Sokullu Mehmet Paşa Kanal Projeleri Nelerdir? Döneminde Neler Oldu?

7

2. Selim ve 3. Murat döneminde hazırlanmış Sokullu Mehmet Paşa kanal projelerinin (Suveyş Kanalı projesi, Don Volga Kanal Projesi ve Marmara Karadeniz Kanal Projesi) amaçları ve detayları.

II. Selim ve III. Murat Dönemi Kanal Projeleri

Bu projeler Sokullu Mehmet Paşa‘nın döneminde yapılmaya çalışıldığı için Sokullu Mehmet Paşa projeleri diye de geçmektedir.

Advertisement

sokullu-kanal-projesi

Süveyş Kanalı Projesi (1568)

Akdeniz ile Kızıldeniz’i birleştirme projesi Yavuz Sultan Selim döneminde gündeme gelmişti. Bu projede amaç:

  • Hint Okyanusu’nda İslam ülkelerine uygulanan baskıyı önlemek
  • Müslüman hacı ve tüccarların korunmasını sağlamak
  • Akdeniz ticaretini yeniden canlandırmak
  • Portekizlilerin Hint Okyanusu’ndaki faaliyetlerini önlemek

Proje ile ilgili Mısır Valisi görevlendirilmişse de projeden sonuç alınamamıştır. Süveyş Kanalı 1869 yılında Fransa tarafından açılmıştır.

Don-Volga Kanal Projesi (1569)

Karadeniz ile Hazar Denizi’ni Don ve Volga ırmakları arasına açılacak bir kanalla birleştirme projesi.

Amaç

  • Rusya’nın Türk – İslam ülkelerine yayılmasını önlemek
  • Orta Asya Türkleri ile ilişki kurmak
  • İpek yolunun canlanmasına katkı sağlamak
  • Kafkasya’ya egemen olmak için İran’ı kuzeyden kıskaç altına almak

Belirlenen kanal mesafesinin üçte biri kazılmasına rağmen, mevsimin kışa yaklaşması, asker arasında erzak sıkıntısı ve Kırım Hanının isteksiz davranması nedeniyle Don – Volga projesi yarıda kaldı. Don – Volga kanal projesi 1952 yılında Ruslar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Advertisement

Marmara – Karadeniz Kanal Projesi (1591)

İznik Gölü – Sakarya Nehri

* Sapanca Gölü – Marmara Denizi arasına kanallar açarak Marmara ve Karadeniz arasında deniz yolunun açılması. Gemi yapımı için Doğu Karadeniz’den gelecek kereste bu yolla taşınacaktı. Fakat bu projede uygulanamamıştır.

Sokullu Mehmet Paşa

Sokullu Mehmet Paşa Kimdir?

Sokullu Mehmet Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (Sokol, Bosna, Paşa 1505 – İstanbul, 1579). Bosna’nın Sokol kasabasında doğduğu için “Sokullu” (Sokollu biçiminde de yazılır) lakabı verilen, boyunun uzun olması nedeniyle Tavil Mehmet Paşa olarak da anılan Sokullu Mehmet Paşa, küçük yaşta devşirme olarak Edirne sarayına getirildi ve saray okulu olan Enderun’a alınarak yetiştirildi. Çeşitli saray görevlerinde bulunduktan sonra Barbaros Hayrettin Paşa’nın ölümü üzerine kaptanıderyalığa atandı (1546). Rumeli beylerbeyi olarak (1549) Kara Ahmet Paşa’yla birlikte yönettiği Osmanlı – Avusturya savaşlarında yararlıklar gösterdi, Avusturya’ya karşı Erdel seferini yöneterek birçok kaleyi Osmanlılara kazandırdı.

