Paranın Kısa Bir Tarihçesi : Tarihte ve Ülkemizde İlk Para Basımı

0
Advertisement

Para nedir? Paranın tarihteki yeri, ilk paranın bulunması, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemin paranın basımı ve kullanımı.

Para

Para; basımı devletin denetiminde gerçekleştirilen değiş tokuş ve ödeme aracı olarak kullanılan, değer ölçüsüdür. Para toplumların yaşamında ilk kez mal-para olarak ortaya çıktı, kasa ( değiş-tokuş) adı verilen bu yöntemin yol açtığı zorluklar bazı değerli maddelerin (bazı değerli taşlar ve madenler, deri, kürk vb) takas karşılığında verilmesine yol açtı. Zamanla malların taşınma, bölünme ve saklanma zorluğu yüzünden değerli madenler kullanılmaya başlandı. Özellikle, altın, gümüş ve bakır madenlerin bölünebilirliğinin yanı sıra değer ölçüsü ve biriktirme işlevini de görmesi bu madenlerin yaygın bir değiş tokuş aracı olarak kullanılmalarını sağladı.

İlk parayı İÖ 7. yüzyılda Lidyalılar buldular.

Böylece para kullanımı başladı. Aynı yüzyılda Yunanistan’da gümüş para basılmaya başlandı. İÖ 269′ da Roma’da gümüş ve bakır paralar basıldı. Roma İmparatorluğu’nun son dönemlerinde altın ve gümüş arasındaki değişim oranı kesinliğe kavuşturuldu, zamanla altın paralar büyük ödemelerde, dış ticarette; bakır ve bronz paralar ufaklık olarak küçük ödemelerde, gümüş paralarsa iç piyasada kullanılmaya başlandı. Bir süre sonra altın üretiminin artmasıyla birlikte gümüşün istikrarsızlaşması altın paraların iç piyasada dolaşımına girmesine neden oldu. Bu durum sonucunda birçok ülkede gümüşe dayalı para sisteminden ve çifte metal sistemine ya da altın para sistemine geçildi.

Lidya Parası

Advertisement
Kâğıt paranın Avrupa’da kullanılmaya başlanması ortaçağın sonlarına rastlar.

İlk kâğıt paralar, değerli madenleri korumakta olan sarrafların bu madenlerin sahiplerine verdikleri güven ve makbuzlarıdır. Bu makbuzları elinde bulunduran, makbuzun üzerinde belirtilen tutarda altın ve gümüş külçesi almaktaydı. Zamanla bu makbuzlar para gibi geçerlik kazandı. Sarraflar, kendilerine bırakılan değerli madenlerin, özellikle de altının hepsinin birden çekilmediğini fark edince altın stoklarının bir bölümünü kasa karşılığı olarak ellerinde tutmaya, kalanını ise faizle borç olarak vermeye başladılar. Altın para sistemine duyulan güvenin azalması ve uluslararası ticarette aracı kuruluşlara duyulan gereksinim banka sistemlerinin yaygınlaşmasına yol açtı. 19. yüzyılda özellikle de savaş dönemlerinde de halkın elindeki banknotları altına çevirme isteminin artması Merkez Bankaları’nın bu istemi karşılayamaz duruma gelmesine neden oldu ve geçici bir süre için banknotların altına çevrilebilirliği kaldırıldı. Bundan sonra özellikle ekonominin canlılığını koruduğu dönemlerde altın para sistemine dönüşler olduysa da 1929 Büyük Dünya Bunalımı’nın yaşanmasından sonra altın para sistemi bir daha geri dönülmemek üzere bırakılarak kâğıt para sistemine geçildi.

Akçe

Orhan Gazi’nin bastırdığı ilk akçe

Osmanlı Devleti’nde ilk para

Orhan Gazi döneminde 1.5 gram ağırlığında gümüşten basıldı (1314). İlk altın para basımıysa Fatih dönemine rastlar. Para sözcüğü ilk kez IV. Murat döneminde kullanıldı, yine bu dönemde mangır yerine kuruş denilen paralar ortaya çıktı. III. Ahmet döneminde ise mangırın yerini kuruş, akçenin yerini lira aldı. Osmanlılarda ilk kâğıt para Tanzimat döneminde kullanılmaya başlandı. 1840’da kaime-i naktiyeyi mutebere adıyla ilk kağıt para basıldı.

Cumhuriyet dönemine ilk madeni para

1924’te 10 ve 5 kuruşluk ile 100 para olarak çıkarıldı. Bir kuruş değerindeki ortası delikli madeni para 1947’de, 2.5 lira değerindeki ilk madeni para 1960′ da, 5 lira değerindeki ilk madeni para 1974’te basıldı. Bunu 10, 25, 50, 100, 500, 1000 liralık madeni paralar izledi. 1998 senesinde bu paraların tümü tedavülden kalkmıştır. Günümüzde tedavülde olan kâğıt paralar şunlardır: 5, 10, 20, 50, 100 ve 200 TL. Türkiye’de kağıt para basımı Merkez Bankası’nın madeni para basımıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nın yetkisindedir.

Advertisement

Yorum yapılmamış

Leave A Reply