Çocukların Suyla Oynayabileceği Oyunlar Nelerdir?

0

Çocuklar suyla oynamaktan çok hoşlanır, oynayabilecekleri oyunlar, suyla oynamanın etkileri nelerdir, hakkında bilgi.

Advertisement

Çocukların Suyla Oynayabileceği Oyunlar

Su doğal bir oyuncaktır. Hareket eder, kaybolur, etrafa saçılır. Sıcak bir yaz günü bundan daha eğlendirici oyuncak, yok denecek kadar azdır.

Su ve çocuk oyunu, anne-babaların kafasında hâlâ “ortalığı berbat etme”anlamına gelir. Henüz bir kuşak önceye kadar, anne-babalar ile çocuklarının suyla oynamaları, banyo küvetiyle ve bahçeyle sınırlanırdı.

Günümüzde genellikle, bu “ortalığı berbat etme”ye karşı tutum yumuşamıştır. Unutmayın ki suya dokunurken ve eliyle çevreye su saçarken çocuğunuzun yüzündeki neşe, anne-baba olarak size, suyun ona verdiği kadar zevk verebilir. Oyun bitince, mutfak taşlarının silinmesi gerektiği düşüncesi, böyle bir neşe karşısında, bütün o bıktırıcı ve yorucu etkisini bir anda yitirecektir.

Üstelik, suyla oynamak çocuğunuza, ilk gelişmesi sırasında çok şey öğretir; çok temel bazı kavramları anlamasına yardımcı olur: Sözgelimi “ıslak” ve “kuru”, “sıcak” ve “soğuk”, “yüzme” ve “batma” kavramları gibi. Bununla birlikte, onun deneme isteğinin ve ilgisinin sürmesini sağlamak, büyüdükçe de, suyla oynamasının çevreye verebileceği zararları denetim altında tutmak, size düşer.

Advertisement

BEBEĞİN BANYO SAATİ

Bebeklerin çoğu doğdukları andan başlayarak banyo yapmaktan hoşlanırlar; bununla birlikte, bazı işaretleri ve sesleri tanıyarak, banyo saatinin geldiğini anlamaları ve gülücükler yapmaları, sevinç sesleri çıkarmaları, ancak birkaç aydan sonra belirir. Bebeğiniz banyoda suyun içinde olduğu sırada biraz ürkek görünüyorsa, desteğe, altında sizin güven veren kolunuza ve elinizin yatıştırıcı okşamalarına ihtiyacı var demektir. Daha istekli olmasına, kendine güven kazanmasına ve elleriyle, kollarıyla suyu şaplatma aşamasına gelinceye kadar, sevgi sözcükleri söylemenizden ya da şarkılar mırıldanmanızdan hoşlanacaktır.

İlk haftalarda, yıkanma sırasında bebeğinizin başlıca zevki, elleriyle ayaklarını suyun kaldırması ve yüzdürmesi, suyun sıcaklığının verdiği duygu ve baştan aşağı sabunlandığını hissetmek olacaktır.

Su içindeyken tam olarak güvenini, yaklaşık 16. haftada kazanır: Artık ona ilk yüzen ve tutulması kolay olan plastik oyuncakları vermenizin sırası gelmiştir. Bunları suda çıkarıp yeniden suya atmak onu, inanılmayacak kadar uzun bir süre eğlendirecektir.

Çocuğunuz, bebek banyosunda güvenle oturabilir duruma gelince, kaymaması için dibine lastik paspas yerleştirilmiş büyük banyoya geçmeye hazırdır. 6-12 aylık olduğu bu dönemde, suyun içinde ve altında “keşfedeceği” bazı şeyler bulunmasından hoşlanacaktır: Yüzen bir mantar, doldurabileceği plastik bir bardak, boş bir şampuan şişesi, suya batırılınca gerisin geri hızla yukarı fırlayan bir pingpong topu, yakalayıp sıkabileceği bir sünger parçası… Çocuğunuza bütün bunlarla yapabileceği şeyleri göstermek, her banyo saatini onun için, eşi bulunmaz bir serüvene çevirir.

BASİT SU OYUNCAKLARI

Birçok ev eşyası, çocuğunuza banyoda, oyun havuzunda, ek bir eğlence kaynağı olur. İyice yıkadıktan sonra, aşağıdaki eşyaları deneyin:
***plastik yoğurt kutuları
***sıkılabilen pet şişeler
***plastik bardaklar, kaplar ve kâseler
***mantar şişe tapaları
***pingpong topları
***süngerler, flanel kumaş parçalan
***plastik ölçü kaşıkları
***plastik huniler ve buz kapları

Advertisement

HER YERDE SU

Çok geçmeden bebeğiniz emeklemeye başlayacak ve her şeye erişir duruma gelecektir. Yürümeye başladığında da, sifon çekildiğinde, musluk açıldığında, bahçedeki yağmurlama püskürteci ya da hortum açıldığında, yağmur borusunda, karşısına ya su çıkacak ya da akan suyun sesini işitecektir.