Şehzade Bayezit ile şehzade Selim arasındaki saltanat kavgasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından görevlendirildi ve Selim’in kazanmasını sağladı. Rumeli’de ve Anadolu’da verilen görevleri başarıyla yürüten Sokullu Mehmet Paşa, üçüncü vezir olarak Divan’a katıldı ve padişahın değer verdiği devlet adamları araşma girdi. Kanuni tarafından,Malta kuşatması sırasında ölen sadrazam Semiz Ali Paşa’nın yerine sadrazamlığa getirildi (1565). Kanuni, Avusturya imparatoru Maximilian’ın Osmanlılara vermekle yükümlü olduğu vergiyi ödememesi ve Erdel sorununu çözümlemeye yanaşmaması üzerine, Sokullu’nun isteğini kabul edip, Avusturya’ya savaş açarak (1556) Zigetvar seferine çıktı.

Gerçekte ordunun yönetimi Sokullu’nun elindeydi; yaşlı ve hasta olan padişah bu sefere, yalnızca orduya moral vermesi için çıkarılmıştı. Kuşatılan Zigetvar kalesini savunan kont Zrinyi’nin direnişine karşın kale, Kanuni’nin ölümünden hemen sonra ele geçirildi. Sokullu Mehmet Paşa, padişahın ölümünü ordudan gizleyerek Kütahya sancakbeyi olan veliaht şehzade Selim’e haber gönderdi. Belgrad’a ulaşıldıktan sonra padişahın ölümü orduya duyuruldu. Selim II de Belgrad’a gelerek Osmanlı tahtına geçti. Bu arada Sokullu Mehmet Paşa, önlem alarak,cülus bahşişi nedeniyle Belgrad’da ve İstanbul’da isyana girişen yeniçerileri yatıştırdı.

2. Selim Dönemi

Selim II’nin sadrazamlıkta bıraktığı Sokullu Mehmet Paşa, devlet işlerini, Kanuni’nin son yıllarında olduğu gibi tam yetkiyle yürüttü. Osmanlı – Avusturya barışı, 1533 barış koşulları temel alınarak yenilendi. Sokullu Mehmet Paşa, Kanuni döneminde, Portekiz baskısına karşı dünya Müslümanlarının halifesi olarak padişahtan yardım isteyen Sumatra adasındaki Açe hükümdarına Kurdoğlu Hızır Bey’i bir donanma ve savaş malzemesiyle birlikte gönderdi; böylece Hint Okyanusu’nda Portekiz’le egemenlik mücadelesine giren Osmanlılar, ilgi alanlarını Büyük Okyanus’a kadar uzattılar.

Advertisement

Ayrıca Yemen’deki başkaldırmaların bastırılmasıyla burada kesin Osmanlı egemenliği sağlandı (1568). 1569’da Sokullu Mehmet Paşa’nın buyruğuyla, en çok yakınlaştıkları bölgede Don ve Volga ırmaklarını birleştirmek için kanal açma işine girişildi. Ejderhan seferi olarak bilinen bu girişim, Kırım hanının gevşek davranması yüzünden başarıya ulaşamadı. Selim II, Venedik’in elinde bulunan ve Mısır, Suriye gibi Doğu Akdeniz bölgelerini denetleyebilecek konumu olan Kıbrıs’ı elde etmek üzere, Sokullu Mehmet Paşa’nın isteksiz davranmasına karşın, Lala Mustafa Paşa komutasındaki donanma ile orduyu gönderdi ve ada fethedildi (1570).

Kuşatma sırasında Avrupa devletleri, papanın çağrısı üzerine bir Haçlı donanması oluşturarak Kıbrıs’ı kurtarmaya çalıştılarsa da geç kaldılar, ama Haçlı donanması, Müezzinzade Ali Paşa komutasındaki Türk donanmasını İnebahtı körfezinde yakmayı başardı (1571). Sokullu Mehmet Paşa, ertesi yıl deniz sefer mevsimine 200 parçalık bir donanma hazırlayarak Kılıç Ali Paşa komutasında Akdeniz’e gönderdi. Avrupa deniz gücünün bu donanmaya karşı çıkamamasına karşın, İnebahtı bozgunu, Preveze ile elde edilen Akdeniz egemenliğinin sona ermesine yol açtı. Osmanlı donanması Tunus üzerine gönderilerek, bu ülke de Osmanlılara bağlandı (1574).

