Babür İmparatorluğu Kuruluşu – Tarihi Hakkında Bilgi

0

Babür İmparatorluğu ne zaman ve nerede kurulmuştur? Babür İmparatorluğunun kurucusu, tarihi, Babür medeniyeti ve eserleri hakkında bilgi.

babur-imparatorlugu-haritasiBabür İmparatorluğu; Babür’ün Hindistan’da kurduğu bir Türk devletidir. Tarihte yanlış olarak Büyük Moğol İmparatorluğu adıyla anılır.

Advertisement

Babür Kimdir?

Babür 1494’te Fergana tahtına çıktığı zaman henüz on bir yaşında bir çocuktu. Daha saltanatının ilk günlerinde, bir yandan amcası Sultan Ahmet’in, öte yandan dayısı Mahmut Han’ın hücumlarına uğradı. Bazı iyi tesadüfler sayesinde vaziyetini kurtardı.

Babür tahta geçtiği sıralarda Orta Asya’nın siyasi durumu, sürekli bir savaş ve kargaşalık hali göstermekteydi. Bunun başlıca amilleri, saltanat varisliğinin muayyen bir kaideye bağlı olmaması, devletin hükümdar ailesi tarafından kullanılan müşterek bir mal gibi sayılması, büyük askeri şefler olan kabile reislerinin, geniş topraklara sahip olmaları yüzünden, hükümdarlara karşı şahsi bağlılıklarının zayıf olması, daima başka başka prensiplerle iş birliği etmeleri, şehirler halkının yalnız kendi menfaatlerini düşünüp siyasi değişikliklere karşı daima ilgisiz kalmaları gibi şeylerdi.

İşte Babür, bu şartlar altında, bir yandan akrabasıyla, bir yandan da yanındaki büyük komutanlarla uzun zaman çarpıştı, sonunda, 1501 yılında tahtından oldu, bir imparatorluğun başında bulunurken, âdi bir çete reisi durumuna düştü.

Fakat Babür, çabuk yılacak insanlardan değildi. Bu felâket günlerinde artan gayretiyle kendine yeni bir taht aradı, yanında bulunan bir müfreze askerle Afganistan’a yürüdü, Kabil’i aldı (1504). Şehir hiç kan dökülmeden zaptedilmişti. Ordusunu kuvvetli bir inzibat altında bulundurması, askeri tarafından yerli halka yapılan en küçük bir haksızlığı ölümle cezalandırması başarı kazanmasında büyük bir âmil olmuştu.

Advertisement

Babür Hindukuş ile Gazne arasında ele geçirdiği ülkeyi kendisiyle beraber gelen askerlere ve komutanlara pay etti. Özbek istilâsı karşısında Semerkant ve Fergana’dan kaçanları da bu yeni ülkeye yerleştirdi. Babür, böylece, Hint İmparatorluğunun ilk temelini atmış, coğrafya durumu Hindistan’ı almak için çok elverişli olan Kâbil’de karargâhını kurmuş oluyordu. Merkezi Kâbil olan bu yeni küçük devletin toprakları, bugünkü Afganistan’ın en yüksek ve en vahşi kısımlarının bulunduğu küçük bir toprak parçasından ibaretti.

Hint Padişahı Babür

Kâbil’de böylece yerleşen Babür’ün faaliyeti bundan sonra, eski mülkünü elde etmeye savaşmakla geçti. Fakat Babür bu emeline erişemiyor, her teşebbüsü hüsranla, yenilmekle sona eriyordu. Gözünü başka ufuklara çevirip Hindistan’ı zaptetmeyi tasarladığı sırada oranın durumu pek karışık bir manzara arzediyordu. Valiler ve beyler bağımsızlıklarını ilân etmişlerdi. Kanlı kargaşalıklar oluyordu, memleket alt üst bir haldeydi. Babür, bu kargaşalıkları fırsat bildi, iyi bir asker, mükemmel bir idareci ve siyası vasıflarını zamanında ve yerinde kullanarak gayesinin gerçekleşmesine doğru başarılı ve azimli adımlarla ilerledi.

O sıralarda, Delhi padişahlığı için kendisine başvurulmuş, ondan yardım istenmişti. Bu fırsatı kaçırmadı, 1524’te Pencap’a girdi. Bu büyük eyaleti yarı kılıç kuvvetiyle, yarı zekâsının yardımıyla ele geçirdi. 29 nisan 1526’da, Panipat Ovasında yaptığı kanlı bir savaştan sonra, Delhi’yi aldı, kendini “Hint Padişahı” ilân etti.

Babür, o tarihten sonra başarıdan başarıya koşmaya başlamıştı. Hindistanın İkinci başkenti olan Agra’yı, Allahabad’ı, Guvalyar’ı birer birer ele geçirdi. Zekâsı, cesareti, azmi ile kazandığı zaferler tam beş yıl devam etti. Nihayet 1528’de Kuzey Hindistan’ın fethini tamamladı, böylece Babür İmparatorluğunu kurmuş oldu

Advertisement

Babür, Hindistan’a geçtiği zaman on üç bin kişilik bir kuvvetin başında idi. Bu ordu ile, yüz elli bin mevcutlu orduları yenmeye muvaffak olmuş, bütün memleketi avucu içine almış, Hindistan’ı kana boyayan anarşiyi ortadan kaldırmıştı.

Babür’ün Büyük Eserleri

Babür, bir yandan fütuhatla uğraşırken öte taraftan, zaptetmekle meşgul bulunduğu zengin ülkeyi daha da zenginleştirmek, güzelleştirmek, onu içinde yaşadığı medeniyet seviyesinin ep yüksek tabakasına ulaştırmak için durmadan imar ediyordu. Yaptırdığı yollar, kurdurduğu köprüler, yükselttiği saraylar, inşa ettirdiği hamamlar, vücuda getirdiği bahçeler, devrinin emsali olmayan birer şaheseriydi. Babür, böylece, Hindistan için yeni bir medeniyetin yaratıcısı, aynı zamanda, dört yüz yıl yaşayacak bir imparatorluğun kurucusu oldu.

Babür’un kurduğu büyük devlet, İbrahim Ludi’nin mağlubiyetiyle 1526 tarihinde Delhi’de başlamış, 1858 tarihine kadar tam 332 yıl devam etmişti. Babür’dan sonraki padişahlar arasında Evrengzip gibi, Ekber Şah gibi adları tarihe büyüklükleriyle geçmiş nice Türk hükümdarları bu imparatorluğu şanlı menkıbeleriyle yaşattılar.

Babür’un ölümünden sonra, yerine geçen Hümayun devrinde, Babür devleti korkunç bir sarsıntı geçirdi. İmparatorluğu bu badireden kurtaran, torunu Ekber Şah olmuş, Babür devleti, azametinin ve ihtişamının en yüksek derecesine onun devrinde erişmiş, gene onun attığı sağlam temeller sayesindedir ki, üç yüz yıl yaşamıştır.

Advertisement


Leave A Reply