteği yerine getirildi.

* Erzurum Kongresi öncesi askerlik görevinden istifa eden Mustafa Kemal, görevine yeniden dönmüştür.

5. Mustafa Kemal Başkomutanlık Kanunu’nun kendisine verdiği yetkiyle ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, Tekalif-i Milliye emirlerini yayınlamıştır. (7-8 Ağustos 1921) ,

NOT: Mecliste Başkomutanlık Kanunu oylanırken Mustafa Kemal’e karşı olanlar da oy vermişlerdir. Nedeni; Mustafa Kemal nasıl olsa başarılı olamayacaktı. Böylece Mustafa Kemal Paşa’nın yıldızı sönecekti.

Tekalif-i Milli Emirleri (Ulusal Yükümlülükler Buyrukları)

1. Halkın ve tacirlerin elinde bulunan yiyecek ve giyecek maddelerinin % 40’ı, bedelleri sonradan ödenmek üzere orduya verilecekti.

2. Öküz ve at arabalarının % 10’u, binek ve taşıt hayvanlarının % 20’si teslim edilecekti.

3. Halkın elindeki bütün silah ve cephaneler, üç gün içinde yetkililere verilecekti.

4. Yurttaki bütün teknik araç ve gereçlerin % 40’ma el konulacaktı.

5. Yurttaki teknik elemanlar tümüyle ordu hizmetinde çalışacaktı.

6. Her aile birer çar’aşır, birer çift çorap ve çarık hazırlayıp orduya verecekti.

7. Bu buyrukları yerine getirmek için her ilçede bir Tekalif-i Milliye Komisyonu kuruldu. Komisyonların çabuk çalışmasını sağlamak için İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

Bu buyrukları çıkarmadaki amaç:

Her bakımdan çok iyi donatılmış Yunan ordusuna karşı ulusu fedakarlığa çağırarak Türk ordusunu güçlendirmek.

SAKARYA MEYDAN SAVAŞI

23 Ağustos-12 Eylül 1921

Ankara’yı ele geçirmeyi planlayan Yunanlılar, 14 Ağustos 1921’de veniden ilerlediler. 23 Ağustos’ta, Sakarya Irmağına geldiler. Irmağın doğusunu geçip, Polatlı, Haymana ve Çaldağı yörelerinde asıl çarpışmalar oldu.

Hazırlıklarını tamamlayan Mustafa Kemal, kurmaylarıyla görüştükten sonra orduya “Savunma bir çizgi üzerinde değil, bir yüzey üzerinde yapılacaktır. O yüzey de bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı yurttaş kanı ile sulanmadıkça bırakılamaz. Küçük büyük her birlik,, ilk durabildiği noktada, tekrar düşmana karşı cephe kurarak savaşa devam eder. Yanlarındaki birliklerin çekilmek zorunda olduğunu gören birlikler, onlara bağlı olmaz. Bulunduğu yerde sonuna kadar direnmeye mecburdur” buyruğunu verdi.

* Mustafa Kemal bu buyruğu ile savaşın planını açıklamıştır. Savunmaya yönelik bir plandır.

* Sakarya Savaşında Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa da görev aldı.

Düşmanın ileri hareketi durduruldu. Saldırı sırası Türklerdeydi. 13 Eylül’de düşman Sakarya’nın doğusundan temizlendi.

Sonuçları:

a) İç siyasetteki sonuçları:

1. Yunan ordularının saldırı gücü kırılmış, savunma yapmak zorunda bırakılmıştır.

2. Düşman II.Viyana bozgunundan beri ilk defa geri püskürtülür. Bu bir dönüm noktasıdır, Türk orduları saldırı gücüne ulaşmıştır.

