Vakıflar Haftası İle İlgili Atasözleri ve Güzel Sözler

0

Vakıflar Haftası ile ilgili açıklamaları atasözleri ve Vakıflar Haftası ile ilgili güzel sözler.Her yıl 3 ile 9 Aralık tarihleri arasında çeşitli etkinliklere sahne olan vakıflar Haftası ile ilgili yazı ve bilgiler

Vakıflar Haftası İle İlgili Atasözleri ve Güzel Sözler

Vakıflar Haftası İle İlgili Açıklamalı Atasözleri

Abanın kadri yağmurda bilinir: Bir şeyin değeri, ona ihtiyaç duyulduğu zaman iyi anlaşılır. Vakıf âbide ve eski eserleri de öyle değil midir?

Derviş tekkede, hacı Mekke’de bulunur: Herkes, kendisine yakışan ve uğraştığı işle ilgili yerde bulunur.

Adamakla mal tükenmez:Yardımsever görünmek ve bir hayır işine para vadetmekle gerçekten fedakârlık yapılmış olmaz. Belki de vaadini tutmaz. Önemli olan verilen sözün veya yapılan vaadin yerine getirilmesidir.

Alt değirmen güçlü akan: Kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur.


Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur: Bakılıp onarılan şeyler faydalanılacak duruma gelir. Bakımsız bırakılan şeyler işe yaramaktan kalır.

Caminin mumunu yiyen kedinin gözü kör olur: Kendisini büyüten, yetiştiren, besleyen kimsenin veya bir kamu kurumunun (Vakıfların) malına hainlik eden, el uzatan kişi onmaz, cezasını bulur.

Dünya malı dünyada kalır:İnsan öldüğü zaman malını öbür dünyaya götüremez. Bu maldan ancak yaşadığı sürece faydalanabilir. Öyle ise gerek kendisi için, gerekse hayırlı işler için para harcamaktan kaçınmamalıdır.

Veren eli herkes öper:Yardımı esirgemeyen, eli açık olan kimseye herkes saygı gösterir.


Vakıflar Haftası İle İlgili Güzel Sözler

• Vakıf atalarımızın bizlere bıraktığı kültür mirasıdır.

• Dünyada her toplumun, her milletin varolması,istiklâl ve hürriyeti, sahip olduğu ve yapacağı medenî eserlerle belli olur.

• Vakıf, insanlığa ebedi hizmettir.

• Vakıf, geçmişten geleceğe uzanan kültür köprüsüdür.

• Vakıf, yardımlaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneğidir.

Vakıflar Haftası İle İlgili Yazı

Kişi ve kurumların, mal ve parasını toplumsal bir hizmet için işletmesi için oluşturulan kuruluşa VAKIF diyoruz.


Kuruluş insanlara bilim, sanat, sağlık, eğitim ve dinsel konularda hizmetler sunmaktadırlar.

Toplumumuzda ilk kurulan vakıflar dinsel amaçlı vakıflardı. İnsanların gereksinimleri değiştikçe vakıflarda değişime uğramışlardır. Hayır ve yardım amacı da taşıyan vakıflar gitgide çoğalmıştır. Bunları bir çatı altında toplamak için 1826’da Eftaf Nezareti kurulmuştur.

Cumhuriyetin ilanından sonra yeni düzenlemeler getirilmiş yönetim şekillen de yeniden yapılandırılmıştır. 3 Mart 1924’te başbakanlığa bağlı “Vakıflar Genel Müdürlüğü” oluşturuldu. Vakıfların işletilmesi, korunması 5 Haziran 1935’te Vakıflar Genei Müdürlüğüne verildi. 1938’de çıkartılan bir yasa ile tarihi yapıların korunması da bu kuruma devredildi.

VAKIFLARIN YÖNETİMİ

1) Mazbut (Genel müdürlüğün eline geçmiş, korunmaya alınmış) Vakıflar: Yönetimleri doğrudan genel müdürlüğe bağlıdır.

2) Mülhak (Bağlı olan) Vakıflar: Değişik kişilere yönetilirler. Denetimleri genel müdürlükçe yapılır.

VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN GÖREVLERİ

1) Kendine ait vakıf binalarını, tarihsel ve mimari değeri olan yapıları onararak korur.

2) İyilik işlerine, ibadet, toplumsal amaçlara adanan vakıfları ulusal çıkarlar doğrultusunda yönetir ya da denetler.


3) Sahibi bulunduğu taşınmaz malları ve vakıf parçalarını işletir yada kiraya verir.

4) Amaçları doğrultusunda çalışmayan ya da çalışmasını aksatan vakıfların kapanması için gereken işlemleri yapar.




Bir Yorum Yazmak İster misiniz?