Onun için su, ister kaldırım üstündeki birikintide, ister akan muslukta, isterse köpük dolu bulaşık tasında ya da evyede olsun, “ıslaklık” anlamına gelir. Suyun içine attığı şeylerin suya çarparken çıkardıkları seslerden keyif duyar ve bir kaptan öbürüne su doldurmaktan ya da bir kabı ağzına kadar doldurup,’ yeniden boşaltmaktan çok hoşlanır.

Bir-iki yaş arasında çocuğunuz, bulaşık yıkadığınız sırada size yardım etmeyi aklına takar. Bu konuda onu teşvik edin: Evyenin yanına bir iskemle koyup, üstüne çıkmasına yardımcı olun. Kuşkusuz onun bu zevksiz işi paylaşmaktan duyacağı başlıca zevk, ellerini kollarını köpüklü suya daldırmak olacaktır. Bu arada suyu mutfak taşlarına sıçratıp ortalığı da batırır elbet. Ama bu sizin için, taşların silinmesi, yani gereksiz bir iş ve zaman kaybı olsa da, onun öğrenme sürecinin önemli bir parçasını oluşturur.

GÜZELİM AÇIK HAVA

Güzel hava, bahçeli bir eviniz varsa, çocuğunuzun su oyunlarını dışarı taşıma olanağını sağlar. Kovalar, plastik bulaşık yıkama kapları ya da suyla ve yüzen oyuncaklarla dolu plastik oyun havuzu, yalnız ona değil, size de “kendinizi yenileyeceğiniz” eğlence saatleri sağlar.

Çocuğunuz, suyun bir süzgeçten ya da huniden akışını denemesinin yanı sıra, suda yüzen yapraklar ya da suya atılınca “inanılmaz” bir biçimde dibine iniveren bir taş, suyla dolup şişen bir sünger gibi yüzen, batan ya da ıslanıp içine su çeken daha “doğal” nesnelerle de denemeler yapmak isteyecektir. Bu, yeni sözcükler ve yeni kavramlar öğrenmesinin eğlenceli bir yoludur. Ona plastik bir kayık verip, yüzdüğünü gösterin. Kayığın yanına suya bir küçük taş bırakın; bu taşın yüzmediğini, battığını gösterin. Suyu kayığın içine doldurun: Battığını farkederek şaşıracaktır. Ayrıca, suyun üstünde kayarcasına ilerleyen küçük motorlu oyuncaklar da, çocuğunuza makinelerle ve hız kavramıyla kısa sürede, yumuşak bir tanışma sağlayacaktır.

YARDIMCI MİNİCİK ELLER

Çocukların çoğu anne-babalarının davranışlarını taklit etmek ve yaptıkları her işte onlara yardım etmek isteğini duydukları bir aşamadan geçerler. Çocuk, babası arabayı yıkarken ona yardım etmek ister ve bu işi yaparken sırılsıklam olur. Hortumla bahçeyi sulamanıza yardım ederken, bu kez sizi sırılsıklam edebilir ve müthiş bir keyif alır. Siz bahçe süzgeciyle çiçekleri sularken, kendi oyuncak süzgeciyle “susamış” çiçekleri sulamayı öğrenebilir.

Çocuğunuz sudan, hacim, biçim ve kavramlarını da öğrenebilir. Ona farklı boylarda kovalar, kaplar verin ve büyük bir kaptan küçüğüne ya da dibinde delikleri olan bir kaba su boşaltırken neler olduğunu denemesine olanak tanıyın. Aynı biçimde, dar boyunlu bir şampuan şişesini doldurmanın, geniş ağızlı bir kabı doldurmaktan daha güç olduğunu da kavrayacaktır.

Farklı büyüklükte kaplar, bardaklar, şişeler kullanacağı bu su oyunları, çocuğunuzun, bir kaptan öbürüne su boşaltmayı denerken, el ve göz eşgüdümünü geliştirmesi için de bir fırsat oluşturur.

SU OLİMPİYATLARI

Çocuğunuz dört-beş yaş arasında olduğu ve yarışma içgüdüleri gelişmeye başladığı zaman, bahçede ya da deniz kıyısında, birkaç arkadaşıyla arasında düzenleyeceğiniz “su yarışına da bayılacaktır. Birkaç derince plastik mutfak kabını ya da birkaç çocuk kovasını, suyla doldurup, aralarında biraz açıklık bırakarak yere sırayla dizin (her çocuk için bir tane); sonra, biraz ötelerine, daha küçük boş kaplar ya da boş çocuk kovaları koyun. Her çocuğa bir plastik bardak verdikten sonra, koşup büyük kaptan su almasını, suyu elinden geldiğince yere dökmeden koşup gelerek küçüğüne boşaltmasını, böylece kabı doldurmaya çalışmasını sağlayın.

Çocuklar bu işten, birbirlerinden daha hızlı hareket etmekten büyük keyif duyarlar ve bu su oyununu kazanmak için aralarında yarışırlarken, ortalık cıvıl cıvıl seslerle çınlar.