3. Savaşı yürüten kadro siyasal bakımdan büyük bir güç kazanmıştır. TBMM, Mustafa Kemal’e Gazilik ünvanmı ve mareşallik rütbesini verdi. (19 Eylül 1921)

4. Devlet Anadou’da kesin egemenlik kurmuştur.

5. Ulusun fedakarlığı ile kazanılan bu zafer bozuk olan ekonomik ve parasal yapıyı iyice bozmuştur.

NOT: Planlama bakımından Çanakkale Savaşı’na benzer. Sakarya Zaferi, Anadolu’dan Türkleri atmak isteyen Bizans’n 1176 Miryakefalon Savaşı’nda aldığı yenilgiye benzer yenilgiyi Yunanlılara aldırmıştır.

b) Dış siyasetteki sonuçları:

1. Anlaşma devletleri arasında sürdürülen dayanışma sona erdi. Fransa ile İtalya İngiltere’den iyice koptu.

2. İtalya, kuvvetlerini Anadolu’dan çekti, işgal ettikleri toprakları boşalttı.

3. İtilaf devletleri TBMM’ye ateşkes ve barış önerileri sundular.

4. Sovyet Rusya’nın egemenliği altına giren Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan Cumhuriyetleri adına Sovyet Rusya 13 Ekim 1921’de TBMM Hükümeti ile KARS ANTLAŞMASI’nı imzaladı. Bu antlaşma daha önce Sovyetlerle yapılan Moskova Antlaşmasının bir çeşit tekrarı idi. Uç Kafkas Cumhuriyeti, Moskova Antlaşmasını kendileri için de geçerli sayıyorlardı.

* Böylece doğu sınırı kesinlikle güvenlik altına alındı. Ermeni sorunu kesin çözüldü. Sovyet Rusya ile TBMM arasında imzalanan son ve kesin sınır belirlemesidir.

5. TBMM ile Fransa arasında ANKARA ANTLAŞMASI imzalandı. 20 Ekim 1921 Bu antlaşmayla

a) Türkiye ve Fransa arasında savaş sona erecekti. Hatay- İskenderun dışında bugünkü Türkiye- Suriye sınırı belirlenmiştir.

b) İki ay içinde Fransa’nın Anadolu’daki askerlerini geri çekmesi kararlatırılmıştır.

c) İskenderun bölgesi (Hatay) Fransızlarda kalacak, fakat çoğunluğu Türk olan yöre halkı kültür alanında serbestliğini koruyacak, Türkçe resmi dil olacak

d) 9.maddeye göre, Süleyman Şahın türbesinin bulunduğu “Caber Kalesi” Türk toprağı sayılmış, burada asker bulundurmak, bayrak çekmek hakkı Türkiye’ye verilmiştir.

Önemi:

a) Birinci Dünya Savaşı’ndan beri çarpıştığımız Fransa TBMM’nin kurduğu devletin varlığını tanıyarak, kurtuluş mücadelemizden çekilmiştir. Misak-ı Milliyi tanımıştır.

b) Irak’a kadar olan güney sınırı güvenceye alınmıştır.

c) Anlaşma devletleri arasındaki birlik çözülmüştür.

d) Güney cephesindeki birlikler batı cephesine kaydırılmıştır.

e) Hatay’da, özel bir yönetimin uygulanması, burasının Türk topraklan olduğunun Fransa tarafından da kabul edildiğini gösterir.

6. Yunanlıların savunduğu Megalo İdea düşüncesi sona ermiştir.

NOT: Kurtuluş Savaşı içinde son savunma savaşıdır. Anadolu’nun Türk yurdu olduğu bir kez daha belgelenmiştir. İngilizler, Yunanlılardan desteklerini çekmişlerdir. Kurtuluş Savaşı artık salt bir Türk- Yunan mücadelesi durumunu almıştır.

BÜYÜK TAARRUZ

A) Taarruz öncesi geçen olaylar:

Sakarya Savaşı ile düşmanın saldırı gücü kırılarak geri püskürtülmüş, ancak takip edilememiştir. Büyük taarruza kadar geçen süre içinde şu önemli olaylar olmuştur:

1. Türk ordusunun güçlenmesi ve saldırıya hazırlanması için çalışıldı. Araç, gereç malzeme eksiklikleri giderildi. Seferberlik ilan edilmiş, Anadoluya silah kaçırılmıştır.

2. Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlık süresi 31 Ekim 1921 ve 4 Şubat 1922 tarihlerinde iki kez uzatıldı.

3. TBMM, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Bey’i (Tengirşenk) Avrupa’ya göndermiştir. TBMM’nin tutumu batılı devletlere anlatılmalıydı.

