Pindaros Kimdir?

0

Antik Yunanistan’ın ünlü şairlerinden Pindaros (Pindar) hayatı ve şiirleri ile ilgili olarak genel bilgilerin kısaca verildiği yazımız.

Pindar (Pindaros)PİNDAROS (M.Ö. 521 – 441 )

Advertisement

Eski Yunanistan’ın ünlü bir şairidir. Daha küçük yaşta müziğe, saza merak sarmıştı. Önce flüt öğretmeni Skopelinos’un, sonra da Corinne ve Myrto adında iki kadın şairin öğrencisi oldu. 20 yaşındayken ünlü bir şair olmuştu. Diagoras için yazdığı bir övgüsü Lindos’taki Athena Tapınağı’nda bir levha üzerine altın harflerle yazıldı. Ölümünden sonra da şiirleri örnek eser sayılmaya başlandı.

İlkin 17 kitapta toplanan şiirleri, sonradan, vezinleri bakımından, 9 bölüme ayrılmıştır. İlk 8 bölümden yalnız bazı parçalar zamanımıza kadar gelebilmiştir. Çağımıza kalan en derli toplu eseri, 9. bölümü teşkil eden «Zafer Şarkıları »dır.

Pindaros’ta engin bir hayal gücü, değişik bir ritim zenginliği, ahenkli bir üslup vardır ki, onun şiirlerini Eski Yunan lirik şiirinin en kuvvetli örnekleri haline getirmiştir.

Kaynak – 2

Pindaros (d. İÖ 518/522, Kynoskephalai. Boiotia – ö. İÖ 446’dan sonra (y. 438?], Argos, Yunanistan), Eski Yunan’ın en büyük lirik şairi. Pythia, İsthmia, Nemeia ve Olimpiyat oyunlarında galip gelen sporcuların onuruna yazılan epinikionÇ*) adlı od türünün ustasıdır.

Advertisement

Soylu bir aileden, olasılıkla da Spartalı Aigidlerden geliyordu. İlk müzik eğitimini, usta bir flütçü olan amcası Skopelinos Pindaros’tan aldı. Doğup büyüdüğü Boiotia’ nın o dönemde bir şaire vaat edecek çok az şeyi olduğundan, öğrenimini tamamlamak için Thebai’den ayrıldı ve Atina’ya gitti. Örada, koral şarkılar yazan Alkman ve Stesikhoros gibi eski şairlerle Keoslu Simonides ve Hermioneli Lasos gibi kendinden daha yaşlı çağdaşlarının yapıtlarını, Homeros’u ve kendisi gibi Boiotialı olan Hesiodos’u incelemiş olmalıdır. Ayrıca, lirik dithyrambos şarkılarının doğum yeri olan ve tragedyanın yeni yeni gelişmeye başladığı bu kentte, koral şiir tekniği konusunda kapsamlı bir eğitim gördüğü ve İÖ 5. yüzyılda Atina’nın düşünce ve müzik yaşamının önde gelen adlarından olan Damon’ un öğretmeni Agathokles’ten müzik dersleri aldığı sanılmaktadır.

Antik Çağda Pindaros’un, hemen her tür koral şiiri içeren 17 kitabı olduğu biliniyordu. Epinikion kitaplarından ise yalnızca dördü, İS 2. yüzyılda ders kitabı olarak okutuldukları için günümüze ulaşabilmiştir. Bunlar dışında, yapıtlarından kalan çeşitli bölümler ve son yıllarda bulunan papirüs yazmaları, Pindaros’un yapıtlarının, özellikle de dinsel koro şiirleri paian ve dithyrambos’larının daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Ama eldeki bilgiler, epinikiorC larının Pindaros’un başyapıtları olduğunu göstermektedir.

Toplam sayıları 44 olan ve 1513’te Aldo Manuzio tarafından dört kitaplık Epinikia’da toplanan bu odlar, konu aldıkları yarışmaların adlarına göre Olympionikai (Olympia Odları), Pythionikai (Pythia Odları), Nemeonikai (Nemeia Odları) ve İsthmionikai (İsthmia Odları) olarak adlandırılır. Yarışmalarda ödül kazananların başarılarını bir koral şarkı ve dans eşliğinde kutlayan bu yapıtlardan günümüze ulaşan en eski örnek, İÖ 498’e tarihlendirilen 10. Pythia Odu’dur ve Pindaros’un belli bir ustalığa ulaşmış olduğunu gösterir.

Pythia Oyunlan’mn yapıldığı yıllarda doğan Pindaros gençliğinden beri Delphoi’de Apollon’un kehanet merkezinin rahipleriyle yakın ilişki içinde bulunmuştu. İlk şiirlerinden günümüze hemen hiçbir şey kalmamışsa da, Boiotia dışında ünlenmesini sağlayan yapıtları büyük olasılıkla tanrılara adadığı ilahilerdi. ilk epinikion’larmı ise, Tesalya’daki Aleuaslar (10. Pythia Odu; İÖ 498); Atinalı Alkmaionlar (7. Pythia Odu; İÖ 486) Lokroi Epizephyrioili Agesidamos (11. Olympia Odu; İÖ 484) ve hepsinden önemlisi Aigina Adasında oturan Aiakidler (İÖ 490 tarihli 6. Paian ile başlayıp 7. Nemeia Odu’yla süren dizi) gibi soylular için yazmıştı. Yavaş yavaş ama giderek artan bir ün kazanmış, Akragaslı tiran Theron’un kardeşi Ksenokrates Pythia’da atlı araba yarışını kazandığında yazdığı odlar (6. ve 12. Pythia odları; IÖ 490) sayesinde Theron’un sarayıyla ilişki kurmuş, böylece üne giden yolda önemli bir adım atmıştı.

