Bayburt İlinin Tarihçesi – Bayburt Şehrinin Tarihi Yerleri ve Eserleri Hakkında Bilgi

0

Bayburt ilinin tarihi, tarihçesi. Doğu Karadeniz’in şirin şehri Bayburt ilinde bulunan tarihi mekanlar, yerler ile ilgili bilgi.

Bayburt Kalesi

Bayburt Kalesi

İlin tarihi Hititlere kadar uzanır. Urartu egemenliğinden sonra Pers, Makedonya ve Pontos egemenliği altına girdi. Roma İmparatorluğu İÖ 1. yüzyılda Pontos Krallığı’nı ortadan kaldırarak Bayburt’u sınırlan içine kattı. İS 395’te Roma ikiye aynlınca kent Bizans’ta kaldı ve Baiberdon adını alarak Khaldia Theması’nın yedi piskoposluğundan biri oldu. Bu dönemde Bayburt’ta bayındırlık etkinlikleri oldu ve Baiberdon Kalesi onarıldı.Türkmen birlikleri ilk kez 1048-1049’da İbrahim İnal komutasında buraya akınlar düzenledi. 1072-1202 arasında Bayburt Saltukoğulları ve bir ara da Danişmentlerin egemenliği altında kaldı.

Advertisement

1202’de Selçukluların eline geçen kent, daha sonra İlhanlılar, Eretna Beyliği, Karakoyunlular ve Akkoyunlular arasında el değiştirdi. Fatih Sultan Mehmet 1473’te Otlukbeli’nde Akkoyunluları yendikten sonra Bayburt, Osmanlılara geçti. 1501-1514 arasında Safevi egemenliğine giren kent, 1514 Çaldıran Zaferi’nden sonra kesin olarak yine Osmanlılara geçti. Bayburt önceleri bağımsız bir sancaktı. 16. yüzyılın ortalarında Erzurum Eyaleti Merkez Sancağı kazası, 1631′ de Erzurum’a bağlı sancak, 18. yüzyılda kaza oldu. 1828, 1878 ve 1916’da kısa süre Rus işgalinde kalan kent, 1918’de kurtarıldı. 1927’de Gümüşhane’ye bağlı ilçe, 15 Haziran 1989’da il yapıldı.

Bayburt Kalesi

Bayburt Kalesi

TARİHSEL ESERLER.

İlde Türklerden önceki döneme ilişkin sözü edilmeye değer herhangi bir eser günümüze ulaşmamıştır. İl ve yalan çevresi oldukça erken tarihlerde Türklerin denetimine girdi. İlçe merkezinde Türklerin yaptığı eserlerden günümüze gelebilen en eski örnek Bayburt Kalesidir. Yapılış tarihi eski olmakla birlikte Saltuklular döneminde büyük ölçüde onarımdan geçti. İl merkezinde Selçuklulara ait bir başka yapı, 13. yüzyıla tarihlenen Bayburt Ulu Camisidir. Mihrap duvarlarına dik iki sıralı dörder paye ile üç nefe ayrılan bu yapı, 1970’te yerine yeni bir cami yapıldığı için ortadan kaldırıldı. Caminin kuzeydoğusunda yer alan ve yıkımdan kurtulan tuğla ve silindirik gövdeli minaresinde ise mozaik çini bezeme öğelerine rastlanır.

Bayburt’un Şehit Osman Tepesi’ nde bulunan iki türbe yapısı da Saltuklular dönemine tarihlenir. Tepeye adını veren Şehit Osman Gazi Türbesi, yuvarlak gövdeli, bugün üst örtüsü bulunmamasına karşın eskiden kemik külahlı olduğu anlaşılan, kesme taşlarla yapılmış dikkat çekici bir yapıdır. Mimarlık özellikleri nedeniyle olasılıkla 13. yüzyılda yapıldığı kabul edilir. Aynı tepe üzerinde başka bir türbe ise halk arasında Adsız Türbe adıyla bilinir. Değişik plan ve biçim özellikleri gösterir. İç mekân kare planlıdır. Bütünüyle kesme taştan yapılan türbe, ovalleştirilmiş bir kubbeyle örtülüdür. İldeki bir başka mezar anıtı da Ahmet Zencani Kümbeti’dır. Üzerinde 1785 tarihli bir onarım yazıtı vardır. Büyük olasılıkla ilk biçimini 14. yüzyılda kazanmıştır. İçte ve dışta sekizgen bir plan gösteren kümbetin koni biçiminde bir mezar odası vardır.