4. 22 Mart 1922’de Anlaşma Devletleri Türk ve Yunan hükümetlerine ateşkes önerdiler. Öneriye göre;

a) Barış imzalanıncaya kadar iki taraf ordularını insan ve malzeme bakımından güçlendirmeyecek.

b) Anlaşma devletleri bunun denetimi için her iki orduda temsilciler bulunduracaktı.

Öneriyi Yunan hükümeti kabul etti. Mustafa Kemal ilke olarak benimsediğini ancak; Yunanlıların Anadolu’yu boşaltması gerektiğini, orduda yabancı denetçilerin bulunmasının mümkün olmayacağını belirtmek üzereyken.
5. 26 Martta, Anlaşma Devletlerinin “Barış Esaslarını” içeren yeni önerileri geldi. Önerileri;

a) Doğuda, Uluslar Kurumunun gözetiminde bir Ermeni yurdu kurulacak.

b) Doğu Trakya’da Tekirdağ Türklere, Edirne Yunanlılara kalacak

c) İzmir Türklere geri verilecek, İzmir’deki Rumlar yörenin yönetiminde söz sahibi olacaklar.

d) Türk ordusu 85.000 kişiye çıkarılabilecek.

e) Kapitülasyonlarda değişiklik yapılabilecek.

NOT: Bu öneriler Sevr barışının biraz değişik şekliydi. Anlaşma devletleri, Türk kamuoyu üzerinde baskı yapmak, TBMM hükümetinin saldırı hazırlıklarını gevşetmek amacını gütmüşlerdir.

TBMM Hükümeti, barıştan yana olduğunu göstermek için İzmit’e bir konferans toplanırsa barış için gereken tartışmaların yapılacağını bildirdi. Fakat bu cevap kabul edilmedi.

6. TBMM’de bazı milletvekillerinin karşı çıkmalarına rağmen Mustafa Kemal’in Başkomutanlık görevi üç ay süreyle uzatılmıştır. Üç ay sonrada başkomutanlık süresiz olarak Gazi Mustafa Kemal Paşaya verildi. 20 Temmuz 1922.

* Böylece; otorite bunalımı atlatıldı. Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçileceği 29 Ekim 1923’e kadar Başkomutanlık görevini yürüttü.

B) Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı (26 Ağustos -18 Eylül 1922)

Mustafa Kemal, 6 Ağustos 1922’de bütün ordu birliklerine saldırı emrini vermiştir. Saldın planı, Yunan birliklerini bir baskınla çevirme ve yok etmedir. Saldırı 26 Ağustos 1922 de Türk topçularının atışlarıyla başlatılmıştır.

Yunan kuvvetleri doğudan ikinci, güneyden birinci ordularımızla kuzey ve batıdan süvari kolordumuzla Aslıhanlar-Dumlupınar bölgesinde kuşatıldı. 30 Ağustos günü doğrudan doğruya Başkomutan tarafından yönetilen bir meydan savaşı sonucunda Yunan Ordusunun asıl büyük kuvvetleri yokedildi.

Kaçan Yunan askerleri takip edilerek 2 Eylül’de Uşak, 9 Eylül’de İzmir, 11 Eylül’de Bursa düşman işgalinden kurtarılmış, 18 Eylül’de Batı Anadolu düşmandan tamamen temizlenmiştir.

SONUÇ: Büyük Taarruz’un başlayıp gelişmesinden sonra, 18 Eylül gününe kadar süren izleme hareketleriyle Anadolu’daki Yunan varlığı yok olmuş, TBMM orduları onurlu, görkemli bir zafer kazanmışlardı. Sıra şimdi İstanbul’un, Boğazların ve doğu Trakya’nın kurtarılmasına gelmiştir.

Çünkü;

a) Doğu Trakya’da Yunanlılar vardı.

b) İzmit ve Çanakkale bölgesinde boğazları koruyan İngiliz birlikleri vardı.

c) İstanbul, Anlaşma Devletlerince işgal altında tutuluyordu.

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI

(11 Ekim 1922)

A) Ateşkes Antlaşmasına ortam hazırlayan nedenler:

1. Yunan ordusunun, Türk ordusu karşısında yenilmesi.

2. İngiltere hükümetinin, Türkiye ile yeni bir savaş olasılığı karşısında yalnız kalması savaşlardan bıkan İngiliz halkının Loid Corç hükümetine baskı yapması.

