Otto Sanatı Özellikleri

0

Otto sanatı nedir, ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır? Otto sanat dalları, özellikleri ve eserleri hakkında bilgi.

Advertisement
Otto Sanatı

Otto sanatı, Alman kralı ve Kutsal Roma-Germen imparatoru olan I., II. ve III. Otto ile onları izleyen Sal hanedanının ilk kralları döneminde (y. 950-1050) üretilen resim, heykel ve başka görsel sanat ürünleridir.

Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu’nun Karolenj hanedanından Alman imparatorların eline geçmesinden sonra Karolenj sanatı geleneği de bir süre devam etti. Ama daha sonra, özellikle resim, fildişi oymacılığı ve heykel alanlarında, Karolenj geleneğinden bağımsız, kendine özgü bir Otto sanatı üslubu gelişti. Bu dönemde sanatçılar kitap resimlerinde doğalcılığa fazla önem vermeden, dramatik jestlere ve abartılı renk düzenlemelerine dayanan bir ifadeyi yeğlediler.

Fildişi oyma dinsel eşya yapımı sürdürüldü. “Magdeburg Altar Önü Levhası” (y. 970) diye bilinen fildişi levhalarda görüldüğü gibi öykü son derece basit hareketlerle anlatılıyor, canlılık arka plandaki dekoratif öğelerle sağlanıyordu. Otto sanatındaki en önemli nokta büyük boyutlu heykelin gelişmesiydi. Taş heykel çok azdı. Ama örneğin “Gero Çarmıhı” (986’dan önce; Köln Katedrali) gibi ahşaptan çarmıha germe sahnelerinde ve altın varakla kaplı ahşap rölik mahfazalarındaki oyma ve kabartmalar tam heykele geçişin ara basamağı gibiydi. Karolenjlerin de uyguladığı çok eski bir sanat olan tunç dökümcülüğü gelişti. Piskopos Hildesheim’lı Bernward’in yaptırdığı kabartmalı tunç kapı kanatları gibi etkileyici örnekler yaratıldı.

Otto sanatı mimarlık alanında daha geleneksel bir tutumla, yeni bir üslup geliştirmek yerine daha çok Karolenj mimarlığının biçimlerini kullanmayı sürdürdü. Kiliselerde batı cephesindeki kuleler, girişle ana nef arasındaki hacimler, doğudaki apsisi çevreleyen şapeller korundu ve geliştirildi.

Advertisement

Ayrıca Karolenj mimarlığında görülen orta nefin iki ucuna apsis yapma uygulaması sürdürüldüğü gibi transept sayısı da ikiye çıkarıldı. Basit iç mekânları ve daha sistematik plan şemasıyla Otto dönemi mimarlığı Karolenj mimarlığından çok daha düzenliydi. Hildesheim’daki Michaeliskirche (St. Michaelis Kilisesi) iki transepti, iki apsisi ve iki kriptası ile bu düzenliliği yansıtır. Otto dönemi sanatçılarının başarıları romanesk üsluba belli bir temel hazırlamıştır.


Leave A Reply