Titreşimler ve Duyumlar Konu Anlatımı

0

Sosyal bilimlerde titreşimler ve duyumlar konu anlatımı ve duyum türleri ile ilgili bilgiler.

Bir duyu organının uyarılması ile meydana gelen duruma duyum denir.

Advertisement

• Bir duyumun olabilmesi için gerekli koşulları

• Uyarıcının varlığı

• Uyarıcının duyum eşiğini geçmesi

• Duyu organlarının sağlam olması

Advertisement

Her duyu organının kendine özgü birtakım sinirleri vardır. Aynı uyarıcının farklı olaylara neden olması, duyu organlarına ait sinirlerin özelliğinden kaynaklanır. Örneğin hafif bir elektrik akımı dilde tat, gözde renk, burunda koku meydana getirir.

DUYUM TÜRLERİ

insanlarda görme, işitme, tat, koku, dokunma, sıcak, soğuk, ağrı, kinestetik ve ves-tibüler duyular olmak üzere on ayrı duyu vardır. Her duyunun, belirli bir uyarıcıya göre duyarlı, özelleşmiş alıcı hücreleri bulunur.

1. Görme Duyumları

Görme duyu organı olan göz, genel olarak fotoğraf makinası gibi çalışır. Gözde, gece görme için çubukçu, gündüz görme için koni denilen iki tür alıcı vardır. Yalnız koniler renk görür, Konilerin, farklı dalga boyundaki ışıklara tepki göstermesi sonucu iki tamamlayıcı renk çiftine bölünmüş dört temel renk algılamî (mavi, yeşil, sarı ve kırmızı).

Gözün, uygun bir uyarıcı tarafından uya-rılmasıyla renk, ışık, büyüklük, küçüklük, şekil, derinlik, uzaklık… gibi duyumlar meydana gelir. Bunların bütünlük kazanmasıyla da görme duyumu oluşur.

Bazı insanlar iki ya da daha fazla rengi ayırt edemezler. Bu duruma renkkörlüğü denir.

Advertisement

Renk körlüğünün en yaygın olanı kırmızı-yeşil körlüğüdür.

Görsel keskinlik, temelde; göz merceğinin, odaklaşmayı iyi yapıp yapmamasına bağlıdır.

2. İşitme Duyumları

İşitme uyarıcısı, havadaki basınç değişmeleridir. Titreşimler, orta kulak kemikleri yoluyla salyangoza iletilir, buradaki hareket ettirici nitelikli esneme, ba siler zardaki kirpikli hücreleri uyarır. Böylece işitme duyumu meydana gelir.

İşitme duyumlarını meydana getiren aes dalgaları,

20 – 20.000 frekans arasındadır. Kulak, bunun dışındaki frekansları duyamaz.

iletim ve sinir tipi olmak üzere iki tür sağırlık vardır, iletim tipi sağırlıkta hem yüksek hem de düşük tonlarda işitme kaybı vardır; sinir tipi sağırlıkta ise yüksek tonlarda işitme kaybı görülür.

Sesleri duyabilmemiz, uyum faaliyetimiz için oldukça önemlidir. Sesler yardımıyla davranışlarımızı düzenler ve tehlikelerden kaçınırız.

3. Koku ve Tat Duyumları

Koku ve tat organlarımız olan burun ve dil, çoğu zaman ortak çalışırlar. Nezle olduğumuzda yediklerimizin tadını alamayışımızın nedeni budur.

Koku duyumuzun meydana gelebilmesi için cismin bir kısmının gaz haline gelmesi ve bu cismin zerreciklerinin burnumuza ulaşması gerekir. Tatma duyumuzun meydana gelebilmesi için de cismin eriyebilmesi gerekir.

Advertisement

Tat duyumuzda kokunun olduğu kadar, sıcak ve soğuğun da rolü vardır. Aynı çorbanın sıcak ve soğukken tadı birbirinden farklıdır.

4. Dokunma Duyumları

Derimizin uyarılmasıyla çok zengin duyumlar meydana gelir. Sıcaklık, soğukluk, ağrı, sızı, sertlik, yumuşaklık, basınç, düzlük, pürüzlülük… bunların başlıcalarıdır.

Derinin daha çok hayatsal fonksiyona sahip bulunan yerlerinde alıcı sinirler, hem duyarlık hem de sayı bakımından daha üstündür. Dudaklarda, parmak uçlarında olduğu gibi

Deri duyumları, uyarıcıların düzeyine göre, omuriliğe ve beyin sapçığına giden sinir lifleri aracılığıyla meydana gelirler. Yapılan deneyler deri üzerindeki duygulu noktaların acı, soğuk, sıcak ve basınç olmak üzere dört kategoride olduğunu göstermiştir.

Bu temel duyumların yanı sıra kas duyumları, organ duyumları ve denge duyumları da vardır.

SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN

Sinir sistemi; organizmanın, iç organlar ile dış dünya ilişkisini sağlayan sistemdir. Milyonlarca sinir hücresinden meydana gelen beyin, dış dünya ile bağlantımızı sağlayan, duyumların değerlendirildiği bir merkez olduğu gibi, kendisi de çeşitli organlara, kaslara uyarıcı emirler gönderir.

Bilinçli ve bilinçdışı davranışlarımız merkezi sinir sistemi (beyin, beyincik, omurilik soğanı, omurilik ve sempatik sistem) ve çevresel sinir sistemi (duyurucu ve çalıştırıcı sinirler) tarafından yönetilir ve denetlenir.

Organizma tepkilerinin düzenli ve sağlıklı oluşu, sinir sisteminin düzenli ve sağlıklı oluşuna bağlıdır.

Merkezi sinir sisteminden çıkıp yumuşak kaslara ve salgı bezlerine giden sinirlerin oluşturduğu gruba otonom sinir sistemi denir. Bu sistemin faaliyetlerinin çoğu irademiz dışındadır. Örneğin sindirim ya da kan dolaşımı faaliyetleri otonom faaliyetlerdir. Otonom sinir sistemi, sempatik ve parasempatik olarak ikiye ayrılır. Bunlar belke-miğinin iki yanından omuriliğe bağlanmış sinirlerdir.

Advertisement

Parasempatik sistem, faaliyetleri hızlandırıcı, sempatik sistem ise yavaşlatıcı rol oynar. Örneğin, parasempatik sinir sistemi heyecan esnasında kaslara ve kalbe giden damarları açarak kan dolaşımını hızlandırır.


Leave A Reply