3. İngiltere dominyonlarının savaştan bıkması.

4. Fransa ve İtalya’nın savaşı sona erdirmesi için İngiltere’ye baskı yapması.

5. Mustafa Kemal’in diplomatik çabaları. Mustafa Kemal, İngiltere ile savaşa girilecek olursa Türkiye’nin yalnız kalmıyacağını özellikle boğazların güvenilir ellerde bulunmasını isteyen Rusya’nın yanlarında yer alacağını dünya kamuoyuna duyurdu.

Görüşmeler, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Başkomutan tarafından TBMM’si hükümetinin temsilcisi atandı. İngiliz, Fransız temsilcileri katıldı. Yunan temsilcisi görüşmelere katılmamıştır.

B) 11 Ekim 1992 de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşmasına göre:

1. Türk ve Yunan orduları arasındaki çarpışmalar durdurulmuş, ateşkes sağlanmıştır.

2. Doğu Trakya’yı Yunanlılar onbeş gün içinde boşaltacak.

3. Yunanlıların Doğu Trakyadan çekilmeleri sırasında, boşaltılan yerler ilk önce Anlaşma Devletleri temsilcilerine, sonra da Türk memurlarına bırakılacak, bu işler en geç otuz gün içinde bitirilecektir.

4. Kesin boşalma olunca, Doğu Trakya’dan yabancı kurullar uzaklaşacak, sadece Meriç’in Batısında güvenlik için bir miktar Anlaşma Devletleri birlikleri, barış imzalanıncaya kadar bulunacaklardır.
152

5. Türk ordusu barış antlaşması imzalanıncaya kadar Çanakkale ve Kocaeli yarımadasında belirtilen çizgide duracak, Doğu Trakya’ya asker geçirmeyecek.

6. Barışa kadar TBMM Hükümeti 8000 jandarma erini Doğu Trakya’da tutabilecektir.

7. İstanbul’da ve Boğazlarda Anlaşma devletlerinin birlikleri barış imzalanıncaya kadar varlıklarını sürdüreceklerdir. (İçinde Yunanlılar yoktur)

Ateşkes antlaşması 15 Ekim yürürlülüğe girdi ve uygulamaya başlandı.

C) Önemi:

1. Ateşkes görüşmelerinin ağırlık noktası, Doğu Trakya’nın boşaltılması ilke ise, bu vatan parçasının TBMM hükümetine teslimidir.

2. Anlaşma Devletlerinin, Sakarya Savaşı’nın bitişinden sonra yaptıkları barış saldırıları, Mudanya’da başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

3. Türk yurdu Yunanlılardan temizlenmiştir.

4. İtilaf Devletleri bu anlaşmayı imzalamakla yeni Türk Devletinin varlığını resmen kabul etmişlerdir.

5. Lloyd George (Loid Corç) hükümeti görevinden ayrılmıştır.

6. Türk Kurtuluş Savaşı bütün dünyada kabul edilmiştir.

NOT: Mudanya Ateşkes Antlaşması geçici bir düzenlemedir. Barış sağlanıncaya kadar silahların bırakılmasını ister. Boğazlar ve İstanbul henüz Anlaşma Devletlerinin denetimindedir. Doğu Trakya’da askeri varlığımız sınırlıdır.






Yorum yapılmamış

  1. he walla tamm ardığımm bilgilerr ii tamm aradığımm ödevv teşkrlerr canlarımmmmmmmmmmmmmmm.d.d..d.d.d.d..d.d..d.d…..dd

  2. coook teşekkurler cok uzun ama genede deger yazmaya kesın 100 alıcam diyer arkadaşlarda bence yazsınlar kesın 100 alırlar eger yüzden düşük alırsalar hocanın bı sorunu var demektır 🙂

  3. 19 yıllık 1 adet ibrahim on

    hepside tam sınav kağıdına cevap yazmalık şekilde hazırlanmış Allah sizden razı olsun 😀 🙂 😉

  4. çok teşekkür ederim inş. çağdaş hoca beğenirr 😀 güzel bi yazı olmuş 😀 eline sağlık 😀

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?