Bu sırada ölen Selim II’nin yerine tahta geçen Murat III de Sokullu Mehmet Paşa’yı sadrazamlıkta bıraktı. Sokullu Mehmet Paşa, Lehistan kralının tahttan ayrılması üzerine Osmanlı uyruğundaki Erdel prensi İstvan Bathory’nin Leh kralı olmasını sağladı.

Ölümü

Bathory, Osmanlıların egemenliğini kabul etti. Böylece Osmanlı egemenliği bir zaman için Baltık denizine kadar uzandı (1575-1587). Sokullu Mehmet Paşa’nın çok yönlü siyasal çalışmalarından biri de, Fas’ın Osmanlı egemenliğine girmesini sağlamasıdır. Fas sultanlık tahtı için girişilen iç çekişmelere karışan Sokullu Mehmet Paşa, Portekizlilerin koruduğu sultan adayına karşı Osmanlı adayının tahta geçmesini sağlamak üzere Cezayir beylerbeyi Ramazan Paşa’yı görevlendirdi. Yapılan vadiüs-Seyl savaşında Portekiz kralının ölümü, Porkekiz’in Fas’tan çekilmesini ve Fas’m Osmanlı egemenliğine girmesini sağladı. Sokullu Mehmet Paşa’nın uzak görüşlülüğü Osmanlı ege menliğini Atlas Okyanusu’na kadar götürdü (1577). Son yıllarda saray çevresinde ve padişah katmda saygınlığı sarsılan Sokullu Mehmet Paşa’nın rakipleri olan devlet adamları, paşanın aleyhindeki çalışmaları yoğunlaştırdılar. Sokullu Mehmet Paşa bir ikindi Divanı dönüşü suikasta uğrayarak öldürüldü (1579). Hançerle saldırıda bulunan yarı deli kişinin hemen öldürülmesi, sadrazama karşı düzenin çok boyutlu olduğunu göstermektedir.

Sokullu Mehmet Paşa’nın Önemi

Sokullu Mehmet Paşa’nın Osmanlı devlet adamları ve sadrazamları arasında ayrı bir yeri vardır. Kanuni’nin saltanatının son iki yılından başlayarak Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimini on beş yıl elinde bulundurmuş, üç padişah döneminde sadrazamlık yapmıştır. Tarihçilerin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Duraklama Devri’ni onun ölümüyle başlatmaları, değerini göstermek yönünden dikkat çekicidir.


Kaynak – 2

Osmanlı sadrazamlarının en ünlülerinden biridir. I. Süleyman, II. Selim, III. Murat devirlerinde 14 yıl sadrazamlık etmiştir. Sokollu, Bosna’da Sokoloviç kasabasında doğdu. Babası sonradan Müslüman olan Sokollu Cemalettin Sinan Bey’ Mehmet Paşa’dır. 1520 yıllarında devşirme olarak, Edirne’ye getirildi. Saraydaki orta dereceli okulu bitirdikten sonra, istidatlı görülerek, Topkapı Sarayı’ndaki Enderun yüksek okuluna gönderildi Burada Kanuni‘nin dikkatini çekerek hızla yükseldi.

1546’da sancakbeyi (tümgeneral) rütbesi verildi, 1549′ da beylerbeyi (orgeneral) oldu. Rumeli’nde giriştiği savaşlarda bellibaşlı hiçbir başarı gösteremediği halele olağanüstü zekâsı dolayısıyla 1555’te vezir (mareşal) rütbesiyle Divan-ı Hümayun‘a (kabineye) alındı. 1561’de ikinci vezir, 1565’te vezir-i âzam (başbakan), oldu. Kanuni‘nin son vezir-i âzami olarak onun on üçüncü, sonuncu seferi olan Siget-var Seferi’ne katıldı. Bu seferde Kanuni ölünce, Sokollu bunu, ordu Belgrad’a gelinceye kadar, ordudan sakladı.