Yapının üstündeki piramit biçimli çatı yıkıktır. İl merkezindeki öteki tarihsel yapılar arasında Akkoyunlulardan Ferahşat Bey’in vakıfları içinde sayılan ve kesin yapım tarihi bilinmeyen Bent Hamamı, yine kesin yapım tarihleri bilinmeyen Paşaoğulları (Kondolotlar) Hamamı ile Akkoyunlulardan kaldığı öne sürülen Ali Şingah (Şengül) Hamamı ve Kadı Mehmet Çelebi vakfından Meydan (Çarşı) Hamamı’nı da saymak gerekir. Ulu Cami’nin yakınında bulunan Bayburt Bedesteni (Taşhan) 16. yüzyılda yapıldığı sanılan kendi türünün önemli bir örneğidir. İki bölümden oluşur. Kare planlı birinci bölümün tam ortasındaki ağır payeye atılan kemerlerle iç mekân dörde ayrılmıştır ve üzeri 4 kubbeyle örtülüdür. Kare planlı birinci bölümün batı duvarına bitişen ikinci bölüm dar bir dikdörtgen biçimindedir. Ortadaki geniş tonozun iki yanında bulunan kubbeli kısımlarda birinci bölümün batı yönüne bakan kubbeli mekânlar arasında birer kapıyla bağlantı sağlanmıştır.

Advertisement

Bayburt İli oldukça erken tarihlerde Türklerin yönetimine girmiş olmasına karşın, il merkezinde bugün medrese ve benzeri türde eğitim yapılarına rastlanmayışı dikkat çekicidir. Kaynaklardan adları saptanan Ulu Cami Medresesi, Yakutiye Medresesi, Mahmudiye Medresesi, Museviye Medresesi, Şeyh Hayrami Medresesi, İkbaliyi Medresesi ve Burcu Sarı Medresesi gibi eğitim yapıları zaman içinde çeşitli nedenlerle ortadan kalkmıştır. İlin Demirözü (Kısanta) Bucağı’na bağlı Gökçedere (Pulur) ve Çayıryolu (Sünür) köyleriyle Çatalçeşme (Hınzeverek) Köyü’nde Akkoyunlu soyundan gelen kişilerin yaptırdığı bazı mimarlık eserlerine rastlanır. Bu yöredeki eserler, Osmanlı yönetimi sırasında bile Akkoyunlu soyundan gelen kimselerin durumlarını koruduğunu kanıtlar. Gökçedere (Pulur) Köyü’nde 1517 tarihli Ferahşat Bey Camisi, Ferahşat Bey Medresesi, Ferahşat Bey Hamamı ve Ferahşat Bey İmareti olarak anılan yapılardan yalnızca imaret günümüze ulaşabilmiştir. Camisi, genel çizgileriyle tek kubbeli Osmanlı camilerini anımsatır ve son cemaat yeri ile minaresi bazı değişiklikler gösterir. Çayıryolu (Sünür) Köyü’nde ise Akkoyunlu Devleti’nin kurucusu Tur Ali Bey’in oğlu Fahrettin Kutluk’un yaptırdığı Kutluk Bey Camisi, Kutluk Bey Türbesi ve Kutluk Bey Zaviyesi’nden sonuncusu ortadan kalkmıştır.

Bayburt Kalesi

İlin yakın çevresinde bulunan Türk dönemi mimarlık eserleri arasında Bay-burt-Demirözü yolundaki Yanbaksı Kümbeti ile Şiranı Firdevs Hanım Türbesi’ni de saymak gerekir. Yanbaksı Kümbeti’nin 15. yüzyıl sonlarında Firdevs Hanım Türbesi’nin ise 13 ile 16. yüzyıl arasındaki bir tarihte ilk biçimini aldığı sanılır.


Leave A Reply