Advertisement

İkinci bir oyunda, suyu dökmeme kuralına biraz daha ağırlık verebilirsiniz. Her çocuğun eline, yarısına kadar dolu bir plastik su bardağı verin. Bir başlama ve bir bitiş çizgisi belirleyin. Suyu dökmeden başlangıç çizgisinden ¡bitiş çizgisine koşmalarını söyleyin. Bu kez birbirleriyle hep birlikte gerçekten yarışabilirler ve kazanan yalnızca çizgiyi ilk geçen olmaz; suyu en az döken de, bir ödül alır.

Bunlar gürültülü, koşuşturmalı oyunlardır ve çok geçmeden, biraz kafanızı dinlemek isteyebilirsiniz. Neyse ki artık, çocuğunuz ve küçük arkadaşları bir görev verilmesinden hoşlandıkları yaştadırlar. Her birine, şampuan şişesi gibi dar boyunlu bir kap ile bir su kabı verin. Bu kez su kaplarından şişelere, elden geldiğince yere dökmeden su doldurmalarını söyleyin.

Suyu şişelere dikkatle doldururlarken, en azından birkaç dakika çıt çıkarmayacaklarından emin olabilirsiniz.

DİKKAT!
•Suyla oynayan bir bebek ya da küçük bir çocuk, hiç yalnız başına bırakılmamalıdır. Bebekler kolayca suya düşebilirler ve suda yüzüstü kalırlarsa suyu soluyarak soluk borularına alır, çok küçük su birikintilerinde bile, boğulabilirler.
• Bebeğinizin banyoya girmesinden önce, her seferinde suyun sıcaklığını ölçün.
•Büyükçe bir çocuğu çok kısa bir süre banyosunda yalnız bırakacaksanız, muslukların sıkıca kapalı olmasına dikkat edin.
•Yoğurt kapları, vb. plastik “banyo oyuncakları”, kırılabilir; oynaması için çocuğa her verilişlerinde, kontrol edilmeleri gerekir.
•Her şeyi ağzına götüreceği için, çok küçük bir bebeğe oynaması için vereceğiniz ev eşyasının mikroptan arındırılmış olmasına dikkat edin.

BAŞKA OYUNLAR

Suyu yalnızca gündelik bir nesne olarak düşünüyorsanız, çocuğunuzun büyüyen düşgücü ve sözcük dağarcığı bu konudaki düşüncenizi değiştirecektir. Çocuğunuzun alabildiğine geniş düşgücüyle kendini kaptırdığı oyunlarında, su her türlü coşku uyandırıcı anlama bürünür. Bir su birikintisi, bir göl olur; bir bardak içme suyu çay, çorba, limonata olabilir; bir musluktan fışkırdığı zaman duvarı boyayacak bir boya haline gelebilir. Üç yaşından başlayarak çocuğunuz ilgisini, anne-baba ve çevresindeki nesneler üstünde yoğunlaşmış dünyasından, kendi yaşındaki başka çocuklara çevirmeye başlar.

Arkadaşlarıyla oyunlarında, gerçek bir arkadaşlığı elle tutulurcasına farkedersiniz. Özellikle kız çocuklarının suyla oynadıkları en keyifli oyunlardan birinde, oyuncak çay sofrası kurulup, biri suyu getirirken, biri masayı hazırlar; bir üçüncüsü oyuncak çaydanlığı ve fincanları dizer. Sonra, “törenin” en önemli yerine gelinir; Hep birden sırayla, çayı fincanlara doldurmaya başlarlar.

Çocuklar birlikte bir şey yapmayı ya da kurmayı da severler. Basit bir direği ve bir yelkeni bulunan basit kayıklar, bir su birikintisini, kayık yarışı yapılan bir denize çevirir. Taşlar ve küçük taş parçalarıyla, bir baraj yapmaya karar verebilirler. Suyla kumu karıştırarak, ağaç yaprakları ve çiçek taçyapraklarıyla süslenmiş çamur pastalar, deniz kıyısında kovalarına ıslak kumu doldurup, kovayı ters çevirerek kuleler, saraylar yaparlar.

Çocuklar çok yaratıcı bir araç saydıkları, çamurla oynamayı da çok severler. Çamurdan kuşlar ve tavşanlar, tabaklar ve fincanlar yapabilirler. Ellerine biraz sicim, şişe tıpaları verin ve çamura nasıl işaretler yapılacağını gösterin. Bu onlara ayrıca, daha çok toprak ya da kum katarak çamurun kıvamını nasıl değiştirebileceklerini de öğretecektir.

SU VE DOĞA

Çocuğunuz daha da büyüdükçe, bir havuz ya da göl, ağır ağır akan bir ırmak ya da şırıldayan bir dere, kıyıda kırılan dalgalarıyla deniz kıyısı gibi, içinde suyun yer aldığı gezintilerden hoşlanacaktır. Suya çomaklar atmak ve nasıl yüzdüklerini görmek, çeşitli büyüklükte taşlar atıp, suya çarparken çıkardıkları sesleri dinlemek isteyecektir. Ona düzgün bir taşın su üstünde sıçraya sıçraya nasıl kaydırılacağını öğretebilir, bu arada siz de çocukluk günlerinizdeki keyfi alabilirsiniz.


Leave A Reply