Muhaliflerini Yok Ediyor

II. Selim, damadı olan Sokollu’yu makamında bıraktı. Sokollu, II. Selim‘in 8,5 yıllık saltanatı boyunca sadarette kaldı. Padişahı devlet işlerinden mümkün olduğu kadar uzaklaştırmak, muhaliflerini sindirerek iktidarı tamamen kendi elinde toplamak yoluna gitti. Böylece, aleyhinde geniş bir muhalif zümresi yarattı. II. Selim, damadının görülmemiş derecede nüfuz kazanmasından hoşlanmamakla birlikte, ona karşı açıkça cephe almak yolunu tutmadı. Yalnız, Kıbrıs Seferi gibi meselelerde fikrini Sokollu’ya rağmen yürüttü.

Sokollu birinci derecede kendisinin sorumlu olduğu İnebahtı faciasında Pertev Paşa, Müezzinzade Ali Paşa gibi muhaliflerini ortadan kaldırdı. Daha sonra Sokollu’nun karşısında Kılıç Ali Paşa, Özdemiroğlu Osman Paşa, İkinci Vezir Damat Piyale Paşa, Şeyhülislâm Hoca Sadettin Efendi, Kıbrıs Fâtihi (sonradan sadrazam) Lâla Mustafa Paşa gibi çok kudretli muhalifler türedi.

III. Murat, 1574’te tahta çıkınca, Sokollu’ yu yerinde bıraktıysa da, ihtiyar sadrazamın nüfuzu hayli azalmış bulunuyordu. İran Seferine muhalefet etmesinin hiçbir sonuç vermemesi nüfuzunu daha ela azalttı. Buna rağmen, 14 yılı aşan iktidarı sayesinde çevresine geniş zümreler toplamıştı. III. Murat, eniştesini açıktan açığa azletmekten çekindi.

Sokollu’yu III. Murat mı Öldürttü

Sokollu 12 ekim 1579’da Divan’a başkanlık ettikten sonra, Saray’dan ayrılırken, kendisine dilekçe vermek üzere yaklaşan derviş kıyafetli bir adam onu hançerleyerek öldürdü. Deli olduğu iddia edilen bu Boşnak, derhal parçalandı. Bu suikastın III. Murat tarafından düzenlendiği hemen hemen kesin olarak söylenebilir.

Advertisement

Osmanlı İmparatorluğumun en haşmetli çağında iktidarda kaldığı için, çağdaşlarından birçoğu Sokollu’yu övmek zorunda kalmışlardır. Gerçekte ise Sokollu mesela Köprülüler gibi, büyük çapta hiçbir başarı göstermiş değildir. Sadrazamlığında hiçbir orduya komuta etmemiş, sefere çıkmamış, İstanbul’dan ayrılmamaya çok dikkat etmiştir.

Çok uzun boylu olduğu için «Tavîl» (Uzun) diye de anılırdı, yakışıklı bir adamdı. 18 milyon altın gibi akılları durduracak bir servet bırakmış, imparatorluğun en kuytu köşelerine kadar her türlü hayır eseri yaptırmıştır. İstanbul’da Azapkapı’da, Mimar Sinan‘ın eseri olan güzel cami de onundur. Karısı İsmihan Sultan, II. Selim‘in kızıydı. Ondan yürüyen nesli pek çok devlet adamı yetiştirmiştir.


7 yorum

  1. Kendisi Osmanlı Dönemi’ nin önde gelen sadrazamlarından birisi olarak , tarihi değiştirecek cinsten projeler tasarlamış çidden.

  2. Oğuz Kaan, Fatih sultan mehmet, Yavuz sultan selim, Kanuni, Sokollu mehmet paşa, Atatürk gerçekten tarihimizde o kadar mükemmel insanlar varmış ki yani bir kez daha anlıyorum Türk kanını taşımak bi şereftir.

Leave A Reply