Ama Yunanistan’ ın Persler tarafından istila edilmesi, Pindaros’u zor durumda bıraktı: İsparta ve Atinalıların kahramanca direnişini takdir etmekle birlikte, her şeye karşın Pers yanlısı bir politika izleyen ülkesi Boiotia’ya bağlı kalışı, bir süre gözden düşmesine yol açtı. Kendini yeniden kanıtlaması, birkaç yılını aldı. Akragaslı Theron ve Syrakusalı I. Hieron’la iyi ilişkileri sayesinde yeniden bütün Yunan dünyasında adını duyurdu. Büyük İskender ve Kyreneli Arkesilaos’u öven odlar yazdı. Ama Simonides ve Bakhylides gibi rakiplerinin tersine, konumunun gerektirdiği diplomatik incelikten yoksundu. Örneğin, İÖ 468’de Olympia’daİci araba yarışlarını kazanan Hieron onuruna şiiri Bakhylides yazdı. İÖ 460’ta da Pindaros, Arkesilaos’un Olympia’daki başarısını kutlamaya çağrılmadı. Gene de bu yıllarda Pindaros’tan çok sayıda şiir isteniyor, ustalığı her geçen gün giderek daha çok övgü topluyordu. Atina’yı övdüğü bir şiiriyle de Atina’da özel olarak onurlandırılmıştı.

Sonraki 10 yılda Yunanistan’ın iç kesimlerinin Atina egemenliğine geçişi, Delphoi’ nin Phokaialıların denetimine geçişiyle aynı döneme rastlar. Pindaros, bu dönemde çok az şiir yazdı. Gene de Thebai zaferlerini (1. ve 7. isthmia odları) ve bağımsızlıklarını yitirmek üzere olsalar da Aiakidlerin başarılarını (5. ve 6. İsthmia odları; 3-8. Nemeia odları) kutlamayı sürdürdü. Bilinen son şiiri de (8. Pythia Odu) Aiakidlerin başarılarıyla ilgiliydi. Bilindiği kadarıyla, İÖ 446’dan sonra şiir yazmadı.

Advertisement

Pindaros, Simonides’in gerçekçilik ve mizah öğeleri katarak zenginleştirdiği ve görece basit bir kutlama şiirine dönüştürdüğü epinikion biçimini bir dinsel ilahi düzeyine yükseltmişti. Şiirin tonunu, onuruna şenlik düzenlenen tanrıya övgü ve tapınma belirtiyor, tanrıya şükranın belirtildiği bölüm şiirin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyordu. Şiirin ikinci temel öğesi mitostu; kısa ve çarpıcı görsel sahnelerle izlenimci bir biçimde ele alınıyor ve günün başarılarını geçmişin görkemiyle birleştirerek geçici zafer anına yeni bir boyut kazandırması amaçlanıyordu.

Bu şiirlerin üçüncü öğesi ise, ahlak dersleri içeren özdeyişlere yer vermesiydi; Pindaros başarı karşısında gurura kapılmanın zararlarını son derece güzel dizelerle dile getirmişti. Şiirin duygusunu ise, en iyi anlatımını savaşta bulan, ama üstün fizik ve ahlak özelliklerinin belirlenmesini sağlayan spor karşılaşmalarında da ortaya konan kendine güven, rekabet ve önderlik gibi soylu idealler belirliyordu. Pindaros bu şiirlerde çok çeşitli ölçüler kullanmış, en güç teknikleri bile büyük bir ustalıkla uygulamıştı. Boiotia lehçesinden çok az öğe barındıran seçmeci bir edebi dil, çok zengin, şiirsel ve oldukça kişisel bir sözcük dağarcığı kullanmıştı. Geleceğe ilişkin kehanetlerle dolu kapalı üslubu da, Delphoi’nin etkisini yansıtıyordu.

Pindaros, Yunan koral şarkıları geleneğini doruğuna ulaştıran kişidir. İlk örneklerini Stesikhoros’un (İÖ 7-6. yy) verdiği üçlü yapıya (strofik dizeleri aynı ölçüyle yazılmış strofik olmayan dizelerin izlediği ve farklı bir ölçüyle yazılmış epodos adlı bir dizeyle son bulan od düzeni) yetkin bir biçim kazandırmış, sonradan Pindaros Odu adı verilen od türüyle birçok Batılı şairi, özellikle de İngiliz romantik şairlerini etkilemiştir. Odlarına eşlik etmek üzere bestelediği müzikleri günümüze ulaşamadığından, Pindaros odların müziksel havasını, koronun yapısını (kaç kişiden oluştuğunu, hangi seslerin bulunduğunu, koro üyelerinin dans ederek mi, yoksa ayakta durarak mı şarkı söylediklerini) kestirmek ve şiirin arka planını oluşturan kutlamayı canlandırmak olanaksızdır. Gene de eldeki veriler, Pindaros’ un bu odlar sayesinde, gerilemekte olan aristokrat değerleri yeniden canlandırdığını ve koral şiir geleneğinin gelişmekte olan tragedya karşısındaki bağımsızlığını korumasında önemli bir rol oynadığını göstermektedir.


Leave A Reply